• Haber3 FaceBook
  • Haber3 Twitter
  • Haber3 Friendfeed.com
  • Haber3 RSS
  • IMKB
  • 54.810
  • Dolar
  • 1,8425
  • Euro
  • 2,3065
  • Altın
  • 619,17
  • Ankara : 13 °C
  • İstanbul : 16 °C
  • İzmir : 13 °C
  • Adana : 16 °C
  • Antalya : 15 °C
  • Diyarbakır : 13 °C
ATM’ye dokunan yanıyor
AK Parti'yi Şahin temsil ediyor
Bu karar Türkiye’de bir ilk !
Bu sözcükler takibe alınıyor !
Yazıyı küçült/büyüt :Yazıyı küçültYazıyı büyüt

Mutsuzluğa devam

Dünyanın en mutlu ülkesi açıklanmış. Legatun Enstitüsü uzmanları; sağlık, eğitim, girişimcilik, yöneticilik, sosyal ilişkiler, ekonomi ve bireysel özgürlükler konularında insanların mutlu olup olmadığını araştırmışlar ve mutlu ülkeler sıralamasının zirvesine Norveç'i yerleştirmişler. “One minute,” Türkiye kaçıncı diye sorabilirsiniz; 110 ülke arasında 75. sıradayız. Hani şu Time dergisinin "yılın adamı" seçtiği liderin ülkesi olmasak, mutsuzluktan kendini jiletleyenler sıralamasına gireceğiz, ama Allah'tan başbakanımız var da(!) Küçük Emrah tiplemelerine girmiyoruz. Eee, ne diyelim; Allah, başbakanımızı başımızdan eksik etmesin...

Hepimizin bildiği gibi mutluluk, kişiden kişiye değişen bir duygudur. Bazılarımız(buna ben de dâhilim) bir tebessümden, samimiyetle söylenmiş birkaç sevgi sözcüğünden ya da sıcacık bir dokunuştan mutlu olurken, bazılarımızın mutluluk kıstaslarıysa bambaşkadır. Bu nedenle tarif edilemez mutluluk. Bizimki gibi her yönüyle gelişmeye çabalayan ülkelerdeyse insanların mutlu olabilme şansları azdır. Bizler bu yüzden "mış" gibi yaparız, bu yüzden kapı gıcırtısına bile oynarız belki de...

Diğer ülkelerin yurttaşlarını bilmem, ama bizler, mutlu olabilmek için devletimizden çok fazla bir şey beklemeyiz. Mallarımızı, hatta kimi zaman "vatan sağ olsun" diyerek evlatlarımızı veririz devletimize, ama başımızı sokacak bir kulübe bize yeter. Bunu iyi bilen yetkililerimiz de bizim bu iyi niyetli oluşumuzu kullanmaya kalkarlar çoğu zaman. Çok uzun zamandır bu durum böyle sürüp gittiğinden ne yazık ki artık tükenme noktasına geldiğimizden büyük kümeler halinde mutsuzlar ordusu gibi koşuşturuyoruz.

Gazetelerde yayımlanan haberi okuduktan sonra uzunca bir süre düşündüm, nasıl mutlu olalım ki diye. Evet, nasıl mutlu olalım? Daha dünyayla tanıştığımız anda büyük bir borcu sırtımıza yüklüyorlar ve diyorlar ki; "IMF adlı amcanın sana selamı var, şu kemeri hiç çıkartmayacakmışsın." Gerçekten de öyle oluyor, bize hediye edilen o kemer son nefesimizi verdiğimiz ana dek hiç çıkmıyor üzerimizden. Mutsuzluğumuzun nedeni yalnızca kemer değil elbette. Yaşımızı doldurmadan ikinci güçlükle tanışıyoruz, hastaneler... Bugün git, yarın gel’ler... Uygulanan yanlış tedaviler... Sizi bir para makinesiymiş gibi gören kişiler... Altı ay sonrasına randevu vermeler... Ve işlemeyen bir sağlık sektörü... Tabii bu özetlediklerim tuzu kurular için geçerli değil. Onlar her zaman mutlu yani. Eziyetleri çekense sen, ben, bizleriz yine...

Tüm olumsuzlukları atlatıp yedi yaşına kadar gelmeyi başardıysan sevinme, zira en az 16 yıl sürecek yepyeni bir mutsuzluk kaynağı çıkıyor karşımıza; eğitim... Giysiydi, okul araç gereçleriydi, sınava dayalı sistemden kaynaklanan dershaneye gitme gereksinimiydi, yoğun sınav temposuydu derken nasıl geçtiği anlaşılamayan yaşamımızın en güzel 16 yılı. Kepi havaya attığımız gün de yanlış bir düşünceye kapılıp özgür olduğumuzu düşünerek mutlu olacağımızı sanmayın sakın. Zira sizi askerlik ve ondan sonra iş bulma yükümlüğü bekliyor. Kadınlarsa karşılaştıkları güçlükler yüzünden askere alınmadıklarına yanıyorlar neredeyse. Gerçek bir şey varsa o da ülkemizde kadın olmanın başlı başına bir mutsuzluk nedeni olduğu gerçeğidir.

Uzmanlar araştırmalarıyla malumu ilan etti; bebekler, çocuklar, gençler, üniversite mezunları, kadınlar, evli çiftler, engelliler, memurlar, işçiler mutsuz… Ti-şort giyip protesto etti diye mahkemeye çıkarılan, suyu bedava sattığı için tutuklanmak istenilen, muhalif bir görüş açıkladı diye terörist ilan edilip aylardan beri hapishanede tutulan, basılmamış kitapları toplatılan, yıllarca telefonları dinlenen, kısacası özgürlüğü, tüm hakları kısıtlı olan, ekonomik güçlükler çeken bir toplum nasıl mutlu olsun ki? Benim asıl merak ettiğim konu ise bu kadar olumsuzluk yaşanıyorken ve insanlar bu denli mutsuzken iktidardaki partinin her seçimde oylarını yükselterek koltuğunu sağlamlaştırması... Vatandaşın seçimine bir şey diyemeyeceğimiz için ne diyeyim; durmak yok, mutsuzluğa devam…

Bu yazı toplam 1450 defa okunmuştur
    * Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya 1 yorum yapıldı.
  • vatandaş mı edin!misafir18 Aralık 2011 Pazar 21:41

    bu iktidara oy verdiğine göre vatandaş kafayı sıyırmış...

    BeğendimBeğenmedim
Yazarın Diğer Yazıları
MANŞETLER
''Futbolcular çok özel hayvanlardır''Gökçek twitterı yine salladıİzmir'de sapık baba dehşetiİsveç'in adayı muhaliflerle görüşünce...Bu polis Twitter'ı salladı !Pazarlıklar sonuç vermediİzmir-İstanbul Otoyolu müjdesiSavarona’da fuhuş partisi !İsrail'den Türkiye'ye One MinuteEn düşük maaş 1.757 TL olacak
FIRSATLAR
Foto-Galeriler
YAZARLAR
Haber3Group © 2001-2012 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.

Yazılım & Teknik Destek: CM Bilişim