• Haber3 FaceBook
  • Haber3 Twitter
  • Haber3 Friendfeed.com
  • Haber3 RSS
  • IMKB
  • 60.557
  • Dolar
  • 1,7625
  • Euro
  • 2,3305
  • Altın
  • 652,04
  • Ankara : -7 °C
  • İstanbul : 3 °C
  • İzmir : 5 °C
  • Adana : 6 °C
  • Antalya : 7 °C
  • Diyarbakır : -3 °C
Atatürk'ün heykeli Şeyh Sait'in mezarını mı gösteriyor ?
2 evladımız şehit düştü
İstanbul'a asıl kar şimdi geliyor !
İstanbul'da saldırı hazırlığında yakalandılar
Yazıyı küçült/büyüt :Yazıyı küçültYazıyı büyüt

O Yüzden Şüpheliyim !

15 Haziran 2010 Salı

Birbirlerini kalemden yayılan mürekkeple taşlayan, köşeden köşeye adeta bomba atan yazarlık anlayışından nefret etmişimdir hep. Ve ben bazı  büyüklerime benzemeyeceğime dair kendi kendime söz vermiştim. Herkes istediği şekilde düşünme, yazma ve çizme de özgürdür benim yaşam felsefeme göre. Düşünceleri yüzünden kimse kimseyi kınamamalı ve bir görüşe doğru empoze etmemeli bence. Lakin haddim olmayarak bir ağabeyimin yazısına kendi görüşlerimle katkı sağlama gereksinimi duydum. Konu tanıdık olunca engel olamıyorum kendime.

     Sevgili köşedaşım Turgay Tezcanlı geçtiğimiz perşembe Haber3'de yayımlanan “İHH’yı,8.5 Milyon Engelli Türk Vatandaşına, İnsani Yardım’a çağırıyorum” isimli köşe yazısında; “Değerli İHH Derneği Başkanlığına; Sizler, yardıma muhtaçlar için kurulmuş bir derneksiniz. Ayrıca İslam dininin de yardım a muhtaç olan insanlara, Müslümanların yardım etmesinin, en önde gelen görevlerinden olduğunu Kitabımız Kuran-ı Kerim yazar ve Sevgili Peygamberimiz de bu ve buna benzer durumlarda insanlara yardım edilmesini önerir. Benim sizlerden bir ricam olacak, Gazze’ye yardım etmek gibi ulvi bir göreve imza attınız… Şimdi sıra Türkiye’de bulunan 8.5 Milyon Engellinin, maddi yardıma muhtaç olanlarını tek tek tespit edip onlar için bir yardım KAMPANYASI başlatmalısınız,”demiş. Yazının bütününü okuduktan sonra; "aman Turgay Ağabey, ne yaptın" dedim yüksek sesle. Her ne kadar yazıda çok başka bir şey anlatılmak istenilmişse de toplum bizleri acz içinde görmekten kurtulamadığından bu esprili öneri ciddiye alınabilirdi. Engellilerin ihtiyaçlarının doğru algılanması konusunda harcadığım onca çaba, döktüğüm onca dil boşa gidebilirdi yani. Ancak itirazlarımı önce yazının sahibiyle paylaşmak gerekliydi bana göre ve ertesi günü bekleyemeden iletişim adresini eklemekle başladım işe.

     İyi ki de konuya balıklama dalmak ve dar düşüncelilere meydan bırakmış gibi gözüktüğü için buradan veryansın etmek yerine direkt konuşmayı seçmişim. Turgay Ağabey de bizden biriymiş aslında, yani o bir engelli babasıymış. Biraz tereciye tere satmak gibi olacak ama yazmazsam da kendime ihanet etmiş gibi hissedeceğim.

     Çocukluğumdan beri kararlı bir şekilde karşı çıktığım tek konu bana yapılan maddi yardım etme talepleriydi. Şimdi de rahatlıkla söyleyebilirim, bir ekmek parası cebimizde olmasaydı bile hiçbir talebi kabul etmezdik. İnanıyorum ki onuruyla yaşam savaşı veren engelli arkadaşlarım da benim yaptığımı yapıyordur. Bizler de bu ülkenin yurttaşı olarak sağlıklı insanlarda da olduğu gibi maddi sıkıntılar yaşıyoruz. Üstelik ilaçtı, tekerlekli sandalyeydi, yaşamımızı kolaylaştıran cihazları edinmekti derken ailemizin giderlerini zorunlu olarak arttırıyoruz. Zaman zaman bu yaşam kadar önemli olan istekler maddi olanaksızlıklar yüzünden karşılanamayabiliyor. Peki, çözümsüzlük kader mi? Tabi ki hayır... Yasayla getirilen işyerlerine engelli işçi alımı mecburiyeti sıkıca denetlense, çalışamayacak durumda olan engellinin ailesinden bir bireye işe girme önceliği tanınsa ve evde bakım parası gelir düzeyi gözetmeksizin her aileye verilse sanırım hiçbir kuruluşun sadaka dağıtmasına gerek kalmaz.

     Yeri gelmişken ya tutarsa diyerek ben de bir öneri ortaya atayım; İHH ve diğer yardım kuruluşları birleşip her yerleşim bölgesine engellilerin ailelerini yitirdiklerinde güvenle kalabilecekleri bir engelsiz köyü yaptırsa diyorum önerimde. Çünkü bizlerin önde gelen korkusu gelecekte, yani yaşlandığımızda ortada kalmaktır. "Yahudi yurttaşlar zor durumda kalsaydı Filistinlilere yaptığımız gibi onların da yardımına seve seve koşardık," diyen İHH Başkanı bu önerimizi duyup harekete geçer mi, bilmem... Sonuçta ortada direkt olarak oya çevrilecek bir durum yok da, o yüzden şüpheliyim...

Bu yazı toplam 1242 defa okunmuştur
Yazarın Diğer Yazıları
 
Foto-Galeriler
YAZARLAR
Haber3Group © 2001-2012 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.

Yazılım & Teknik Destek: CM Bilişim