Elvan Göknel Karaçay

Levent Salı Pazarı...

Yıllar vardır meşhur Levent Salı Pazarına gitmeyeli. O gün annemlere kahvaltıya gitmiştim. Babamın bakımıyla ilgilenen meleklerden Luda (yeri geldi yazmazsam olmaz diğer meleğin adı Gülümser onların hakkı ödenmez, resmen baboşumun etrafında dört dönüyorlar) ben pazara gidiyorum, beni oraya bırakır mısın deyince, gözlerim parıldadı.

Hadi dedim kahvelerimizi içelim beraber gidelim. Atladık gittik. O kendi işlerini halletmeye koyuldu. Bende daldım pazara. Oooh havada mis gibi güneşliydi.

Ay neler aldım neler. Bir kere bazı şeyleri, Beşiktaş Pazarından ucuz buldum. Nefis dantel görünümlü kocaman iki tane masa örtüsü aldım. Tanesi on liraya hemde.

Esas bu yıl moda olan, şifon askılı bir elbise aldım. Fiyatına inanamayacaksınız tastamam beş lira. Onu öyle bir giyerim ki, feriştahı gelse pazardan aldığıma inanmaz. Zaten aldığım kıyafetlerin nereden olmasıyla çok ilgilenmem. Kaliteli olması her zama benim için kafi olmuştur. Kıyafetlerime bir şeyler katmayı çok sevdiğimi yazmışmıydım. Çünkü herkesin giydiğini giymekten hiç haz almam.

Neyse biz konumuza dönelim, bar masamıza harika dört adet örtü aldım, onüçbuçuk liraya. Bir kilo kuru kayısıya on lira ödedim. Eve gelince iki tane kayısıyı suya koydum, boyalı falan değildi. 

Birde acur buldum, mal bulmuş mağribi gibi sevindim. En sonunda pazar turumu tamamladım. Luda mı, o çoktan alışverişini tamamlayıp eve dönmüştü bile.  Bende çıtır çıtır simit alıp, evimin yolunu tuttum.

••••••••••••••

BİR VAKA ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ...

Mevzumuz Rüzgar Çetin. Serbest kaldığı dakikadan beri şaşkınım, kızgınım. İlk an şunu dediğimi net hatırlıyorum, 'nasıl yani ölen öldüğüyle mi kaldı'.

Şehit polisimizin annesi ne haldedir acaba. Allah sabırlar versin. O yaşa getirene kadar ayağına taş değmesin diye dualar et. Yeme yedir, giyme giydir, okut, o yaşa getir. Derken aşırı alkollü birisi gelsin canını alsın..

Biz hep ucuz ölümlerin Ülkesi mi olarak kalacağız. Yapanın yaptığı, yanına kar mı kalacak.

Neymiş rahmetli polisimiz emniyet kemeri taksaymış. Ne kadar güzel kılıflar buluyoruz suçlarımıza. Hep öyle değil midir.

Adam kadını öldürür, çünkü kadın yan bakmıştır, pilavdan taş çıkmıştır. Ama adam mahkemeye jilet gibi giyinir çıkar, ya ceza indirimi alır, ya da serbest kalır.

Bu arada haksız yere yatan yazarlarımız, çizerlerimiz vb, ve yakınları bu davadan sonra ne deseler çok haklı olacaklarıdır. Naçizane bu benim şahsi fikrim.

Gelelim Rüzgar Çetin'e, bu gencin kaçıncı vakası kimbilir. Bu kez ölüme sebep oldu. Kan parasını ödediler, eş suçlamayı çekiyorum dedi. Ve sonrası bildiğiniz gibi.

Oğlumuz yeniden sokaklarda. Kaçın Rüzgar Çetin geliyor. Aman diyeyim.

•••••••••

LÜGAT 365...

Gelelim bugünkü kelimemize;

TERENNÜM 

Alçak sesle şarkı söylemek; mırıldanmak. Dilimize Arapçadan geçen kelime aynı zamanda tane tane anlatmak manasınada da kullanılmaktadır.

••••••••••••

Sevgili Evren bugünden pazartesi gün doğana dek hepimiz; sağlıklı, besbereketli, şanslı, ne - neden - niçin diye sorgulamayacağımız, mutlulukla bakacağımız, şen kahkahalar atacağımız, hiçbir aksilikle karşılaşmayacağımız, varsa zorlukların hoop diye aşılacağı,  çikolatalı browni tadında yaşayalım pls.

Pazartesi gününe  kadar hoş kalın, hoşça kalın.

Yazarın Diğer Yazıları
Haber3Group © 2001-2017 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Haber Portalı Yazılımı ve Teknik Destek: CM Bilişim. Vargonen Hosting & Cloud sunucuları üzerinden yayın yapmaktadır.
Kullanım Şartları  |  Reklam  |  İnsan Kaynakları  |  Künye  |  Bize Ulaşın  |  Site Haritası  |  RSS