- IMKB

- 59.662
- Dolar

- 1,7675
- Euro

- 2,3245
- Altın

- 653,05
- Ankara : -2 °C
- İstanbul : 1 °C
- İzmir : 5 °C
- Adana : 8 °C
- Antalya : 7 °C
- Diyarbakır : -1 °C
Kontrgerilla ile ilgili şok rapor

Kontrgerilla örgütlenmesi üzerine araştırma yaparken 24 Mart 1978de öldürülen Savcı Doğan Özün eşi Sezen Öz, Habertürk TVdeki 1 Gün programına katılarak kocasının öldürülmesi ve söz konusu araştırmasıyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
Öz programda eşinin, dönemin Başbakanı Bülent Ecevite sunmak üzere hazırladığı kontrgerillayla ilgili raporu da kamuoyuna sundu.
Yıllarca içimizde çöreklenen bu acılar inşallah bitsin diyerek sözlerine başlayan Sezen Öz eşini söz konusu araştırmaya yönlendiren süreci şu sözlerle anlattı:
Bir öğrencinin öldürülmesiyle igili soruşturmada sanığın ifadeleri sırasında fark ettiği özellikler oldu. Bunlar ifadelerinde kendilerini azmettirenleri söylemiyorlar fakat ne için öldürdüklerine de açıklama getirmiyorlar. Bunlar kafasını işgal ediyor. Eşi olmama rağmen bana da çok fazla açıklama yapmadı. Bu işlerin arkasında bir parti gözüküyor dediğim zaman çok çok ötelere gidiyor Sezen, çok tehlikeli dediği bir cümlesini çok net hatırlıyorum. Bir kez ben de korkuyorum dedi. Çok tehdit alıyordu.
DAVAYI TAKİP ETMEMEMİZ İÇİN UĞRAŞTILAR
Öz eşinin ölümünden sonraki süreç ve davayla ilgiliyse şunları söyledi:
Koşullar kötüydü. Kendi soruşturmasını yürüten tarafsız ve cesur bir insandı. Görevini tam layıkıyla yapan bir insandı. Ben bu rapora onu kaybettiğim zaman, adliyesindeki çekmecesindeki ne varsa getirmişlerdi, o zaman vakıf oldum. Okuduğumuz zaman o koşullarda birebir Doğanın öldürülme nedenlerinden biri olacağını da düşündüm. Ecevitten birebir randevu istedim. Sayın Ecevit beni karşıladı, böyle bir rapor çıktı dedim. Sayın Ecevit not aldı. Ondan sonra da ben bunun dile getirildiğini duymadım. Daha sonra öğrendiğime göre Doğan bu bilgiyi kendisi iletmişmiş Sayın Ecevite. Ben ona iletildiğini bilmiyordum. Ondan sonra uzun süre faile ulaşılamadı. Can Dündar da bunu Ecevite sormuştu. Ecevit de Doğan Özden de, başkalarından da bize bu şekilde bilgiler geldi demişti.
Her duruşmaya gidişimiz bir olaydı. Kırmızı arabayla sanık İbrahim Çiftçinin annesini taşırlardı. Davayı takip etmememiz için uğraştılar. Arabamın lastiğini bıçakladılar. Dava sürecinde MİTte Özün dosyası var dendi. Davada sanık olan kişi Bahçelievlerde yedi TİPli gencin öldürülmesi olayında da sanıktı. Ama bir el çekti.
Sezen Öz bugünlerde kontrgerillayla ilgili tartışmalarla ilgili olaraksa sürecin olumlu ilerlediği yorumunu yaptı:
Hukuk devletinde eğer bu kozmik odada bu tarz şeyler saklanıyorsa deşifre edilmesi gerekir. Bu gidişat doğru bir gidişattır ama bu acıyı yaşamamış insanlar aman oray ellemeyin burayı ellemeyin diyorlar. Buna izin versinler de yargı süreci tamamlasın. O kadar güzel insanları kaybetti ki
Bu insanları öldürenlere de katil çocuğu diye damga vuruldu, onlar da mağdur durumdalar. Bütün bunlar demokrasi için, umuyoruz arkası iyi gelsin.
RAPORDA MHP VE CIAİN ADI GEÇİYOR
Özge Özsağman programda Savcı Özün iki sayfalık raporundan öne çıkan kısımlarını okudu. İşte rapordaki çarpıcı bölümler:
Bütün çalışmalar içerisinde askeri ve sivil güvenlik güçleri vardır. Kontrgerilla Genelkurmay Harp Dairesine bağlıdır. Kontrgerilla il ve ilçelerde seferberlik işlerini yürüten kurum olarak askerlik şubelerince yönetilmektedir. Bu konuda en çok aşamalı eğitimden geçen astsubaylar kullanılmaktadır. Sivil güvenlik güçleri içerisinde de MİT elemanları ve I. Şube görevlileri kullanılmaktadır. Her iki kesimde de gerillaya karşı eğitim (O inanç vardır ki goşist-sol hareketleri de bunlar yönlendirmekte sonra da bunlara karşı savaşım vererek tabanı kazanmakta ve demokrasiye karşı olan eğilimleri geliştirip örgütlemektedirler). ( ) Bütün bu çalışmalar siyasal planda MHP ve onun kadrolarınca yönetilmektedir. ( )
Gerçekten de yerel seçimlerde motorize güçlerce hareketli bir grup oluşturma ve kırsal kesimde yerel yönetimlerde kazanılan mevzilerle şimdiden iktidar olmanın gerekleri, iklimi ve ortamı yaratılmaktadır. ( )
Bu genel çerçevede cinayetleri şiddet ve anarşik eylem nitelendirmelerini daha iyi anlamak olasıdır. Konuya bu kapsamda yaklaşılmadıkça, öncelikle can ve mal güvenliğini sağlamak, şiddet ve anarşi eylemlerini kaynağında kurutmak olanak dışı olduğu gibi demokrasiyi tek seçenek olmaktan çıkartarak bütün kurumlarıyla faşizmi kökleştirmek de gündeme gelecektir. Gerçekten de şiddete karşı halkı örgütleme, kitleler içinde şiddeti yoğunlaştırmamayla olanakladır. Bazı goşist-sol akımlar gerçek hedefmiş gibi gösterilerek, hedef saptırılarak sıkıyönetimi çağırma, seçimle, olmazsa darbeyle iktidar olma, demokratik yaşama biçimini yok ederek halkı sömürme seçeneği tek seçenek durumuna getirilme çalışmasıdır yapılan. ( )
Legal yan kuruluşlarda başarılı görünenler illegal çalışmalara yönelmektedirler. Bunlar bu işi aynı zamanda 10 bin TLden başlayarak ayda 30 ila 40 bin TLye kadar varan aylık ücretler de almaktadırlar. Bunun için mali kaynaklar, okul ve yurtlardaki öğrencilerden alınan ayda 50 TLlik ödentilerle bağışlar, mahalle esnafından ve küçük zanaatkarlardan alınan bağış ve ödentiler, işe yerleştirilenlerden alınan rüşvetler ya da maaşın belli bir miktarı, mahalle arasından evlerden alınan bağışlar, devlet ihalelerinden alınan yüzdeler, silah, afyon kaçakçılığıyla, beyaz kadın ticaretinden vurulan vurgunlar, bazı iş çevrelerinden alınan bağışlar, CIA, AİD ve SAVAK gibi kuruluşlardan yapılan desteklemeler.
Yazılım & Teknik Destek: CM Bilişim





































