Nefise Seda Yanık

Latin Rüzgarı

Seviyoruz biz Türk milleti olarak özlü sözleri, anlam yüklü cümleleri... Aslında Türk milleti diyorum ama Dünya’nın her yerinde bu böyle. O çok beğendiğiniz sözlerin bir çoğu da diğer dillerden çevriliyor çoğu zaman. Geçen internette gezinirken Latince deyişlere rastladım ve çok hoşuma gittiler. Çünkü alıştıklarımızdan biraz da olsa farklıydılar. Ben de bir kaçını sizlerle paylaşmak istedim değerli okuyucum. Hadi bir göz atalımmm…

Abyssus abyssum invoc: Uçurum uçurumu çağırır. Yani bir hata diğerinin de doğmasına sebep olur diyor açıklamasında. Hep öyle değil midir zaten? Bir kereden bir şey olmaz diyerek başlar, sonra önünü alamayız.

Amantes amentes: Aşık olmak deliliktir. O zamandan bu yana bir değişiklik olmamış değil mi? Hala delilik:) Ama bağımlılık yapıyor, bilenler bilir!..

Argumentum ad hominem: Tartışmanın kalitesi, tartıştığınız kişinin kalitesine bağlıdır. Doğru söze ne hacet!.. Kendi denginiz olmayan biriyle tartıştığınız zaman zaten haklı da olsanız haksız çıkıyorsunuz.

Asinus asinum fricat: Eşek eşeğe sürtüyor. İşte bu söz birbirine aşırı iltifat eden kişilere söylenirmiş sevgili okuyucum. Hoşuma gitti çünkü günümüzde de hangi cemiyete bağlı olursa olsun, hangi tabakadan olursa olsun; birbirinin ardından konuşan ama yüz yüze gelince birbirlerini iltifat yağmuruna tutan o kadar çok insan var ki.. Bu söz bence onlara gelsin.

Audaces fortuna juvat: Talih cesaret edene güler. Yani kara bahtım, kör talihim diye ortalarda gezinenlerden biri de sizseniz, hatayı biraz da kendinizde aramalısınız. İnsan olarak en büyük hatayı hep başka insanları ve kaderi suçlamakla yapıyoruz bence. Öz eleştiri iyidir, sık sık yapılmalı derim..

Bonitas non est pessimis esse meliorem: İyi olmak, en kötüden daha iyi olmak anlamına gelmiyor.. Herkes kendisini iyi zanneder ama kime göre ve neye göre iyiyiz? Davranışlarımız kişilere ve konumlara göre değişiyorsa biraz düşünmenin vakti geldi demektir diye düşünüyorum. Herkese karşı eşit olabilense (biliyorum çok zor) benim gözümde gerçek iyidir.

Cave ne cadas: Düşüşe hazırlıklı ol. Geleneksel olarak bir zafer esnasında imparatorun arkasında duran kölenin söylediği sözlermiş bunlar. Bu sözlerin bir benzeri bizim Osmanlı İmparatorluğunda da söylenirdi. Padişah her sabah uyandığında, kapısında duran bir köle şöyle seslenirdi: Böbürlenme Padişahım, senden büyük Allah var!..

Concordia civium murus urbium: Vatandaşlar arasında uyum, işte bir şehrin surları budur.
Bizim halkımızı da etnik kökenlere ayırıp, birbirine düşman etmek isteyenlerin güttüğü amaç bu sözlerde gizli değil mi sizce de?

Laborare est orare: Çalışmak ibadettir. Çalışmak insana verilmiş en büyük nimetlerdendir. Hatta ben “Allah’ım bana daha çok iş, daha az boş vakit ver” diye dua ederim. Hayır deli değilim, sadece çalışmanın insanı hem beden, hem de ruhen daha sağlıklı tuttuğuna inanıyorum.

Mali principii malus finis: Kötü başlayan kötü biter. Nasıl yani!? Bir çoğumuz zamanla düzelir diye diye nelere sabrediyoruz. Demek hepsi yalanmış, önümüze bakalım artık sevgili okuyucum. Baksanıza bir sözle yerle bir ettiler bütün emekleri!..

Non fui, fui, non sum, non curo: Yoktum, varım, olmayacağım, umrumda değil. Mezar taşlarında bulunan epiküryen felsefeden etkilenerek yazılmış sözlermiş bunlar. Bu sözü okuyunca ‘O zamanda gider yapan insanlar varmış demek’ diye geçmedi değil içimden:)

Oderint, dum metuant: Benden nefret etsinler, yeter ki benden korksunlar. Seneca’nın ruh hali pek sağlıklı değilmiş kanımca bu sözü ederken. Enteresan bir yaklaşım. Acaba bütün devlet yöneticilerinde bu şekilde bir ego gizli olabilir mi? Yoksa bütün erkeklerde mi demeliydim?

Omne ignotum pro terribili: Bilinmeyen bir şeyin altında kötülük yatar. Demek ki bizi “Neden böyle, nasıl böyle” diye düşündüren şeyleri hayatımızdan çıkartmalıyız. İyi şeyler olmadıklarını anlamış olduk.

Piscem natara doces: Balığa yüzme öğretiyorsunuz. Bayıldım bu söze desem!? Her konuda bilmişlik taslayan çok bilmişlere gelsin bu da..

Possunt quia posse videntur: Yapabilirler, çünkü yapabiliceklerine inanıyorlar. Fazlasıyla katılıyorum. Tek engel kafamızda ki acabalar ve korkular. Biraz şansta lazım gerçi, hakkını yemeyelim.

Qui non proficit, deficit: İleri gitmeyen geri kalır. Özellikle de uzun zamandır hayatına yenilik katmayanlar varsa, vakit geldi demektir. Kendinizi dinlemekten sıkıldıysanız bence bu yöntem tartışmasız sizin yararınıza. İleri gitmek illa bilimsel araştırmalara katılmak anlamında söylenmemiş öyle değil mi? Kendi zevkleri doğrultusunda herkesin yeni bir şeyler öğrenmesi kafi gibi gibi sanki.. En azından başlangıç için.

İşte alıştıklarımızdan biraz farklı ama hoşunuza gidebilecek bu sözleri sizlerle de paylaşmak istedim. Çok daha fazlası vardı fakat kimseyi sıkmamak adına bir çoğunu eledim. Fazlasını merak edenler Google’dan rahatça ulaşabilirler. Umarım bu güzel sözler, hepimizin yoluna biraz da olsun ışık tutar.

Sevgiyle ve ışıkla kalın:)
 

Yazarın Diğer Yazıları
Haber3Group © 2001-2017 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Haber Portalı Yazılımı ve Teknik Destek: CM Bilişim. Vargonen Hosting & Cloud sunucuları üzerinden yayın yapmaktadır.
Kullanım Şartları  |  Reklam  |  İnsan Kaynakları  |  Künye  |  Bize Ulaşın  |  Site Haritası  |  RSS