- IMKB

- 59.662
- Dolar

- 1,7675
- Euro

- 2,3245
- Altın

- 653,05
- Ankara : 0 °C
- İstanbul : 2 °C
- İzmir : 5 °C
- Adana : 8 °C
- Antalya : 7 °C
- Diyarbakır : 0 °C
Kritik ifade hala kayıp !

Üzerinden 15 yıl geçmesine rağmen Yalçın Özbey'in ifadesi hala kayıp !
GÖZE ÇARPANLAR |
25 Ocak 2010 / 10:23Abdi İpekçi cinayetinin zanlılarından Yalçın Özbey 1995te Almanyada MİT görevlilerince sorgulandı. 15 yıl geçmesine karşın, 2006da sızan ifadelerin bir kısmı hâlâ ortaya çıkarılmadı
Milliyet gazetesi Genel Yayın Müdürü Abdi İpekçinin katili Mehmet Ali Ağcanın tahliye edilmesine rağmen, cinayetin zanlılarından Yalçın Özbeyin, Almanyada iki MİT mensubuna verdiği ifadenin kayıp kısmı hâlâ açığa çıkartılamadı. Milliyetin 2006da ifadesinin bir bölümünü ele geçirerek yayımlamasına rağmen, aradan geçen sürede ifadenin kayıp kısmı konusunda ne yeni bir adım atıldı ne de bir açıklama yapıldı.
İpekçi cinayetinin kilit ismi Özbey, 1995te Almanyada 2 MİT mensubuyla görüştü. Oral Çeliki İpekçi cinayeti nedeniyle yargılayan İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi, 1999da ifadeleri önce emniyetten, sonra MİTten istedi. Mahkemeye emniyetten, konuyla ilgisi bulunmayan bir dosya gönderildi. Bir süre sonra sorguya katıldığı söylenen Emniyet Genel Müdürlüğü İrtibat Görevlisi Nail Aydın tanık olarak dinlendi. Aydın, sorgu sırasında MİTçilerle Özbeyin yanına girmediğini kaydetti.
MİTten, tutanaklarının imha edildiği söylenen görüşmeyi yapan iki MİTçi de mahkemede tanık olarak verdikleri ifadede, İpekçi cinayetiyle ilgili söylenenleri anımsamadıklarını belirtti.
Tapeler imha edildi
Dava delil yetersizliğinden düştükten sonra mahkemeye nereden gönderildiği belli olmayan kapalı zarf içinde bazı görüşme tutanakları geldi. Bunların görüşmeye ilişkin olduğu emniyetçe saptandı, ancak MİTin imha ettik açıklamasını sürdürmesi nedeniyle doğrulaması yapılamadı. Varlığı ve doğruluğu bile tartışma konusu olan ifadelerin önemli bir kısmı dönemin İçişleri Bakanı Sadettin Tantanın talimatıyla başlatılan soruşturmanın müfettiş raporuna girdi.
Gizli kalan görüşme
Bu nedenle tutanaklarda 1995te Almanya Narl Narkotik Şube Müdürlüğünde Yalçın Özbey ile yapılan görüşmenin band tapesi başlıklı sorgu tutanağının üzerinde Başmüfettiş ....nin talebi üzerine tasdiklenmiştir. 26/06/1999 ifadesi yer aldı.
PKK ve ülkücülerin uyuşturucu bağlantılarına ilişkin bilgilerin yer aldığı tutanakların soru sorulmaksızın Özbeyin samimi olarak söylüyorum cümlesiyle başlaması, görüşmenin tutanağa yansıyanlarla sınırlı olmadığını, önemli bilgilerin yer aldığı büyük bölümünün hâlâ açığa çıkmadığını ortaya koydu. Ancak açığa çıkarılamayan bölüm için hiçbir adım atılmadı.
Carlos olmak istedi
Görüşmede Özbey, sorulara özetle şu yanıtları verdi:
Ağcanın amacı Carlos gibi bir adam olmak. Sadece o kadar. Cezaevinde büyük bir tokat attı Hacı Çapana. 90 kilo malının üstüne oturdu. Etrafında bir sürü insan vardı. İşte o zaman o olaya toplanmışlardı. Mehmet Şener, Oral, Abdullah Çatlı ve diğerleri. Belli bir güç oluşturmak için bir fanteziden başka bir şey değildi.
İpekçi konusunda mesela Mehmet Şenerin ufak bir fonksiyonu oldu. İpekçi meselesi çok ayrıntı. Herkes kafadan fantezi yaratıyor. Ben gerekirse Türkiyeye gelirim. Papa işi öyle, işi bilen uzmanlar bana sorar ben cevaplarım. Şimdi araba tamam, araba benim arabamdı. Ağca kaçırıldığında fakat ben arabayı Mehmet Şenere borçlanmıştım. O beni tezgâha getirdi. Arabayı ona verdim. O araba sonradan bu hadiselerde kullanıldı.
Demirel hükümetleri af çıkarttı. Ben gittim Kırşehirde imtihana girdim. O arada da Ağca kaçırıldı. Kaçarken de benim arabam kullanıldı. Hedefte aslında Doğu Perinçek, Uğur Mumcu vardı ama uyanık, tedbirli insanlardı.
