Engin Civan

Mr. Johny Washington'da

Değerli okurlar şimdi sizlere seçim yorumları yazsam ne kadar sıkıcı geleceğini biliyorum. Fazla yoruma gerek yok. Her katılımcının kendini seçim galibi saydığı ortamda zaten söylecek fazla bir şey kalmıyor. Benim ekleyebileceğim yegane yorum

Eski alışkanlıkların kolay kolay ortadan kalkmadığı. Tabii ki bir de demokrasinin evrensel kuralı her zaman gerçerli : Mutlak iktidar mutlak sınırına erişir !!!

Bu hafta sizlere zaman zaman yaptığım gibi değisik bir konudan söz edeceğim. Türkiye'de fazla medya kapsamına girmeyen bir olay, ABD Anayasa Mahkemesinde (Supreme Court) enteresan gelişmelere sahne olmakta.

Vatandaş Johny ABD Devletine Karşı :

Kaliforniya eyaletinde bir doktor. İlkyardım bölümü şefi ve aynı zamanda hukuk fakültesinden diplomalı. Doktor Michael Newdow. Eşinden ayrı ve kızının velayeti eski eşinde. Eski eşi tutucu 'born-again' Hıristiyan. Doktor beyin en büyük özelliği ateist olması. Doktor, Kaliforniya okul sistemine dava açıyor. Açtığı davada konu okul çağındaki çocukların her sabah sınıfta söyledikleri and.

O My God :

Doktor Newdow çocukların ant içerken 'One Nation under God = Tanrı indinde tek ulus'
Sözünün Amerikan anayasasının 'Din ve Devlet' ayırımını ihlal ettiğini savunmakta.

Doktora göre kendisi bir ateist olduğu ve Tanrı'ya inanmadığı için, kızının her sabah ayağa kalkıp 'Tanrı'dan söz etmesi, babasının yalancı olduğu anlamına gelmekte.

Kaliforniyalı doktor önce eyalet mahkemesinde açtığı davayı kazanıyor. Dava süreç içinde sonunda Federal Mahkemeye kadar ulaşıyor.

Anayasa Mahkemesi Deyip Geçme :

Değerli okurlar burada ufak bir açıklama yapmak istiyorum. ABD Anayasa Mahkemesi yargıçlarının atanması, yaşamları ve her türlü davranışları Amerika'da her zaman ilgi alanıdır. Yargıçların politize olmalarını engellemek için atamalar ömür boyu yapılır. Yargıç adaylarının siyasi görüşleri kadar, etnik kökenleri, cinsiyetleri gibi faktörler göz önünde bulundurulur. Anayasa Mahkemesi üyeleri arasında her zaman bir zenci, bir beyaz protestan Hıristiyan, bir bayan, bir Musevi gibi Amerikan mozağini oluşturan değişik gruplardan üyeler bulunur. Yargıçların toplum içinde prestijleri Başkandan ve Genel Kurmay Başkanından daha yüksektir. Protokolde yerleri en öndedir. Ömür boyu atandıkları için hiç kimseye 'eyvallahları' yoktur.

Duruşmanın İncelikleri :

Bu dava duruşmasını Anayasa Mahkemesi'nin önüne gelen diğer davalardan ayıran bazı özellikleri bulunmakta. Amerika'da avukatların çok para kazanan bir meslek grubu olduğu malum. Her duruşma avukatının hayali bir gün Anayasa Mahkemesi huzurunda savunma yapmaktır. Ve bu sadece bir avuç avukata nasip olur. Ateist doktor hukuk diploması olmasına rağmen avukatlık yapmamaktadır. Doktor Yüksek Mahkeme huzurunda kendi savunmasını yapmak için başvurur ve başvurusu kabul görür.

Yüksek Mahkemede bir kimsenin kendi kendini savunması ancak 30-40 senede bir görülen bir olgudur.

Duruşmanın ikinci bir özelliği kendini savunan doktorun başka bir başvurusunun kabulunden kaynaklanmakta.

Tutuculuğu ve Cumhuriyetçilere yakınlığı ile tanınan Mahkeme üyelerinden birisi bir kaç ay önce gittiği bir kasabada yerel gazeteye bu dava ile ilgili bir demeç verir. Sadece bir kaç bin tirajı olan gazetede çıkan demece dayanarak, ateist doktorun söz konusu üyenin taraflı olduğu ve bu davadan muaf tutulması talebi, yüksek mahkemece uygun görülür.

Böylece bu duruşmada üye sayısı 8'e iner. Oyların 4-4 ayırımı halinde alt mahkemenin kararı geçerli olacağından, ateist doktor şimdiden taktik avantaj sağlamış durumdadır.

Duruşmadan Sahneler :

Duruşmada devleti temsil eden avukatlar ant içmenin devlet eliyle düzenlenmiş bir dua olmadığını ve dini değil milli karakter taşıdığını savundular. Kaliforniya okullarını temsil eden avukatlar ise teknik olarak ateist doktorun kızının velayetine sahip olmadığı için davacı olamıyacağını iddia ettiler.

Yargıçlar duruşma boyunca ateist babayı oldukca sıkıştırdılar. Bayan üyelerden birisi öğrencinin and içmeye katılmama hakkı olduğunu öne sürerken başka bir üye andın dua gibi söylenmediğini belirtti.

Duruşmanın en ilginç anı, kendi görüşünü savunan doktorla Mahkeme Başkanı arasında geçti. Başkan doktora Amerikan Kongresinin 'Under God' deyimini 1954 senesinde eklediğini ve bu eklemenin o yıllarda komünist ve ateist olan devletlerden Amerikan'ın dini değerlerini ve geleneklerini ayırt etmek için eklendiğini hatırlattı. Başkan doktora o zamanki oylamanın sonucu sordu.

Ateist doktor oylamanın ittifakla alındığı söyledi. Mahkeme Başkanı böyle bir sonucun bölücü olmadığını hatırlatması üzerine, doktor hiç bir ateistin kamu görevine seçilme imkanı olmadığını ekledi. Bu cevap salonda alkışlarla onaylanınca Başkan bir daha alkışlanma olursa salonu boşaltıcağını belirtti.

Sonuç :

Değerli okurlar yukarıda sizlerin dikkatini çekmeye çalıştığım duruşma her yönü ile ilginç. Hukuk Devleti ile 'Guguk' devleti kavramlarının ayrılmasına ışık tutacak bir duruşma. Minik vatandaşla Dev devletin karşı karşıya geldiği olaylara örnek olacak bir dava. Yüksek Mahkeme kararını Haziran ayı sonunda verecek. Ben de sizleri o zamana kadar düşüncelerinizle başbaşa bırakıyorum.

Uyarı Notu :

Bu haftaki analizimi noktalamadan önce yukarıda ele aldığımız duruşmanın Amerika'nın BOP ve Kuzey Irak projesi ile ilgisi olmadığını hatırlatmak isterim. Bu davanın, NATO, IMF, CIA, FBI gibi kuruluşlarla da ilgisi yoktur. Bu dava Pop Star, Süper Lig, Televole Programları ile de ilgili değildir.


Yazarın Diğer Yazıları
Haber3Group © 2001-2017 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Haber Portalı Yazılımı ve Teknik Destek: CM Bilişim. Vargonen Hosting & Cloud sunucuları üzerinden yayın yapmaktadır.
Kullanım Şartları  |  Reklam  |  İnsan Kaynakları  |  Künye  |  Bize Ulaşın  |  Site Haritası  |  RSS