Bir ZAZA olan Seyit dedikleri Rıza, Arap mı ki Hz. Hüseyin soyu olsun?!!
Tuncelili Emekli Öğretmen Mehmet Öztürk’ün mektubu bugünkü yazımız.. Sayın Öztürk Sahte Seyit, Rıza yobazını sergiliyor, okuyalım..
“Selamlar, ben de Tunceliliyim ve haykırıyorum, bizi Osmanlı padişahıyla kırıp zorla Kürtleştiren zihniyet gene aynı hatalarla tarih yazmaya devam etmektedir. Bakınız 1938 Meclis tutanaklarına, müfettiş raporlarına. Öz be öz Türk olan Türkmen aşiretleri nasıl ne adına isyan edip, yanlışlar içine düşmüşlerdir. İngiliz ajanı, Suriyeli, Hıristiyan bir ailenin çocuğu İngilizler tarafından Dersim’i kışkırtmak için yetiştirilip, o cahil insanları kırdırmıştır.”
Gönderen, Mehmet Koçyiğit: “Bizim köyden de Dersim’de şehit düşmüş bir asker var. Ailede biri 3 diğeri 2 yaşında yetim kalmış. Şehidin annesi üzüntüsünden aklını yitirip ölmüş; amcası ise dayanamamış, damdan düşüp ölmüş. Bu ailede bu travma halen de yaşanmakta. Şehit düşen çocuğun adı, hem anne hem de baba soyundan doğan çocuklara verilmiş. O çocuklardan en büyüğü 60 en küçüğü 4 yaşında. Durum böyle. İsyana yaklaşım çok yanlış.
İsyanın adı DERSİM İSYANI değil; isyanın adı Seyit Rıza isyanı. Seyit Rıza bir Zaza. Arap değil. Bu şahıs seyit olmanın getirisi bol olduğu için kendisinin Hz Ali soyundan geldiğini iddia ediyor. Böyle bir aile kendi köyümde var. Şavşatlılar. Ama Hz. Ömer soyundan geldiğini iddia ederler. Ben inanmam ama, halk bu iddia karşısında suskundur. Hem Zaza hem Arap, hem Tuncelili hem de Kerbelalı. Bu nasıl çelişkidir bu böyle. Dinci kanat ile Alici kanat olaya seyitlik ve Alicilik at gözlüğünden bakmakta. 62 yıllık bir olayı bugünlerde olmuş gibi gündem yaratmak, ahlaksızlıktır; ama, prim yapmakta. Seyit Rıza isyanı 1 kez de olmadı: Dersim 37 ve Dersim 38 İsyanları 2 kez oldu. Biri bastırıldı, derken diğeri patlak verdi. Sen, Devletin masum askerini katlet 62 yıl sonra şöhret ol!!! Ne ala memleket.
Onur Öymen konuşurken ben tesadüf bu ya TRT 3’ü dinlemekteydim. Hiç bi şey demedi aslında. Ve fakat DTP’li Sırrı Sakık laf attı. Dersim Katliamı sözünü etti. O saatten sonra da dillerde pelesenk. Kuzum neden bu DTP’lilerin peşinden sürüklenmek. Mağaralar ateşe verilmiş, miş miş de miş miş. İnsanoğlu evlerde mi yaşamakta mağaralarda mı? Neden Seyit Rıza ve 5 karısı mağaralarda ki…? Şimdiki PKK’lılar da mağaralarda değil mi? Peki yakılmış da neden Seyit Rıza nam şahıs yakılmamış da yargılanmış. Tarihe bakarken dikkatli olalım. Her olayı herkes işine geldiği gibi yazar ise buna tarih denilmez. Seyit Rıza İsyanının bastırılması bize Hatay’ı getirmiştir. Çünkü Anadolu’nun ortasında Tunceli hiç bir kıyıya komşusu bile yok. Buna rağmen, neden ve nasıl olur da isyan eder?
Çünkü Türkiye’nin göreceği esaslı bir sorun var. O da Hatay!!! Bu ülkenin uyanık oğulları hem isyanı bastırdı hem de Hatay’ı elde etti. Eğer Şeyh Sait isyanı bastırıldığında ülkenin eli güçlü olsaydı Musul sorununu da kendi lehine çözerdi. Bugünlerde üzerinde çok durulan İhsan Sabri Çağlayangil’in anılarında, Atatürk idamlara cevaz vermez diye, asılmaların O yüce şahıstan habersiz yapıldığı yazılmakta. Lütfen biraz düşünelim.”
Yazar Behiç Kılıç a gelen mektup.