Kimi akılla izah edemiyor, kimi iyi ki Türk değilim yoksa delirir insan bu gündemle diyor. Ne olacak bu memleketin hali diye soruyor herkes birbirine. Tabi ki hiçbir şey olmayacak, aynen devam edecek, çünkü araba aynı, her ne kadar Eski-Yeni yakıştırmaları yapılsa da, aslında hiçbir şeyin değişmediğidir gerçek, yapılan konjonktür gereği araca sıralı tüp takılmış olması gibi bir durumdur. Vergi düzenlemesi ile daha cazip kılındığı için benzinli araç LPG’ye dönüşmüştür adeta.
Her aracın bir mühendislik hesabı olur, ona göre yakıtla gider. LPG’li sisteme geçildiğinde araç arada bir tıkanır, ama sorun yoktur, sıralı sistem olduğu için benzinle gitmeye devam edersiniz, sabahları biraz zor çalışır, bazı AVM’lere giremezsiniz ama yola devam edilir.
Daha mı ekonomiktir, benzine göre verim kaybı vardır ama o da fiyat farkından istifade ile kapanır, biraz daha sık yakıt molası vermek zorunda kalırsınız odur yani, yoksa gideceğiniz yere ulaşırsınız, yarın bir gün benzinle vergisi eşitlendiğinde, araç benzinle gitmeye devam eder, ya da tercih sebebidir LPG’de kalırsınız.
Sosyal mühendislik hesapları da böyle sıkışmalara neden olur ama kimse yolundan olmaz. Tüpte olduğu gibi kimi güvenlikçi anlayışı esas alır sızdırmazlık raporu zorunlu olsun ister, kimi açılımdan yanadır şeffaf olsun her tür tesire açık gidelim, kervanı yolda düzelim ister.
Son yaşananlara bakınca kafalar karışıyor ama karışmasın, her şey oksimoronlarda, zıtlıkların biraradalığında gizli, LPG’nin “Sıvılaştırılmış Gaz” anlamına geldiği gibi. “Sosyal Mühendislik” de bir oksimoron, mühendisliğin sosyali olur mu hiç, olduğu gibi.
Sonuçta ne oldu, savcı ve emniyetçiler el çektirildi, demek ki başa dönüldü. Bu görevliler Ergenekon’la uğraşanlar değil miydi, darbeleri de terörü de Ergenekon yaratmıyor muydu, terör olduğu için darbe oluyor, darbelerden yeni terörler çıkmıyor muydu, ordu komutanları terörden içerde değil mi, niye şimdi güvenlikçileri kurtaracak bir düzenlemeye gidiliyor ve üzerine gidenler açığa alınıyor diye kafalar karışmasın “Orijinal Kopya” durumlar işte.
Örneğin savcı görevden ne sebeple alındı, sebep, gizliliği ihlal ve bilgi gizlediği için değil mi, işte bir başka oksimoron. Yani “açık gizlilik” söz konusu. Ama her ne kadar “Savcı Suçlu” oksimoronuyla görevini kötüye kullandı, vazifesi dışına çıktı dense de Başsavcılık ısrarlı, bazı MİT görevlileri vazifelerinin dışına çıktı, delilleri var diyor, ve KCK tutuklamaları da hızlanıyor.
“Korkunç Güzel” bir medyamız var, “Ciddi Komik” de denebilir. Acar köşe yazarlarımız istihbarat senaryolarına taş çıkartır analizler üretiyor. Güvenlikçilerle diyalogçular kavga ediyormuş, cemaatçilerle de iktidar, Emniyetle MİT, İsrail bir tarafta, bölge gücü olmamızın kıskanılması diğer yanda, MİT’in dönüşüm hikayesi mi istersiniz, ”Sanal Gerçeklik” bizim özümüzde var, “her köşe kendine göre yuvarlanıyor”.
Epeydir bir safsatadır gidiyordu zaten, PKK Ergenekon’un bir parçasıymış onu da MİT kurmuş, KCK da MİT üzerinden Ergenekon’un bir parçası, bitmedi, zaten Neokon’larla da ortaklarmış. O zaman kurduğu yere niye sızar insan, kendi kurduğu yer ile niye müzakere eder, niye mücadele eder ? Alın size başka bir oximoron. “Masum Suç” ! Suç işlemeden örgüte sızılmazmış, doğru, yalan söylemeden de kız tavlanmaz gibi.
Daha çok kafa karışır bu “Karışık Düzen”de, sosyal mühendislik bitmez, herkes kendine göre yorumunu yapar, iki gün geçmeden kamuoyu yoklaması yapıldı manşetlere çekildi bile, halkımız olayı çözmüş mühendislere göre.
Orta yolu bulmak için çaba gösterenleri özetleyecek bir oksimoron kombosu denememe müsaade edin.” Tek Seçenek Özel Halk Otobüsüne binmiş İyi Kolesterol Hastası Devlet Sanatçıları” gibi. Zıtlaşmalar bitecek gibi görünmüyor. Bunların “Hesaplanmış Risk” içerdiğini söylerler, ”Malum Meçhul”lere parmak basılır,”Aynı Değişiklikler” talep edilir, “Kısır Döngü” devam eder.
Bizi bu zıtlıklarımız bir arada tutar, ”Benzer Farklılığımız, “Ayrı Beraberliğimiz”, “Türk Kürtlülüğümüz”,”Laik Dindarlığımız”, ”Liberal Muhafazakarlığımız”, uzaktan bakan anlayamaz, akılla çözülecek bir konu değil, bir zamanlar biri demiş, onlar dışardan biz içerden yüklendiğimiz için yıkılmıyor sistem, böyle dengede duruyor, zıtlıkların bir aradalığı, oksimoronlarla !

Bu yazıya 1 yorum yapıldı.
Harika !
BeğendimBeğenmedim