• Adana'da kanlı gece ! 5 ölü
  • Kılıçdaroğlu'ndan önemli açıklamalar
  • PKK'dan kaçan terörist yaşadıklarını anlattı
  • Dursun Özbek'ten Hakan Şükür ve Arif Erdem açıklaması
  • İstanbul'da taksici dehşeti
Osman Balcıgil

Modern Devletin ''Üstü Kaval, Altı Şeşhane'' Olunca...

Çocukluğumda sık duyduğum “Üstü kaval, altı şeşhane” (aman dikkat Şişhane değil) diye bir benzetme vardı. Şimdilerde pek kullanılmıyor.

AKP ile modern anlamda devlet yan yana geldiğinde, bana hep bu deyimi hatırlatıyor.

İlki, yani AKP,  padişahlık filan gibi bir tek adam yönetimi demek. Bunu, içinde yaşadığımız günlerde, artık daha da iyi fark ediyoruz.

İkincisi, yani modern anlamda devlet ise demokrasi anlamına geliyor.

İkisi yan yana geldiğinde ise “Üstü kaval, altı şeşhane” oluyor.

İsterseniz önce, deyimin anlamına kısaca bakalım, sonra sadede geliriz.

Şeşhane deyince akla ilk gelen, namlusunda altı (şeş) adet yiv bulunan tüfektir. Ateşli silahların gelişiminde bir dönüm noktasıdır. Öncesinde namlular kaval şeklinde yapılırken, icat edilen yivler sayesinde daha uzaktaki hedefleri vurmak mümkün olmuştur. Bu icatla birlikte, fişek de yerini mermiye bırakmıştır. Çünkü, yivli namlu mermiyi, kaval namlu ise fişeği gerektirmektedir. Biri diğeriyle birlikte kullanılamaz. Kullanılırsa, maazallah silah suratınızda patlar, felaket olur!

Nitekim öyle olmuştur!

200 YILLIK BİRİKİMİ HİÇE SAYARSANIZ

Beğenin ya da beğenmeyin, bu toprakların üzerinde yaşayanlar, iki yüz yıldır batılılaşma, modernleşme, zaman içinde iş göremez hale gelmiş devlet mekanizmasını gelişmiş ülkelerin normlarını örnek alarak değiştirme çabasındadır.

Aksaklıklarıyla da olsa, Sultan 2. Mahmud’dan bu yana, modern devleti  kuracak ve yönetecek kadrolar yetiştirilmeye çalışılmış, ülke bu kadrolar eliyle iyi ya da kötü ama yönetilmiştir.

Bir sabah, “gavur padişah” adını koydukları 2. Mahmud ile henüz ruhen bile barışamamış AKP kadroları, “özenle” yetiştirildikleri yer altındaki tekkelerinden, zaviyelerinden  fırlamış, modern devlet mekanizmasını devralmıştır.

Peki bu yeni siyasal iktidar, modern devlete dair sınırlı bilgiyle (geçmişten gelen birkaç devşirme kadro) başarılı olabilir miydi?

Birincisi, modern devleti kabullenmek, ikincisi, iktidarda yeteri kadar kalabilmek koşuluyla, evet, olabilirdi.

İktidarda uzun süre kalmanız halinde, modern devletin bilgisini edinmek ve onu kullanabilir hale gelmek, eğer niyetiniz varsa pek ala mümkündür.

Ama modern toplum düzeninin birikimlerine, beşikten mezara “tu kaka” demeyi “erdem” sayan bir iklimde yetiştiyseniz, doğal olarak modern devlet ile ilgili her şeyi tersten okur, yeniden yazarsınız.

Bu esnada, doğru’lar yanlış’ınız, yanlış’lar doğru’nuz olur.

Bu da sizi, tam da deyim de  olduğu gibi, Üstü kaval, altı şeşhane, haline getirir.

***

Bugün, AKP kadrolarının, sanki sıradan birer kelimeymiş gibi zikredip, oyuncak haline getirdikleri Hukuk Sistemi, MİT, TÜBİTAK, Belediye, Sendika, Milli Eğitim ve aklınıza gelen ne varsa, (tekrar söylüyorum beğenin ya da beğenmeyin) 200 yıllık modernleşme çabasının sonucunda oluşmuş kurumlardır.

Ya da öyleydiler!

Oyuncak zannedilen, istendiği gibi eğilip bükülerek form verebileceği düşünülen, modern devlete dair bu kavram ve kurumlar, on iki yıldan kısa bir süre içinde yerle yeksan edildi.

Üstelik bitirilmeye değil, geliştirilmeye ihtiyaçları varken!

AKTÜEL BİR ÖRNEK: İÇ GÜVENLİK PAKETİ

Bu hafta TBMM’de ele alınacak olan İç Güvenlik Paketi’ne ilişkin olarak, yurdun her köşesinde hukuk insanları ayağa kalkmış vaziyette.

Bulabildikleri her yerde “İMDAT!”  diye bağırıyorlar.

Hep bir ağızdan, ülkenin resmen diktatörlük durumuna geçeceğini söylüyorlar.

Neden mi?

Çünkü, bu paketle birlikte Jandarma siyasetin emrine girecek. Polis, suçüstü diyerek istediği kişiyi savcı ve hakim kararı olmadan yirmi dört saat gözaltına alabilecek. Toplumsal olaylar esnasında bu süre kırk sekiz saate çıkacak. Hakim kararı olmadan dinlemenin önü açılacak. Beş kişiden oluşacak Askeri HSYK kurulacak ve başkanı Milli Savunma Bakanı olacak. Kurulun öteki dört üyesini ise Başbakan atayacak.

İşte bunun için, hukuk insanları “Yapmayın, etmeyin, yanlış olur! Bunun adı resmen diktatörlük olur!” diye haykırıyor.

Ama dinleyen kim?

* * *

Yeniden en başa dönecek olursak, AKP iktidarı ve modern devlet, tam bir “üstü kaval altı şeşhane” durumundalar.

Birine ait olanın ötekiyle çalışması mümkün değil!

Hep birlikte “Modern anlamda devlet, nasıl geliştiğinden haberdar olmayanların eline geçince nasıl olurmuş?” seyrediyoruz.

Tıpkı, kaval namluluya mermi koyulunca ya da yivli namluyla fişek atılmaya çalışılınca ne olacağını, üstelik namlunun karşısına geçip de seyredenler gibi...

Ve dile kolay, bu topraklar üzerinde yaşayanlar, yani biz, hepimiz, tam on iki senedir bunu her gün yapıyoruz.

Allah sonumuzu hayır etsin.

 

Yazarın Diğer Yazıları
Haber3Group © 2001-2017 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Haber Portalı Yazılımı ve Teknik Destek: CM Bilişim. Vargonen Hosting & Cloud sunucuları üzerinden yayın yapmaktadır.
Kullanım Şartları  |  Reklam  |  İnsan Kaynakları  |  Künye  |  Bize Ulaşın  |  Site Haritası  |  RSS