• Amerika'ya gitmek zorlaşıyor
  • Tacizci adama linç girişimi !
  • CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DAN ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR
  • Bakan Soylu söz verdi ''Hesabını ödeteceğiz''
  • Sivillerin üzerine bomba yağdı: 200'den fazla ölü var
Serdar Durat

Putin'in Suriye'den çekilme kararı jest mi yoksa rest mi ?

Değerli Düşünür Dostlarım,

Rusya Federasyonu devlet başkanı Vladimir Putin ani bir açıklama yaparak Suriyede'ki Rus askerlerinin büyük bir çoğunluğunu geri çekeceğini belirtti.

2015 Eylül ayında başlayan ve yaklaşık altı ay süren Rus askeri müdahalesinin hedeflerine ulaştığını açıklayan Putin , Kremlinde Rusya Savunma ve Dış İşleri Bakanları ile yaptığı toplantının ardından Esad'ı telefonla arayarak bu kararını bizzat bildirdi. Cenevre'deki Suriye Barış görüşmeleri sürecinde elini kuvvetlendirmek, tabiri caizse kartları yeniden dağıtmak isteyen Rusya'nın bu "sözde" geri çekilmesinin Putin'in Esad rejiminin yıkılmasına engel olunduğu ve Esad'ın yeterince korunduğu kanaatine varmış olduğunu göstermektedir. Nitekim Putin diplomatik kadrolarına verdiği talimatla , altıncı yılına giren ve en az 250.000 can kaybına neden olan Suriye iç savaşının sonlandırılmasına dönük olarak çaba sarf etmelerini istediğini belirtmiştir.

Batılı diplomatik kaynaklar Putin'in bu beklenmedik hamlesini şüphe ve tereddütle karşılamışlar, adeta şok olmuşlardır. Bir süre beklemek ve Putin'in bu kararının ne anlama geldiğini görmek istemektedirler.

Kremlin'in açıklamasına göre Putin ve Obama dün yaptıkları telefon görüşmesinde Suriye'de şiddet ve vahşetin derhal sonlandırılması, çözüm için politik girişimlerin yoğunlaştırılması gerektiği konularında mutabık kalmışlardır.

Sevgili okurlar,

Rusya'nın krize fiilen müdahil olduğundan beri Suriye'li muhalif gruplar Rusya'yı hedef gözetmeksizin gelişigüzel hava saldırıları ile çok sayıda sivil ölümlerine neden olduğu için suçlamakta, Rusya yetkilileri ise bu suçlamayı şiddetle red etmektedirler.

Putin bu hamlesi ile Suriye'de iç savaşın sonlandırılması kararını Esad'ın değil kendisinin verebileceğine dair gövde gösterisi yapmak istemiştir. 

18 ay içinde BM gözetiminde yapılması öngörülen Suriye'de yeni Başkanlık seçimine kadar Esad 'la devam konusundaki müzakereler kilitlenmiş durumdadır.  Moskova'dan yapılan açıklamaya göre Suriye içindeki bir kısım Rus askeri varlığının bir süre daha devam edeceği anlaşılmakta olup gerçek anlamda tamamen geri çekilme için henüz kesin bir termin planı yayınlanmamıştır. Bu kapsamda özellikle Rus Hava Kuvvetlerine bağlı savaş uçaklarının bölgedeki terörist gruplara karşı hava taarruzlarını sürdürmesi için Putin ve Esad hemfikir olmuşlardır. Putin'in ifadelerine göre Lazkiye ve Hmhymim de bulunan Rus Hava Üsleri ile Tartus limanındaki Rus Deniz Üssü faaliyetlerini idame edeceklerdir. Rus savaş uçakları bu üslerden kallkarak günde 100 sorti yapabilmek ve gerektiğinde çok kısa süre içinde yeniden silahlanarak, yakıt ikmali yaparak harekata devam etmek imkan ve kaabiliyetine sahiptirler.

Rus savunma bakanı Sergei Shoigu pazartesi günü yaptığı açıklamasında Rus askeri müdahalesi neticesinde Suriye devletine karşı savaşan 2000 isyancı ve 17 saha komutanının öldürüldüğünü belirtmiş. Ayrıca 200 den fazla akaryakıt istasyonuna taaruzlar tertiplendiğini, 400 kadar yerleşim yerinin alındığını, İsyancılara Türkiye'den gelen ana lojistik destek kanallarının kesildiğini söylemiştir. İngiltere'de konuşlu Suriye insan hakları gözlemcilerine göre ise Eylül 2015 - Mart 2016 arasında Rus hava saldırıları neticesinde 1733 sivil olmak üzere toplam 4408 kişi hayatını kaybetmiştir.

