MHP'li adaydan Erdoğan'a sert eleştiri

MHP'li adaydan Erdoğan'a sert eleştiri

MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili adayı Öztürk, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Mersin'e gelmesini eleştirdi.

MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili adayı Oktay Öztürk, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 3 Haziran'da yapacağı Mersin ziyaretini eleştirerek, "Ne işin var senin Mersin'de? Bu kadar meraklıydın, bu kadar kopamıyordun, o zaman kalaydın işte başbakandın ne güzel" dedi.

Seçim çalışmalarını sürdüren MHP Genel Başkan Yardımcısı Oktay Öztürk, Büyükşehir Belediye Başkanı MHP'li Burhanettin Kocamaz ve diğer ilgililerin katılımıyla merkez Mezitli İlçesi'nde vatandaşlarla bir araya geldi. 3 Haziran'da Mersin'e gelmesi planlanan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın seçim yarışına katılmasının büyük bir adaletsizlik olduğunu savunan Öztürk, partiler olarak yarışmak isterken partisi olmayan birisinin yarışa girdiğini, devletin imkanlarını kullanmasının ise adil seçim olmaktan çıktığını savundu. Demokrasiyle idare edilen bir ülkede siyasi partilerin birbiriyle yarışıp, birbirlerinin programlarını irdelediğini, ona göre de seçmenlere seslenerek, yapacaklarını anlattığını vurgulayan Öztürk, şöyle dedi:

"Cumhurbaşkanı atını nallamış, siyasetin peşine düşmüşsün. Bu kadar meraklıydın, bu kadar kopamıyordun, kalaydın işte başbakandın ne güzel. Düşünüyoruz toplumun önüne çıkarken dertlerimizi anlatacağız, öyle bir dert var ki yukarıya tükürüyorsun bıyık, aşağı tükürüyorsun sakal. Bu ülkenin cumhurbaşkanısın sana saygı duymak istiyoruz. Otur oturduğun yerde biz de sana saygı duyalım. Hayır, illa aşağıya inecek. 3 Haziran'da Mersin'e geliyor. Ne işin var senin Mersin'de kardeşim? Ne adına geliyorsun? Bulunduğun makam senin hassasiyet içerisinde davranmanı gerekli kılmıyor mu? Cumhurbaşkanlığı makamı bunu gerektiriyor. Herkese eşit ve adil olman lazım. Bırak biz birbirimizle yarışırız. Şimdi sana ne diyelim biz, oturduğun makam hak ettiğin lafları söylememize müsaade etmiyor. Hak ettiğin lafı söylemediğimiz vakit de biz rahat edemiyoruz. O zaman fitnenin kapısını açıyorsun. Sen bulunduğun makamdan aşağıya indiğine göre, siyaset meydanına soyunup girdiğin zaman, senin başka derdin var. Sen başka bir şeyin peşindesin. Neyi, kimi korumak istiyorsun?"

"HANGİ YOLSUZLUK KAPISINI AÇSAK ADI GEÇİYOR"

Ülkede birçok iddia ortaya atıldığını, ülkenin kurulduğu günden itibaren yolsuzluk, rüşvet ve kanunsuzluk konuşulduğu zaman hiçbir başbakan, hiçbir cumhurbaşkanının bu konuların öznesi olmadığını dile getiren Öztürk şöyle devam etti:

"Bu güne kadar hangi yolsuzluk kapısını açsak adın geçiyor. Hangi kanunsuzluğu görsek adın geçiyor Anayasa üzerine yemin ettin, tarafsızlık yemini ettin. Daha cumhurbaşkanlığı sıfatını kullanır kullanmaz anayasanın 101 ve 103'üncü maddesini ihlal ettin, paspas haline getirdin. 17-25 Aralık tarihi var. Burada neler olduğunu çıplaklığıyla bilmiyorsunuz. Anayasa referandumu yaptılar, çağdaş bir ülkenin sahip olması gereken kanunlar ve kurumları getirecekler, üstünlerin hukukuna son vereceğiz. Çıka çıka gördük ki kendi üstünlüklerinin hukukunu hakim kılmak için gelmişler. Ama o getirdikleri üstünlerle bu memlekette biçare insanları içeri tıktılar, düzmeceyle içeri tıktılar. O insanların bazıları içerde can verdiler, hakkın rahmetine kavuştular ıstırap içerisindeler. Sonra kalktın 'Kumpas kurdular bizi de aldattılar' dedin. Peki, o biçarelerin vebalini kim ödeyecek? Şimdi tertemiz sanki zemzemle yıkanmışlar. Eğer birileri bu ülkenin başbakanına kumpas kurmuş ise, hakaret etmiş ise karşılığını bulsun. Birileri gerçekten suç işlemişse başbakan bile olsa kanun gereğini yapsın."