- IMKB

- 59.662
- Dolar

- 1,7675
- Euro

- 2,3245
- Altın

- 653,05
- Ankara : -3 °C
- İstanbul : 1 °C
- İzmir : 5 °C
- Adana : 8 °C
- Antalya : 7 °C
- Diyarbakır : -2 °C
O karargahı kuran Albay anlattı !

Seferberlik Tetkik Kurulu'nun kurucusu emekli Albay'dan "ABD istedi Rusya'ya karşı kurduk" itirafı.
28 Aralık 2009 / 10:22Seferberlik Tetkik Kurulunun kurucularından İsmali Tansu Savaş sırasında yapılacak işlerle ilgili belgelerin bulunduğu kozmik odalar açılarak büyük risk alındı. Daire hiçbir zaman siyasetle uğraşmaz dedi.
Vatan gazetesinden İlker Akgüngör'ün haberine göre seferberlik Tetkik Kurulunun kurucularından emekli Albay İsmail Tansu, kurulun kuruluşu ve amacını VATANa anlattı. 93 yaşındaki Tansu, 1958de Kıbrısta direnişini örgütleyen Türk Mukavemet Teşkilatını kuran ve organize eden isim olarak tanınıyor. Aslında Hiç Kimse Uyumuyordu adlı bir kitap da yazan Tansu, Yunanlılara göre Kıbrıs direnişinin beyni. Tansu, kuruluşunda yer aldığı Seferberlik Tetkik Kurulunun son günlerde yaşanan skandalla bir ilgisi olmadığını düşünüyor. Ama kanun dışına çıkarak bu tip faaliyetlere bulaşmayı da vatan hainliği olarak görüyor. İşte kurucusu Tansunun ağzından Seferberlik Tetkik Kurulu ve son günlerde yaşananlar.
Ruslara karşı kuruldu
Korede birlikte görev yaptığım Tümgeneral Daniş Karabelen ve ben kuruluş için memur edildik. Amerikan müşavirlerinin teklifinin ardından daire 1953te Bakanlar Kuruluyla kararıyla kuruldu. Fonksiyonu son derece gizliydi. Rusya Türkiyeyi işgal ederse Ruslara karşı faaliyette bulunmak üzere hazırlıklar yapıldı. Ankarada 40-50 kişilik bir subay kadrosu ile incelemelerine, hazırlıklarına ve eğitimlerine devam ettik. Zaman içinde Türkiyenin çeşitli yerlerinde bölge başkanlıkları kuruldu. Adına Seferberlik Tetkik Kurulu dendi.
Siyasete bulaşmazlar
Dairenin bu tip işlere bulaşmış olması TSK içinde tehlikeli bir durumdur. Benim 1990lara kadar tespit ettiğime göre daire yalnız kendisine verilmiş olan vazifeleri yapmıştır. Vazifesi siyasetin dışındadır. Bunun için siyasete etki edemez. Subaylar böyle yetişmemiştir. Karışmış olmaları ihtimalini dahi düşünmüyorum. Kanunlara aykırı hareket eden, subayların böyle bir şey yapması vatan hainliğidir. Atatürkün subayları bunu düşünebilir mi? Bazı subaylar bu işe karışmışsa münferit meselelerdir. Bunlar dairenin kuruluş felsefesine aykırıdır. Ancak bu tip işlere karışmadığı halde daireyi bu şekilde suçlamakta vatana hıyanettir.
Kozmik odalar açılmamalıydı
Kozmik odalarda gösterilmemesi lazım gelen dokümanlar bulunur. Bunlar bir savaş anında yapılacak işlerin olduğu belgelerdir. Kozmik yasak demek. Bunlar açığa çıkarılır mı? Onun için göstermek istemezler. Yukarıdan emir verilmezse kimse giremez o odalara. Mümkün değildir. Yukarısı müsaade etmiş demek ki. Yoksa son derece gizli olan belgelere ulaşmak mümkün olur mu? Kozmik belgeler hakim, savcı bile olsa açılır mı? Kolay mı bu? Türkiye tarihinde ilk defa olmuş bir şey. Büyük bir risk göze alınmıştır. Benim zamanımda kozmik odalarda hazırlıklarımıza ait dokümanlar bulunurdu. Personel, harekat, istihbarat şubeleri gibi her bölümün ayrı kozmik odası vardı. Ben Lojistik Şube Müdürüydüm. Her dairenin kendine ait arşivleri bulunurdu.