Putin şu andan itibaren Suriye'nin kaderinin görüşüleceği ve kararlaştırılacağı toplantılardaki masalarda başat ülke olarak yerini garantilemiştir.

Türkiye ve Suudi Arabistan'ın yanısıra Batı Ülkeleri Putin'i Hava Gücünü İşid hedeflerine karşı değil Özgür Suriye Ordusuna ,sivil insanlara,okullara, hastanelere karşı kullanmakla suçlamaktadırlar.

Bu ay başında Nato'nun Avrupa müttefik Kuvvetler Komutanı General Philip Bridlove 'da Putin'i Avrupa'ya mülteci akınını tetiklemek için kasıtlı olarak Suriye'de askeri operasyonlar düzenlemekle suçlamıştır.  

Sevgili Okurlar,

Rusya Federasyonu küresel güç yarışında bilek güreşi yapan , oyun kurucu ülkelerden biridir. Özellikle Doğu Jeopolitiğinin stratejik büyük ortaklarından olan Rusya politika belirleyen,kural koyan ve caydıran gücünün farkındadır. Kozları ve dezavantajları vardır.  Özellikle hava kuvvetlerinin harekat yarıçapını arttırabilmesi, deniz kuvvetlerinin Doğu Akdeniz harekat alanında sancak gösterebilmesi için Suriye Rusya'nın tek şansıdır. Ulusal çıkarları doğrultusunda küresel anlamda ilgi alanını ve kullanabildiği gücü oranında etki alanını geniş tutmak istemektedir. 

Hal böyle iken Rusya'nın bu kararı stratejik bir hamle midir ? Çözüm için bir iyi niyet gösterisimidir ? Diplomatik bir jest midir ? yoksa tüm muhataplarına karşı bir rest midir ? sorularına cevap bulabilmek için bazı tespitler aşağıda sunulmuştur.

Çok kısa sürede gideceği düşünülen Esad Rusya sayesinde beş senedir ve giderek güçlenerek görevinin başında kalmıştır. 

Rusya çekilme kararı ile mütecaviz niyetleri olmadığını vurgulamış, Cenevre barış görüşmeleri sürecinde ve uluslararası ortamda ilave bir koz sahibi olmuştur.

Rusya, Suriye’ye yönelik Suudi Arabistan liderliğinde birçok Arap devletinin içine dâhil olduğu bir askeri harekatin gerçekleşmesini imkansız kılmıştır.

ABD’nin, Türkiye"nin veya herhangi başka bir gücün Suriye'ye askeri müdahale olasılığını sıfırlamıştır,

Rusya’nın Suriye'deki askeri operasyonlarının yarattığı ağır ekonomik yükten kurtulmasına olanak sağlayan çekilme kararı 2014 yılından 2016 yılının ilk çeyreğine kadar Rusya’nın ekonomisindeki yüzde dört ile beş oranında küçülmeyi tersine çevirme fırsatını yaratmıştır.

Bu tespitler doğrultusunda ve netice olarak Rusya'nın Suriye'den asker çekme kararı aslında gerçek anlamda stratejik bir hamledir. Muhtemel sonuçları itibarı ile de zımni bir rest çekmedir. Bu hamlenin sonrası da hesaplanmış, olası riskleri göze alınmıştır. Çekilme algısı yaratırken aslında Suriye'deki askeri varlığını perçinlemiş olmaktadır. Esad sonrası Suriye nasıl olursa olsun Rusya'nın Suriye üzerindeki nüfuz alanı, hava ve deniz üslerinin konumu sabit kalacaktır. Bu gerçeklik karşısında bizim de Rusya ile halen sorunlu ve sıkıntılı olan ilişkilerimizi ; Doğu Akdenizin bitişik bölgemizde sahildar ülkelerinden biri gibi düşünmek ve ivedilikle onarmak, geliştirmek zaruretimiz olduğu inancındayım.

 

Saygılarımla

 

Serdar Durat

Stratejist

Yazarın Diğer Yazıları
Haber3Group © 2001-2017 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Haber Portalı Yazılımı ve Teknik Destek: CM Bilişim. Vargonen Hosting & Cloud sunucuları üzerinden yayın yapmaktadır.
Kullanım Şartları  |  Reklam  |  İnsan Kaynakları  |  Künye  |  Bize Ulaşın  |  Site Haritası  |  RSS