Serdar Durat

Seçilmiş Cumhurbaşkanı ve atanmış Başbakan

Değerli düşünür dostlarım,
CB seçilen Başbakan Erdoğan kendisine halef olarak Dış İşleri Bakanı Prof.Dr Ahmet Davutoğlu'nu atadı. Bu tercihin nedenleri hakkında çok sayıda yorum yapıldı ve yapılıyor. Malumu ilan ve mükerrer baskı durumuna düşmemek için bu konuyu tekrar ısıtıp sizlere sunmak istemiyorum. Sadece şu kadarını belirtmeme izin verin lütfen.
Davutoğlu aşağıda özetlemeye çalıştığım liyakati ve kariyerinden çok , uzun yıllardan beri Erdoğan ile uyumlu, ahenkli ve sürekli amirinin dümen suyunda viya eden memur yetenekleri ile temayüz etmiş ve bu teveccühe layik görülmüştür .

Davutoğlu ortaöğrenimini İstanbul Erkek Lisesinde tamamlamış,1983–84 eğitim öğretim yılında Boğaziçi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Ekonomi bölümlerinden mezun olmuş.
Boğaziçi Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümünde yüksek lisans, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümünde de doktorasını yapmış.
1990 yılında, Malezya International Islamic University’de yardımcı doçent unvanı ile çalışmaya başlamış. Üniversitenin Siyaset Bilimi bölümünü kurmuş ve 1993 yılına kadar bu bölümün başkanlığını yürütmüş.
1993 yılında Doçentlik unvanını alan Davutoğlu,1995–1999 yılları arasında Marmara Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünde öğretim üyesi olarak görev yapmış.
1998–2002 yıllarında, Silahlı Kuvvetler Akademisi ve Harp Akademilerinde misafir öğretim üyesi olarak ders vermiş. TSK nin kurmay kadrolarının ve gelecekteki komutanlarının yetişmesinde  "etkisi/katkısı "olmuş. Çok daha önce bu akademilerden mezun olduğumuz için Davutoğlu'nun engin müktesabatından istifade etme fırsatımız olmadı. Bu açığımızı kapatmak için "Stratejik Derinlik" adlı kitabını okumuş ve ne demek istediğini anlamaya çalışmıştık.

Davutoğlu akademik kariyeri kapsamında 1999–2004 yılları arasında Profesör unvanı ile Beykent Üniversitesinde, üniversite yönetim kurulu üyeliği, senato üyeliği ve uluslararası İlişkiler bölümü başkanlığının yanısıra, Marmara Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünde de misafir öğretim üyeliği de yapmış .

Sevgili okurlar,
Müstakbel Başbakan Davutoğlu 3 Kasım 2002 yılında yapılan genel seçimlerin ardından 58. Cumhuriyet Hükümeti döneminde, Başbakan Başmüşavirliği ve Büyükelçilik görevine atanmış, 59. ve 60. Cumhuriyet Hükümetleri döneminde de bu görevlerini sürdürmüştü.


Siyasi kariyerini seçilmekten çok atanmakla zenginleştiren Davutoğlu 1 Mayıs 2009'da, Dışişleri Bakanı olarak TBMM dışından atandı. 58., 59. ve 60. hükümetler döneminde başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a ve hem bakanlık hem de cumhurbaşkanlığı görevlerinde Abdullah Gül'e dış politika başdanışmanlığı yaptı.

24. Dönem Konya Milletvekili olarak TBMM'ye giren Ahmet Davutoğlu
21 Ağustos 2014'te, 12. Cumhurbaşkanı (Seçilmiş) Recep Tayyip Erdoğan tarafından Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı adayı olarak açıklandı.

Sevgili Düşünürler,
Malumlarınız akademik yükselme kriterleri arasında hakemli dergilerde makale yayımlanmış olması şartı bulunuyor. Dış İşleri Bakanlığının resmi sitesinde Davutoğlu'nun eserleri ve makaleleri belirtilmiş ancak yabancı arama motorlarında
bu muhteşem bilim adamımız hakkında pek bilgi yok malesef.
Örneğin kaç makalesi uluslarası saygın hakemli dergilerde yayınlanmış ve başka bilim insanları tarafından referans kaynak olarak kullanılmış diye merak ettim araştırmak istedim yeterlli bilgiye erişemedim.

Netice olarak gerçek şudur ki ; seversiniz veya sevmezsiniz, beğenirsiniz veya beğenmezsiniz ama Prof Dr Ahmet Davutoğlu Türkiye Cumhuriyetinin 26. Başbakanı olacaktır. Ülkemize hayırlı olsun. Başarılı olması toplumsal müşterek ihtiyacımız ve beklentimizdir. Dış işleri Bakanlığı döneminde sahibi olduğu stratejiler ve paradigmalar sayesinde uluslararası ilişkilerimizin çok sancılı ve sıkıntılı bir süreçten geçtiği aşikardır. Umarız ve dileriz en azından ;

- Hayatın doğal akışına aykırı olan "komşularla sıfır sorun " sloganını gözden geçirir,

- Ulusal güvenliğimizi-bekamızı tehdit eden, milli onurumuzu inciten odaklara karşı "Kimse Türkiye'nin gücünü ve sabrını test etmesin" gibi mizahi retoriklerden vazgeçer,

- Mezhep farklarının dini değerlerimizde ayrıştırıcı parametre olmasına izin vermez,

- Türkiye'nin çağdaş medeniyet seviyesine erişmek vizyonuna giden rotasını doğru çizer,

- Etnisite ve kültür farklarının toplumumuzdaki duygusal kopuşlara, birbirimizden uzaklaşmamıza mahal vermesinin önünü keser.

Sorgusuz ve koşulsuzca Reis'in dümen suyunu mu takip edecek yoksa milli menfaatlerimizin gerektirdiği hayati manevraları ustalıkla yapabilecek mi ?
Zaman gösterecek.

Saygılarımla

Serdar Durat
Stratejist

Yazarın Diğer Yazıları
Haber3Group © 2001-2017 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Haber Portalı Yazılımı ve Teknik Destek: CM Bilişim. Vargonen Hosting & Cloud sunucuları üzerinden yayın yapmaktadır.
Kullanım Şartları  |  Reklam  |  İnsan Kaynakları  |  Künye  |  Bize Ulaşın  |  Site Haritası  |  RSS