Yedek subayları eğittik
1961de daireden ayrılırken Ankara dışında Kars, İstanbul, Samsun, Trabzon ve İzmirde bölge başkanlıkları vardı. Dairenin başkanı generaldir ve çeşitli rütbelerde eğitim görmüş subaylardan oluşur. Teşkilatta sivil tek üye bile yoktur. Bölgelerde de birlik diye bir şey yoktu. O zamanki kadro yaklaşık 60 kişiydi. Bölge başkanlıklarında gönüllü subaylar ve bir kaç hizmet eri bulunurdu. Mülakat ve testler sonucu belirlenen yedek subaylara olası bir savaşta görev vermek üzere özel harekat tekniğinde teamül dışı savaşı öğrettik. Eğitimleri Ankarada Genelkurmayın dışında kiralanmış bir arazide ve Isparta Eğirdir Dağ Komando Okulunda verdik. Yetişen yedek subaylardan 15i Kıbrısta direnişe de katıldı. Bu kişiler savaşta vazife alacaklarını bilerek terhis olurlardı. Savaş patlayınca onlarla temasa geçilecek ve talimatlar verebilecek şekilde hazırlandık. Yedek subaylar gittikleri yerlerde bir örgütlenme yapmazdı. Öğretmen, manifaturacı, bakkal neyse işlerine devam ederlerdi. Savaştan önce bir güç oluşturmak kesinlikle yasaktı. Daire savaşta düşman gerisinde faaliyet gösterecek bir örgüttü. Türkiyede Kıbrıs gibi bir yapılanmaya teşebbüs bile edilmedi. Türkiyenin çeşitli yerlerine savaş sırasında kullanmak üzere silah ve telsiz gömdük. Ancak bunu bizim dışımızda yedek subaylar dahil kimse bilmezdi. 1990dan sonra Sovyetler Birliği dağılınca bu silahların toplandığını duydum.
Vatan gazetesinden İlker Akgüngör'ün haberine göre seferberlik Tetkik Kurulunun kurucularından emekli Albay İsmail Tansu, kurulun kuruluşu ve amacını VATANa anlattı. 93 yaşındaki Tansu, 1958de Kıbrısta direnişini örgütleyen Türk Mukavemet Teşkilatını kuran ve organize eden isim olarak tanınıyor. Aslında Hiç Kimse Uyumuyordu adlı bir kitap da yazan Tansu, Yunanlılara göre Kıbrıs direnişinin beyni. Tansu, kuruluşunda yer aldığı Seferberlik Tetkik Kurulunun son günlerde yaşanan skandalla bir ilgisi olmadığını düşünüyor. Ama kanun dışına çıkarak bu tip faaliyetlere bulaşmayı da vatan hainliği olarak görüyor. İşte kurucusu Tansunun ağzından Seferberlik Tetkik Kurulu ve son günlerde yaşananlar.
Ruslara karşı kuruldu
Korede birlikte görev yaptığım Tümgeneral Daniş Karabelen ve ben kuruluş için memur edildik. Amerikan müşavirlerinin teklifinin ardından daire 1953te Bakanlar Kuruluyla kararıyla kuruldu. Fonksiyonu son derece gizliydi. Rusya Türkiyeyi işgal ederse Ruslara karşı faaliyette bulunmak üzere hazırlıklar yapıldı. Ankarada 40-50 kişilik bir subay kadrosu ile incelemelerine, hazırlıklarına ve eğitimlerine devam ettik. Zaman içinde Türkiyenin çeşitli yerlerinde bölge başkanlıkları kuruldu. Adına Seferberlik Tetkik Kurulu dendi.
Siyasete bulaşmazlar