Şenerin hedefi kariyerdi
İpekçi olayında bilgiyi alan, istihbaratı yapan Ağcaydı. Kendisi belirledi. Yavuz da arabayı kullanmıştı. Önce camdan ateş ediyor, sonra yürüyor öbür taraftan tekrar ateş ediyor. Mehmet Şener tip bir insandır. Mehmet Alinin eyleminden faydalanıp kariyer yapmak istiyordu. Hatta bir gün oturduk başımıza bir iş gelirse bunun çırasını yakalım dedik. Mehmet Ali de yakalanınca ilk onun adını verdi. Mehmet Ali tam psikopat. Türkiyede onun yaptığı eylemleri ben söylesem aklın durur. Yüzde 25ini ferdi olarak gerçekleştirdi...
Ağcada kompleks vardı
Ağcada bir kompleks vardı. Kendine aşırı derecede güven. Ondan sonra parmağı kuvvetli. Yani muazzam silah kullanabilen. Delice bir cesaret. İpekçi cinayetinden sonra cezaevinden kaçışı bunu biraz daha şımarttı. Birçok elçilikle, Kaddafi ile Suriye ile bağlantı kurdu. Onlardan destek alıp, Carlos gibi Avrupa çapında bir şeyler yapalım dedik.
İpekçi vurulduğunda Oral, ben, Mehmet Ali aynı evde kalıyorduk. Epey eyleme ben de katıldım. Ahmet Kaçmaza yapılan bir şey oldu. Mihri Belliye sıkılan bir kurşun oldu. Çok büyük soygunlar oldu Ankarada. Oral ayrıldı gitti. Sonra baktık resimler gazetelerde dergilerde yayımlanınca artık gidelim dedik Avrupaya. Amaç sansasyon yaratmaktı. Sağ-sol meselesi çatışmalar vardı. İnan samimi söylüyorum tesadüfen olan bir hadise İpekçi.
O cezaevinden kaçma olayını da Oral organize etti. Para karşılığında. Orada zaten iki asker bir tanesi şeydi bizim, Pala Mehmet diyorduk. Çıktıktan sonra da tanıdığımız gümrük memurları yardım etti. Ağca oradan Bulgaristana gitti. Ağcada süper zekâ var. Düşün adam Papayı vuruyor. Bu adam 6 ayda İtalyancayı ana dili gibi konuştu. Tip bir insan. Çıkınca da kendisine göre bir planı vardır.
Milliyet
Milliyet gazetesi Genel Yayın Müdürü Abdi İpekçinin katili Mehmet Ali Ağcanın tahliye edilmesine rağmen, cinayetin zanlılarından Yalçın Özbeyin, Almanyada iki MİT mensubuna verdiği ifadenin kayıp kısmı hâlâ açığa çıkartılamadı. Milliyetin 2006da ifadesinin bir bölümünü ele geçirerek yayımlamasına rağmen, aradan geçen sürede ifadenin kayıp kısmı konusunda ne yeni bir adım atıldı ne de bir açıklama yapıldı.
İpekçi cinayetinin kilit ismi Özbey, 1995te Almanyada 2 MİT mensubuyla görüştü. Oral Çeliki İpekçi cinayeti nedeniyle yargılayan İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi, 1999da ifadeleri önce emniyetten, sonra MİTten istedi. Mahkemeye emniyetten, konuyla ilgisi bulunmayan bir dosya gönderildi. Bir süre sonra sorguya katıldığı söylenen Emniyet Genel Müdürlüğü İrtibat Görevlisi Nail Aydın tanık olarak dinlendi. Aydın, sorgu sırasında MİTçilerle Özbeyin yanına girmediğini kaydetti.
MİTten, tutanaklarının imha edildiği söylenen görüşmeyi yapan iki MİTçi de mahkemede tanık olarak verdikleri ifadede, İpekçi cinayetiyle ilgili söylenenleri anımsamadıklarını belirtti.
Tapeler imha edildi
Dava delil yetersizliğinden düştükten sonra mahkemeye nereden gönderildiği belli olmayan kapalı zarf içinde bazı görüşme tutanakları geldi. Bunların görüşmeye ilişkin olduğu emniyetçe saptandı, ancak MİTin imha ettik açıklamasını sürdürmesi nedeniyle doğrulaması yapılamadı. Varlığı ve doğruluğu bile tartışma konusu olan ifadelerin önemli bir kısmı dönemin İçişleri Bakanı Sadettin Tantanın talimatıyla başlatılan soruşturmanın müfettiş raporuna girdi.
Gizli kalan görüşme
Bu nedenle tutanaklarda 1995te Almanya Narl Narkotik Şube Müdürlüğünde Yalçın Özbey ile yapılan görüşmenin band tapesi başlıklı sorgu tutanağının üzerinde Başmüfettiş ....nin talebi üzerine tasdiklenmiştir. 26/06/1999 ifadesi yer aldı.
