Nefise Seda Yanık

Samimiyetsiz-siniz

Çok değil bundan 30 sene evvel.. Hani telefonun yeni kullanılmaya başlandığı ve üzerine örtü örtüldüğü, televizyonun sadece belli başlı evlerde boy gösterdiği ve komşuların izleyebilmek adına evinize akın ettiği senelerden bahsediyorum. Sık sık dinlerim büyüklerimden o yılların öykülerini. Her şeyin daha temiz ve masum olduğu o yıllara bir özlem belirir içimde. Özlediğim o yıllar değildir elbette, çünkü sahip olamadığınız şeyi özleyemessiniz.

Nedir öyleyse özlediğim ? Neyedir özlemim dersiniz ?

Aşıkların birbirlerini görebilmek adına camlarda beklediği, buluşma noktalarının pastaneler olduğu ve günümüz teknolojisinden bihaber olan o yılları özlemeye  değer bulmayabilirsiniz çoğunuz. Öyle ya ! Artık cep telefonundan tutunda, internete kadar bir çok imkana sahibiz. Üstelik bu aletler sayesinde iletişim çağımızda çok kolay bir hale geldi. İlkokul arkadaşlarınızı bulabileceğiniz bir facebook"unuz bile mevcut ! Kim kiminle nerede takip edebiliyor ve gününüzü nasıl geçirdiğinizi arkadaşlarınıza reklam edebiliyorsunuz dilerseniz.

İlişkiler deseniz çabası ! Öyle cam kenarlarına, pastanelere, kolu kanadı kırık özlemlere gerek bile yok. Herkesin yedekte bekleyen melekleri mevcut. Biriyle olmadı mı ? Hadi hoooop diğerine. O da olmadıysa bir diğerine… Nasıl bir kısır döngüdür bu bilinmez.

“Annen bile okşasa benim bağrım kan olur” dizelerinin yerini “gidene boşver, gelene hoş gel” şarkıları almış. 

Şöyle bir bakıyorum da…

Eskiden 30 yaş dendiği zaman orta yaşlı gözüyle bakılırdı insanlara. Şimdi hepimizin 30"una merdiven dayadığı yıllardayız. Kimse de ne ciddiyet, ne sorumluluk,nede güvenilirlik mevcut.Herkes annesinin kuzusu olarak kalmış. Amaçsız, hedefsiz... Sevgisiz ve histerik bir şekilde yaşamaya mahkum olmuş gibiyiz.

Peki bütün bu bahsettiklerimizden sonra içiniz açıldı mı dersiniz ? Teknoloji ve 2000"li yıllar hayatımızı kolaylaştırdığı kadar zorlaştırmadı mı sizce de ?

Evet artık bulaşıkları elde yıkamıyoruz, Sevdiğimiz veya sevmediğimiz birine ulaşabilmek için ise cep telefonu emrimize amade. Televizyonda ise tek kanala mahkum olunan günler çoktan sona erdi. Aşkla cinselliği karıştırdığımız, iki yüzlülüklere alıştığımız, rahatlıktan her şeye kafayı takıp bunalıma girdiğimiz ve quantum kitaplarına sarıldığımız şu günlerde; insanlar arasındaki samimiyetsizliği bu derece yoğun yaşar ve kimseye güvenemezken hiç birimiz çok mutlu olduğumuzu iddia edemeyiz bence. Hayatı yaşayarak öğreniyoruz Her türlü imkan elimizin altında olduğu için hiçbir şekilde tatmin olmuyoruz. Sevgiyi,saygıyı,inancı yitiriyor ve tepkisizleşiyoruz.. Nasıl bu hale geldik diye kimse merak etmiyor dahi. Ne de olsa mutsuzluğa ve huzursuzluğa alıştık. Kapatıp yüzümüzü gerçeklere devam ediyoruz bolluk içindeki hayatımıza….

Maddi değerleri kazandığımız ve fakat manevi değerleri kaybettiğimiz bir dönemde neden geçmişin özlemini çektiğimi anlayabilmişsinizdir herhalde. Evet insanların daha kısıtlı şartlarla daha mutlu yaşadığı o günlerin özlemini,o dönemlerde yaşamasam bile, etrafımda ki doyumsuz ve mutsuz yüzleri gördüğümde içimde hissediyorum.

Kimse yanlış anlamasın ! Sağlığı-sıhhati, ailesi, keyfi yerinde bir Türk evladı olarak içinde bulunduğum imkanlar için Allah"a ne kadar şükretsem azdır. Bütün yazım boyunca tek ifade etmek istediğim; toplum olarak samimiyete ve dürüstlüğe olan hasretimizi dile getirmekti.

Lütfen hepimiz hayata yalnız bir kez geldiğimizi unutmayalım ve samimiyetimizi her anlamda koruyalım.

Unutmayalım ki her kapıyı açan tek anahtar vardır. SAMİMİYET!

Not: www.haber3.com'da ki ilk yazımda, yazılarıma kıymet veren ve bana köşe ayıran sevgili Onur Özer beye ve okuyan herkese teşekkür ederim. Bana ayrılan köşeyi en iyi şekilde değerlendirmeye ve güzel paylaşımlarda bulunmaya oldukça hevesliyim. Her Pazartesi görüşmek üzere..

Sevgilerimle.

Yazarın Diğer Yazıları
Haber3Group © 2001-2017 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Haber Portalı Yazılımı ve Teknik Destek: CM Bilişim. Vargonen Hosting & Cloud sunucuları üzerinden yayın yapmaktadır.
Kullanım Şartları  |  Reklam  |  İnsan Kaynakları  |  Künye  |  Bize Ulaşın  |  Site Haritası  |  RSS