Dairenin bu tip işlere bulaşmış olması TSK içinde tehlikeli bir durumdur. Benim 1990lara kadar tespit ettiğime göre daire yalnız kendisine verilmiş olan vazifeleri yapmıştır. Vazifesi siyasetin dışındadır. Bunun için siyasete etki edemez. Subaylar böyle yetişmemiştir. Karışmış olmaları ihtimalini dahi düşünmüyorum. Kanunlara aykırı hareket eden, subayların böyle bir şey yapması vatan hainliğidir. Atatürkün subayları bunu düşünebilir mi? Bazı subaylar bu işe karışmışsa münferit meselelerdir. Bunlar dairenin kuruluş felsefesine aykırıdır. Ancak bu tip işlere karışmadığı halde daireyi bu şekilde suçlamakta vatana hıyanettir.
Kozmik odalar açılmamalıydı
Kozmik odalarda gösterilmemesi lazım gelen dokümanlar bulunur. Bunlar bir savaş anında yapılacak işlerin olduğu belgelerdir. Kozmik yasak demek. Bunlar açığa çıkarılır mı? Onun için göstermek istemezler. Yukarıdan emir verilmezse kimse giremez o odalara. Mümkün değildir. Yukarısı müsaade etmiş demek ki. Yoksa son derece gizli olan belgelere ulaşmak mümkün olur mu? Kozmik belgeler hakim, savcı bile olsa açılır mı? Kolay mı bu? Türkiye tarihinde ilk defa olmuş bir şey. Büyük bir risk göze alınmıştır. Benim zamanımda kozmik odalarda hazırlıklarımıza ait dokümanlar bulunurdu. Personel, harekat, istihbarat şubeleri gibi her bölümün ayrı kozmik odası vardı. Ben Lojistik Şube Müdürüydüm. Her dairenin kendine ait arşivleri bulunurdu.
Yedek subayları eğittik
1961de daireden ayrılırken Ankara dışında Kars, İstanbul, Samsun, Trabzon ve İzmirde bölge başkanlıkları vardı. Dairenin başkanı generaldir ve çeşitli rütbelerde eğitim görmüş subaylardan oluşur. Teşkilatta sivil tek üye bile yoktur. Bölgelerde de birlik diye bir şey yoktu. O zamanki kadro yaklaşık 60 kişiydi. Bölge başkanlıklarında gönüllü subaylar ve bir kaç hizmet eri bulunurdu. Mülakat ve testler sonucu belirlenen yedek subaylara olası bir savaşta görev vermek üzere özel harekat tekniğinde teamül dışı savaşı öğrettik. Eğitimleri Ankarada Genelkurmayın dışında kiralanmış bir arazide ve Isparta Eğirdir Dağ Komando Okulunda verdik. Yetişen yedek subaylardan 15i Kıbrısta direnişe de katıldı. Bu kişiler savaşta vazife alacaklarını bilerek terhis olurlardı. Savaş patlayınca onlarla temasa geçilecek ve talimatlar verebilecek şekilde hazırlandık. Yedek subaylar gittikleri yerlerde bir örgütlenme yapmazdı. Öğretmen, manifaturacı, bakkal neyse işlerine devam ederlerdi. Savaştan önce bir güç oluşturmak kesinlikle yasaktı. Daire savaşta düşman gerisinde faaliyet gösterecek bir örgüttü. Türkiyede Kıbrıs gibi bir yapılanmaya teşebbüs bile edilmedi. Türkiyenin çeşitli yerlerine savaş sırasında kullanmak üzere silah ve telsiz gömdük. Ancak bunu bizim dışımızda yedek subaylar dahil kimse bilmezdi. 1990dan sonra Sovyetler Birliği dağılınca bu silahların toplandığını duydum.
Etiketler: kozmik, İsmail Tansu, Seferberlik Tetkik Kurulu, Man, Yorum, Zaman, Vatan, Türk, Rusya, Kıbrıs, Türkiye, Trabzon, Samsun, Kars, İzmir, İstanbul, Isparta, Ankara, Sovyetler Birliği, istihbarat, subay, tümgeneral, Laz, albay
4738
Günün Popüler Haberleri
Bu Kategorinin Diğer Haberleri
Son Dakika Haberleri
Foto-Galeriler
YAZARLAR
Haber3Group © 2001-2012 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Yazılım & Teknik Destek: CM Bilişim
Yazılım & Teknik Destek: CM Bilişim






































