• Sonar'ın anketinden ''Hayır'' çıktı
  • Sinan Oğan'ın toplantısında arbede çıktı
  • Devlet Bahçeli: ''Ülkücüyüm diyen...''
  • Erdoğan'dan yine olay olacak ''Hayır'' çıkışı
  • PKK'ya darbe üstüne darbe ! 33 terörist öldürüldü
Serdar Durat

Seçim için geri sayım başladı

Değerli düşünür dostlarım,
Önümüzdeki hafta bu gün CB seçimi için sandıklara gidilecek ve Türkiye yeni Cumhurbaşkanını seçecek. Mevcut üç aday halen kendi imkan kabiliyetleri ve jargonları doğrultusunda seçim kampanyalarını sürdürüyorlar. En yoğun, en hırslı ve en görkemli kampanyayı Başbakan Erdoğan'ın sürdürdüğü pek aşikar.
Bu kapsamda dün İzmir'de yaptığı mitingde Erdoğan yine çarpıcı ve biraz da ürkütücü manşetler verdi. Tarihimizde bir ilke imza attı ve CB seçim propogandasında  açık seçik bir şekilde mezhep farklılığını dile getirmekten çekinmedi. CHP lideri Kılıçdaroğlu'na hitap ederek "Kılıçdaroğlu, sen kendin Alevi olabilirsin. Ben sana saygı duyarım. Bundan da çekinme, korkma. Bunu da rahat rahat söyle. Ben de Sünniyim, ben de bunu rahat rahat söylüyorum." ifadesini kullandı.Türkiye'de cumhurbaşkanı olabilmek için mezhep bazlı aidiyetin ne önemi vardır ki malumu ilan etmek pahasına kendisinin sünni olduğunu vurgulamak ihtiyacını hissetmiştir acaba?

Sevgiili okurlar,
Cumhurbaşkanı adayı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Alsancak Gündoğdu Meydanı'ndaki halka seslenişi öncesinde logolu bayraklarla süslenen meydanda üzerinde 'İzmir'de Ege'nin incisi gönlümüzün birincisi', 'Milli irade milli güç İzmir sana inanıyor' yazılı pankartlar vinçlere asılmış. Sıcaktan bunalan vatandaşların üzerine üç püskürtme makinesi ile gül kokulu su sıkılmış. Mitinge katılanlara sandviç, kek, soğuk çay ve pet su dağıtılmış. Mitinginin duyurusu için İzmirliler, cep telefonları ve sabit telefonlar aranarak Başbakan Erdoğan'ın sesinden davet edilmişler.

Erdoğan konuşmasına, "Efeler diyarı İzmir bugün yine çok farklı, kabına sığmıyor" diye başlamış . İzmir adım adım hizmet siyasetine proje ve eser siyasetine koşuyor. İzmir'de aynen çalışmaya devam edeceğiz. Daha çok çalışacağız kendimizi daha çok anlatacağız. Farkımızı ortaya koyup gelecek seçimde İzmir'i de Ak Parti belediyeciliği ile çalışacağız" demiş.

Kıymetli düşünürler,Türkiye'nin Cumhurbaşkanı olmak için seçim kampanyası yapan bir adayın AKP olarak İzmir Belediye Başkanlığında gözleri ve gönülleri olduğunu beyan etmesi seçildiği takdirde nasıl bir CB olacağına dair ne muhteşem bir emare değilmi?

Başbakan Erdoğan, rakibi Ekmeleddin İhsanoğlu'nun İstiklal Marşı'nı bilmediğini söyleyerek, CHP ve MHP seçmenine "Böyle bir adamın peşinden nasıl gideceksiniz" diye sormuş.  "Şimdi de 10 Ağustos cumhurbaşkanlığı seçimi için Pensilvanya adayı çıkardılar. CHP ve MHP'yi bir kez daha esir aldılar. Bu monşer aday CHP ve MHP'nin değil Pensilvanya'nın. Onlarla iş tutanların adayıdır. Yerli değildir, milli değildir, ülkesine milletine yabancı bir adaydır. Bu aday siyaset bilmez. Türkiye'yi de Türkiye'nin sorunlarını da bilmez. En azından İstiklal Marşı'nı bilseydi bari demiş..

Bir zamanlar can ciğer oldukları Gülen cemaati liderine çıkarlar çatışınca demediğini bırakmayan Erdoğan'nın eski gönül dostlarından biri olan Ekmeleddin Bey için sırf kendisine rakip oldu diye bu denli ağır sözler sarfedebilmesi Makyevelist felsefeye sahip olduğunu işar etmektedir. Bir başka deyişle hedeflerini elde etmek için ilkelerinden ve değerlerinden taviz vermek pahasına her yolu mübah gördüğüne dair endişeleri beslemektedir.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasının sonunda, alandakilere seçim sloganlarını tekrarlatmış, ardından dün toprağa verilen sanatçı Murat Göğebakan için birer fatiha okumalarını istemiş. Basında yer alan haberlerden anladığımız kadarı ile Erdoğan  Murat Göğebakan'ın cenaze törenine katılmış ve müteveffanın tabutunu omuzlamıştır. Eğer yanlış bilmiyorsam Başbakan Erdoğan bu güne kadar hiç bir şehit tabutunu omuzlarında taşımamıştır. Sevgili Göğebakan için biz de fatihamızı okuduk ve vefatından dolayı üzüntü duyduk , nurlarda yatsın, mekanı cennet olsun ama acaba Erdoğan için " Uzun Adam" şarkısını yazmasaydı Erdoğan yine de bu sanatçımızın ardından fatiha okunmasını ister ve tabutunu omuzlarında taşırmıydı dersiniz?

Ayrıca CB adayı olarak tüm konuşmalarında bu denli yoğun bir şekilde dini değerleri kullanmasına ne gerek vardır ? bu yüce makama layik olabilmek için hakim kriter ve egemen disiplin din mi olmalıdır ?

Keşke biraz da müstakbel CB olarak seçildiği takdirde başta iç sosyal barışımız , uluslar arası ilişkilerimizde kullanmayı düşündüğü kozlarımız, derin yara alan yargımız ve TSK mizin nasıl tekrar ayağa kaldırılacağına dair paradigmalarından bahsetseydi. Belki kendi tabanının ve koşulsuz hayranlık duyan kitlelerin bunlara pek ihtiyacı olmayabilir ama ülkenin diğer yarısının kaygı eşiğini biraz olsun düşürebilmek adına ( eğer umurunda ise) bu görüşlerini bilmemiz çok önemlidir.

Saygılarımla

Serdar Durat
Stratejist

Yazarın Diğer Yazıları
Haber3Group © 2001-2017 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Haber Portalı Yazılımı ve Teknik Destek: CM Bilişim. Vargonen Hosting & Cloud sunucuları üzerinden yayın yapmaktadır.
Kullanım Şartları  |  Reklam  |  İnsan Kaynakları  |  Künye  |  Bize Ulaşın  |  Site Haritası  |  RSS