- IMKB

- 59.662
- Dolar

- 1,7675
- Euro

- 2,3245
- Altın

- 653,05
- Ankara : 0 °C
- İstanbul : 1 °C
- İzmir : 5 °C
- Adana : 8 °C
- Antalya : 7 °C
- Diyarbakır : 0 °C
Nazlı Ilıcak'ın büyük hatası

İnternetten gelen yazıyı araştırmadan köşesine koymuş..
GÖZE ÇARPANLAR |
01 Mart 2010 / 11:40
HABER3.COM ÖZEL / Sabah yazarı Nazlı Ilıcak faka bastı.. Bir okurundan gelen mektubu, köşesine taşıyan Ilıcak, büyük bir hataya imza attı.
Feride Çavuşoğlu adlı okuru, “Mevlana’dan satırlar” başlığı ile Ilıcak’a bir e-posta atmış. Ilıcak da Mevlana’nın felsefi yaklaşımlarının yer aldığı o sözleri çok sevmiş ve bugünkü köşesinde geniş bir şekilde yer vermiş.
Ancak Nazlı Hanım, o sözleri araştırma gereği duymamış olacak ki, bu sabah Can Dündar’dan gelen SMS’le hatasının farkına vardı.
Çünkü o yazıdaki sözler Mevlana’dan değil, Can Dündar’ın 16 Haziran 2008 günü Milliyet’teki yazısındandı.
Belli ki, Dündar’ın duygu yüklü yazısı internet ortamında paylaşılırken isim değiştirmiş ve Mevlana’ya mal edilmiş. Ardından Ilıcak’a kadar ulaşan o yazı, sonunda Türkiye’nin en çok satan gazetelerinin birinde bir köşede yer bulabilmiş..
CAN DÜNDAR: İLTİFAT OLARAK KABUL EDİYORUM
Bugün CNN Türk’teki Medya Mahallesi programına katılan Can Dündar, Ayşenur Arslan’ın durumu hatırlatması üzerine şunları söyledi:
“O gün doğumgünümdü. Hayattan ne öğrendim başlıklı bir şey yazmıştım.. Birilerin hoşuna gitmiş, ‘yazsa yazsa herhalde Mevlana yazmıştır’ dediler galiba. Benim için tabi sevindirici bir durum, yazılarımın Mevlana’ya benzetilmesi.. Nazlı Hanım’a da mesaj attım. Tabi iltifat olarak kabul ediyorum..”
“MEVLANA’NIN TARZI DEĞİL Kİ..”
İkili arasında Nazlı Ilıcak kritiği şöyle devam etti:
İkili arasında Nazlı Ilıcak kritiği şöyle devam etti:
Ayşenur Arslan: Aslında biraz dikkatli okuyunca, bir çok söz Mevlana’nın tarzı değil.. (gülerek) Bazıları, mesela ‘ekmek’, ‘ekmeğin barış için üretimi’. Bunlar zaten Mevlana’nın yaşadığı dönemde henüz ortaya çıkmamış kavramlardı.
Can Dündar: Burada sadece bir internet sıkıntısı var. İnternet, sınırsız bilgi kaynağı olduğu kadar sınırsız bir yalan kaynağı.. Nazlı Hanım’a da tavsiye ederim, herşeyi test ederek almamız lazım.
Ayşenur Arslan: Ama bazen bu hatalar bir yaşama da mal oluyor. Biliyorsun, geçenlerde internette dönen aşağılık bir video nedeniyle..
Can Dündar: Ve bunun önlenemiyor olması da ilginç tabi..
Can Dündar: Ve bunun önlenemiyor olması da ilginç tabi..
İŞTE NAZLI ILICAK’IN BUGÜNKÜ O HABERİ:
Mevlana'dan
Sonsuz bir karanlığın içinden doğdum. Işığı gördüm, korktum. Ağladım.
Zamanla ışıkta yaşamayı öğrendim. Karanlığı gördüm, korktum.
Gün geldi sonsuz karanlığa uğurladım sevdiklerimi... Ağladım.
Yaşamayı öğrendim. Doğumun, hayatın bitmeye başladığı an olduğunu; aradaki bölümün, ölümden çalınan zamanlar olduğunu öğrendim.
Zamanı öğrendim. Yarıştım onunla... Zamanla yarışılmayacağını, zamanla barışılacağını, zamanla öğrendim...
İnsanı öğrendim. Sonra insanların içinde iyiler ve kötüler olduğunu... Sonra da her insanın içinde, iyilik ve kötülük bulunduğunu öğrendim.
Sevmeyi öğrendim. Sonra güvenmeyi... Sonra da güvenin sevgiden daha kalıcı olduğunu, sevginin güvenin sağlam zemini üzerine kurulduğunu öğrendim.
İnsan tenini öğrendim. Sonra tenin altında bir ruh bulunduğunu... Sonra da ruhun aslında tenin üstünde olduğunu öğrendim.
Evreni öğrendim. Sonra evreni aydınlatmanın yollarını öğrendim. Sonunda evreni aydınlatabilmek için önce çevreni aydınlatabilmek gerektiğini öğrendim.
Ekmeği öğrendim. Sonra barış için ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini. Sonra da ekmeği hakça üleşmenin, bolca üretmek kadar önemli olduğunu öğrendim.
Okumayı öğrendim. Kendime yazıyı öğrettim sonra... Ve bir süre sonra yazı, kendimi öğretti bana...
Gitmeyi öğrendim. Sonra dayanamayıp dönmeyi... Daha da sonra kendime rağmen gitmeyi...
Dünyaya tek başına meydan okumayı öğrendim genç yaşta... Sonra kalabalıklarla birlikte yürümek gerektiği fikrine vardım. Sonra da asil yürüyüşün, kalabalıklara karşı olması gerektiğini kavradım.
Düşünmeyi öğrendim. Sonra kalıplar içinde düşünmeyi öğrendim. Sonra sağlıklı düşünmenin kalıpları yıkarak düşünmek olduğunu öğrendim.
Namusun önemini öğrendim evde... Sonra yoksundan namus beklemenin namussuzluk olduğunu; gerçek namusun, günah elinin altındayken, günaha el sürmemek olduğunu öğrendim.
Gerçeği öğrendim bir gün... Ve gerçeğin acı olduğunu... Sonra dozunda acının, yemeğe olduğu kadar hayata da lezzet kattığını öğrendim.
Her canlının ölümü tadacağını, ama sadece bazılarının hayatı tadacağını öğrendim.
(Mevlana'dan bu satırları gönderen Feride Çavuşoğlu'na teşekkürler)
7134
Günün Popüler Haberleri
Bu Kategorinin Diğer Haberleri
Son Dakika Haberleri
Foto-Galeriler
YAZARLAR
Haber3Group © 2001-2012 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Yazılım & Teknik Destek: CM Bilişim
Yazılım & Teknik Destek: CM Bilişim








































