Elvan Göknel Karaçay

Kuyruğu dik tutanlar...

Yorulmadınız mı kuyruğu dik tutmaktan, sağa sola herşey yolunda görüntüsü vermekten.

Sus, renk verme, açık etme, çaktırma, idare et, yokken var gibi göster, ee nereye kadar kardeşim.

Yorar yahu bu işler adamı. İçin ağlasın  ama, yüzün kahkahalar atsın.

Bizler, kan kusup kızılcık şerbeti içtim deme ustasıyız yahu. Değme taş ustalarına fark atarız.

Feriştahı gelse anlayamaz halimizin nice olduğunu.

İşin gerçeği yorucu şeydir sürekli kuyruğu dik tutmaya çalışmak. Ama çokta inat etmemek lazım, popomuz açıkta kalır mazallah.

Ya aşk meşk işleri girerse devreye. Ah bak işte o vakit kuyruk vazgeçer inadından.

Hemencecik iniverir aşağı. Aşk bu kim durabilmiş ki karşısında, kaldı ki kuyruk durabilsin.

Aşk kırar geçer tüm duvarları. Çünkü aşkın karşısında hayat el pençe divan.

Gerisi külliyen yalan.

•••••••••

SİZLER İÇİN KENDİMİ FEDA ETTİM :)...

Geçenlerde yeni bir evlilik programı başladı. Format olarak BBG Evine benziyor diyebilirim.

Kızlar ve erkekler iki ayrı evde kalıyor. Belirli zamanlarda bahçede ya da evde buluşuyorlar.

Eve girecek gelin adaylarını, kayınvalide adayları belirliyor. Ay anneler bir baskın, bir dediğim dedik. Misal oğul birini beğeniyor, eğer anne beğenmezse yandı gülüm keten helva. Oğlum o uymaz bize, diğer adayı ben beğendim. Bir tutturma, bir inat.

Erkeklerin çoğunda kaşlar alınmış, kızların tamamına yakınında dudaklar köfte gibi. Hele bir makyaj yapıyorlar, mübarekler rimel kavanozuna düşmüş sanırsınız. Kıyafetler korkunç.

Amanın kızlara kayınvalide adayları bir nasihatlar veriyor, aklınız şaşar. Birde beğendikleri kızımıza kırmızı kurdeleli tam altın takıyorlar. 

Daha ne diyeyim, çok fena çok. Tahammül edip izleyebildiğim kadarıyla, aşağı yukarı böyle bir program.

Evlilik programlarını toptan kaldıracaklarına, her geçen gün yeni bir şekilde karşımıza çıkarıyorlar.

Çok boş çoook. Resmen vakit kaybı. Yazıktır, günahtır. Bu kadar kendinize güveniyorsanız, iki insan içine karışın. Çıkar elbet gönlünüze göre biri mutlak.

•••••••••

LÜGAT 365...

Gelelim bu hafta ki kelimemize;

HASBELKADER

Bir şekilde. Tesadüfen. Rastlantı sonucu. Dilimize Arapçadan geçen kelimenin birebir tercümesi, kaderin hasebi, yani kaderin gereği şeklindedir.

•••••••••••

YUNAN EZGİLERİ...

Ben evvel ezel Yunan müziğine bayılırım. Sıkılırım, sevinirim, hüzünlenerim hemen açarım Yunanca çalan bir radyo kanalı.

Sevgilimle şarkımız bile Yunanca. Sabahları sevgilimin telefonunun alarmı o şarkıyı çalarak uyandırıyor bizi.

Keyfimiz olursa, hele de iki kadeh atmışsak sirtaki oynarız. Ders mi aldık, yoo içimizden geldiği gibi. Fena da değilmişiz dostlarımız öyle diyor.

Yunan ezgilerini duyunca içim kıpır kıpır oluyor. İçimdeki çocuk harekete geçiyor.

Eh işte var hepimizin ruhuna iyi gelen birşeyler.

Yassou diyorum ve uzaklaşıyorum usulca.

••••••••••

Sevgili Evren Pazartesi gün doğana dek;

sağlıklı, besberektli, musmutlu, keyiflerimiz gıcır, her anı dostlarla/sevdiklerimizle dolu, içine şeytan kaçmışlardan uzakta, kazasız-belasız, hoş mu hoş geçsin hepimiz için PLS.

Pazartesi gününe kadar hoş kalın, hoşça kalın.

Yazarın Diğer Yazıları
Haber3Group © 2001-2016 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Haber Portalı Yazılımı ve Teknik Destek: CM Bilişim. Vargonen Hosting & Cloud sunucuları üzerinden yayın yapmaktadır.
Kullanım Şartları  |  Reklam  |  İnsan Kaynakları  |  Künye  |  Bize Ulaşın  |  Site Haritası  |  RSS