PKK ve ülkücülerin uyuşturucu bağlantılarına ilişkin bilgilerin yer aldığı tutanakların soru sorulmaksızın Özbeyin samimi olarak söylüyorum cümlesiyle başlaması, görüşmenin tutanağa yansıyanlarla sınırlı olmadığını, önemli bilgilerin yer aldığı büyük bölümünün hâlâ açığa çıkmadığını ortaya koydu. Ancak açığa çıkarılamayan bölüm için hiçbir adım atılmadı.
Carlos olmak istedi
Görüşmede Özbey, sorulara özetle şu yanıtları verdi:
Ağcanın amacı Carlos gibi bir adam olmak. Sadece o kadar. Cezaevinde büyük bir tokat attı Hacı Çapana. 90 kilo malının üstüne oturdu. Etrafında bir sürü insan vardı. İşte o zaman o olaya toplanmışlardı. Mehmet Şener, Oral, Abdullah Çatlı ve diğerleri. Belli bir güç oluşturmak için bir fanteziden başka bir şey değildi.
İpekçi konusunda mesela Mehmet Şenerin ufak bir fonksiyonu oldu. İpekçi meselesi çok ayrıntı. Herkes kafadan fantezi yaratıyor. Ben gerekirse Türkiyeye gelirim. Papa işi öyle, işi bilen uzmanlar bana sorar ben cevaplarım. Şimdi araba tamam, araba benim arabamdı. Ağca kaçırıldığında fakat ben arabayı Mehmet Şenere borçlanmıştım. O beni tezgâha getirdi. Arabayı ona verdim. O araba sonradan bu hadiselerde kullanıldı.
Demirel hükümetleri af çıkarttı. Ben gittim Kırşehirde imtihana girdim. O arada da Ağca kaçırıldı. Kaçarken de benim arabam kullanıldı. Hedefte aslında Doğu Perinçek, Uğur Mumcu vardı ama uyanık, tedbirli insanlardı.
Şenerin hedefi kariyerdi
İpekçi olayında bilgiyi alan, istihbaratı yapan Ağcaydı. Kendisi belirledi. Yavuz da arabayı kullanmıştı. Önce camdan ateş ediyor, sonra yürüyor öbür taraftan tekrar ateş ediyor. Mehmet Şener tip bir insandır. Mehmet Alinin eyleminden faydalanıp kariyer yapmak istiyordu. Hatta bir gün oturduk başımıza bir iş gelirse bunun çırasını yakalım dedik. Mehmet Ali de yakalanınca ilk onun adını verdi. Mehmet Ali tam psikopat. Türkiyede onun yaptığı eylemleri ben söylesem aklın durur. Yüzde 25ini ferdi olarak gerçekleştirdi...
Ağcada kompleks vardı
Ağcada bir kompleks vardı. Kendine aşırı derecede güven. Ondan sonra parmağı kuvvetli. Yani muazzam silah kullanabilen. Delice bir cesaret. İpekçi cinayetinden sonra cezaevinden kaçışı bunu biraz daha şımarttı. Birçok elçilikle, Kaddafi ile Suriye ile bağlantı kurdu. Onlardan destek alıp, Carlos gibi Avrupa çapında bir şeyler yapalım dedik.
İpekçi vurulduğunda Oral, ben, Mehmet Ali aynı evde kalıyorduk. Epey eyleme ben de katıldım. Ahmet Kaçmaza yapılan bir şey oldu. Mihri Belliye sıkılan bir kurşun oldu. Çok büyük soygunlar oldu Ankarada. Oral ayrıldı gitti. Sonra baktık resimler gazetelerde dergilerde yayımlanınca artık gidelim dedik Avrupaya. Amaç sansasyon yaratmaktı. Sağ-sol meselesi çatışmalar vardı. İnan samimi söylüyorum tesadüfen olan bir hadise İpekçi.
O cezaevinden kaçma olayını da Oral organize etti. Para karşılığında. Orada zaten iki asker bir tanesi şeydi bizim, Pala Mehmet diyorduk. Çıktıktan sonra da tanıdığımız gümrük memurları yardım etti. Ağca oradan Bulgaristana gitti. Ağcada süper zekâ var. Düşün adam Papayı vuruyor. Bu adam 6 ayda İtalyancayı ana dili gibi konuştu. Tip bir insan. Çıkınca da kendisine göre bir planı vardır.
Milliyet
Etiketler: Ankara, Aydın, İstanbul, Kırşehir, Tokat, Almanya, Türkiye, Suriye, Parma, Suriye, Avrupa, MİT, Zaman, Yorum, Bulgaristan, istihbarat, emniyet, mehmet ali ağca
883
Günün Popüler Haberleri
Bu Kategorinin Diğer Haberleri
Son Dakika Haberleri
Foto-Galeriler
YAZARLAR
Haber3Group © 2001-2012 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Yazılım & Teknik Destek: CM Bilişim
Yazılım & Teknik Destek: CM Bilişim






































