• Serdar Ortaç'ın Bulgaristan konserinde büyük şok
  • 50 milyonluk vurgun
  • Hükümetten Galatasaray'a sert tepki
  • Erdoğan'dan sürpriz AB çıkışı
  • Terör örgütü İsviçre'de Erdoğan'ı hedef gösterdi
Serdar Durat

Müeyyidesi (Yaptırımı) Olmayan Seçim Vaadleri

Değerli düşünür dostlarım,

1 Kasım 2015 tarihinde yapılacak olan MV genel seçimlerine ilişkin olarak siyasi partiler seçim beyannamelerini açıkladılar.

Bu kapsamda seçmeni ikna ederek oylarını alabilmek maksadıyla vaadlerini sıraladılar. Rekabet gereği farklılıklarını, üstün ve güçlü yönlerini vurgularken, zayıf taraflarını kamufle etmeye çalıştılar. Tabiri caizse kesenin ağzını da açtılar. Başka bir deyişle bol keseden attılar.

Sevgili okurlar,

Malumlarınız dilin kemiği yoktur. Yerine getirilmediği zaman en az dört yıl hiç bir yaptırımı / hukuki müeyyidesi olmayan vaadlerde bulunmanın hemen hiç bir riski söz konusu değildir. Oysaki bahsekonu vaadler siyasi partiler ile seçmenler arasında etik güvence sözleşmesi şeklinde yazılı bir teminat ile akit altına alınmalıdır. Dikkat ederseniz hiç bir vaad için herhangi bir termin planı belirtilmemektedir. Yani ucu açık iyi niyet beyanlarından ve mavi boncuk dağıtmak gibi pazarlama faaliyetlerinden başka hiç bir kıymeti harbiyesi olmayan retoriklerdir bunlar aslında.

Lütfen bir an için düşünmenizi istirham ederim. Her bir vaadin gerçekleşmesi için öngörülen süre ve force majeure( irade dışı mücbir nedenler) haller dışında herhangi bir sebeple gerçekleştirilmeyenler için tanımlanmış cezai müeyyideler olsa acaba bu kadar rahatlıkla vaad te bulunabilirlermi?

Daha somut olarak belirtmek gerekirse ; beyan ettikleri vaadlerini makul bir süre içinde yerine getiremedikleri takdirde istifa edeceklerine söz vermeyenlerin laflarına pek kulak asmamak gerektiği inancındayım.

7 haziran seçimleri arefesinde açıklanan seçim vaadleri ile 1 Kasım seçim vaadlerini mutlaka mukayese ediniz . İlaveler için iki ay önce aklınız neredeydi diye sormak hakkınız vardır. Eksik veya farklı olanlar için ise iki ayda ne değişti de söylemlerinizi revize ettiniz sorusunun cevabını arayınız derim.

Sevgili okurlar,

Unutmayınız 1 Kasım gününe kadar kral sizsiniz ve tek bir oy hakkınız çok değerlidir. 2 Kasım sabahı bu saltanatınız son bulacak ve normal şartlar altında dört yıl kimse size fikrinizi bile sormayacak, memnuniyetinize bakılmaksızın " milli irade " kavramı içinde eritileceksiniz, seçilen siyasi zihniyetin iktidarındaki uygulamalara
tahammül etmek zorunda kalacaksınız.

Değerli düşünürler,

AKP Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Bütün partilerimize bir kez daha siyasi nezaket kuralları içinde medeni bir rekabet diliyorum. Bütün partiler, karşılıklı saygı içinde söyleyeceklerini milletimize anlatacaklarını dile getirsinler, ama birbirimizi kırmayalım, birbirimizi üzmeyelim, hakaret ve tahkir yerine güzel sözlerle birbirimize hitap edelim. 1 Kasım seçimleri şimdiden milletimize hayırlı olsun" demiş. Lütfen seçim propoganda konuşmalarını takip ediniz ve kim ki bu nazik uslup dışına çıkıyor oyunuzu verirken dikkate alınız.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli " 1 Kasım seçimleri sonunda HDP hariç her parti ile koalisyon kurmaya hazırız "demiş. Lütfen geçen seçimler sonrasında Devlet Bey'in uzlaşmaz tutumunu unutmayınız ve bu açıklamasını kaydı ihtiyatla  karşılayınız.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu gençleri aktif siyasete davet etmiş ve "gelin siyaseti dinazorların elinden kurtarın" demiş. Lütfen kendisine her fırsatta sorunuz . Umut Oran gibi gelecek vaad eden genç ve yürekli bir siyasetçiyi neden aday listesine almamıştır?

HDP seçim sloganı olarak; " İnadına HDP" yi seçmiş. Ne ile ve kimlerle inatlaşıyor acaba? Geçen seçimde CB Erdoğan'a hitaben " seni başkan yaptırmayacağız" diyen Demirtaş bu kez " Seni diktatör yaptırmayacağız" demiş.

Kılıçlar henüz kınlarına sokulmamış anlaşılan. Seçim bildirgesinde PKK yı dışlayan, terörü lanetleyen ve Türkiye'nin partisi olmak gibi bir vizyona yer vermeyen HDP nin vaadleri ne kadar ikna edici ve inandırıcı olabilir ?

Seçim propogandalarını dikkatle takip etmenizi öneririm.

Unutmayınız bu ülkede özellikle siyaset alanında " Sözünde durmamak" çok büyük bir ayıp olarak görülmez ve sahiplerini de pek bağlamaz..

Saygılarımla

Serdar Durat
Stratejist

Yazarın Diğer Yazıları
Haber3Group © 2001-2017 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Haber Portalı Yazılımı ve Teknik Destek: CM Bilişim. Vargonen Hosting & Cloud sunucuları üzerinden yayın yapmaktadır.
Kullanım Şartları  |  Reklam  |  İnsan Kaynakları  |  Künye  |  Bize Ulaşın  |  Site Haritası  |  RSS