Burcu Demir

Orwell vs Hitler

Bu defa gündemi değiştiren Erdoğan olmadı. Alev Alatlı "George Orwell sizi ayakta alkışlardı" sözleriyle bir yandan Ak Parti tabanından alkış alırken diğer yandan çoğu meslektaşının tepkisini üzerine topladı. İtiraf etmeliyim, benim açımdan bakıldığında, yaşananlar, şaşılacak bir durum şeklinde algılanmaktan epey uzak kaldı.

Bilindiği üzere, Gezi Parkı odağında gelişen eylemlerden bugüne değin Türk entellektüeller ( ve entellektüel çevreyle yan yana gelmeyi arzulayan popüler kültür figürleri) ağırlıklı biçimde muhalif kanatta durmayı seçtiler. Hükümetin özgürlükleri kısıtladığına yönelik eleştirileri ve demokrasi talepleri gerek yerli gerekse yabancı basında geniş yer buldu. Dolayısıyla, Alatlı'nın, her türlü muhalefetin yok edildiği totaliter bir toplum tehlikesine yönelik uyarıda bulunan Orwell ile Erdoğan'ı yan yana getirmesi sonucu nice polemiğin üretileceğini tahmin etmek güç  değildi.

Alatlı, Cumhuriyet gazetesinden Ceren Çıplak'a verdiği röportajda duruşunu şu cümlelerle açıkladı; “BM, IMF, NATO gibi oligarkların onayını alan ‘haklı olma hali’nin temyiz edilemez olduğu noktadayız. Yani, Filistin’in, Somali’nin, Afganistan’ın, Suriye’nin, Irak’ın, gerisini siz sayın artık, davalarını taşıyabilecekleri mahkemelerin olmadığı bir düzen.'' Erdoğan'ın  'Dünya beşten büyüktür!' derken işaret ettiği durum.'' Özetle, Cumhurbaşkanı'nın Batı emperyalizminin haksızlıklarına Batı'nın kalbinde dikkat çeken konuşmasını referans aldığını söylüyor.  Söz konusu çıkarımına yöneltilen başlıca eleştiri ise 'Dünya Beşten Büyüktür!' başlıklı o meşhur konuşmayla çelişen baskıcı bir tutum ülke içinde ortaya çıkmıyor mu? sorusuyla özetlenebilir.

Aslına bakarsanız,  Türkiye'nin düşünsel ve sanatsal camiasında samimiyetin tüm taraflar açısından sınıfta kaldığını söylemek mümkün. Alatlı'ya çelişkilerini hatırlatan kesimin dışlayıcı üslubu bu durumun en güzel örneği. Toplum üzerinde kısıtlamalara dikkat çeken ve daha fazla demokrasi talep eden entellektüel camianın, çoğunlukla hemfikir olmayan bir meslektaşını nefret söylemleriyle dışlaması tutarlı ve adil bir davranış mıdır? Böylesi bir tabloda, sanatçı,içinde bulunduğu toplumsal çevreyle uyum sağlama yönünde bir baskı hissetmeyecek midir? Kaldı ki 'Fazıl Saycılar' ve 'Orhan Gencebaycılar' ayrımından sonra şimdi de 'Erdoğan'ı Orwell'e alkışlatanlar' ve 'Hitler'e benzetenler' şeklinde atışmamız kaçınılmaz hale gelir. Lakin, böylesi magazinsel polemiklerin gündemi uzun süre istila etmesi, konuşulacak nice sorunların biriktiği ülkede büyük bir lüks değil de nedir?

Temennim şöyle  ki, yazarlarımız, ressamlarımız, düşünürlerimiz, dizi oyuncularımız ve hatta pop starlarımız  mevcut kutuplardan birine sırtlarını dayamak ve bahsi geçen toplumsal tabandan kendilerine hedef kitle oluşturmak gibi gündelik gayeleri kısa süreliğine rafa kaldırsınlar ve sanatlarını icra ederken ya da bilimsel çalışmalarına başlarken tüm ideolojilere eşit mesafede durarak her birinin doğrularını ve yanlışlarını işaret edebilsinler.  Ancak o zaman birbirimizi ikna etmek değil anlamak için konuşur ve ülkenin üretkenliğini (polemik değil iş bazında) daha ileri safhalara taşıyabiliriz diye düşünüyorum.

Yazarın Diğer Yazıları
Haber3Group © 2001-2017 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Haber Portalı Yazılımı ve Teknik Destek: CM Bilişim. Vargonen Hosting & Cloud sunucuları üzerinden yayın yapmaktadır.
Kullanım Şartları  |  Reklam  |  İnsan Kaynakları  |  Künye  |  Bize Ulaşın  |  Site Haritası  |  RSS