• Son ankette MHP'li seçmen sürprizi
  • Osmanlı torunu Nilhan Osmanoğlu'ndan Atatürk çıkışı
  • CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DAN ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR
  • İğrenç olay ! Öğretmen erkek öğrencisiyle otomobilde yakalandı
  • ''Tavan fiyat yüzünden 20 bin kişi işsiz kalır''
Burcu Demir

Şeffaflık



Ülkenin epey sancılı bir dönemden geçtiğini ve mevcut konularla ilgili her kesimden farklı fikirlerin yükseldiğini gün be gün duyuyor, görüyor ve okuyoruz. Bununla birlikte, mevcut gelişmelerin çok azını layıkıyla idrak ve analiz edebiliyoruz. Önümüze konan başlıklara hakimiyetimiz yok denecek kadar az. Kısacası, bilgi kırıntılarından yola çıkarak içimizi rahatlatacak sonuçlar bulmaya çabalıyor, başaramayınca siyasete topyekün sırt çeviriyoruz.

Neyi kast ettiğimi daha detaylı anlatmak için iki ayrı gündem başlığını ele alacağım. Birincisi _tahmin ettiğiniz üzere_ güneydoğuda yaşananlar. Hatırlıyorum ki yılbaşından birkaç gün önce bölgedeki çatışmaların ilçe merkezlerine taşınmasından endişe duyan sivil halk ülkenin başka bölgelerine göç etmeye koyulmuştu. Özetle, biz batıda 2016'nın gelişini sazla sözle kutlarken oradaki çoğu insan yastığını yorganını yüklenip yollara düşmüştü. Fotoğrafları gazetelerin birinci sayfalarında yer aldı, görüntüler yeni yıl partisine hazırlananların içini pek acıttı, ah vah dendi, dualar edildi ama sonrasında ne olduğunu sormak çok azımızın aklına geldi. Merak ediyorum, devletin sözünü dinleyip sokağa çıkma yasağı ve çatışma başlamadan önce yerini yurdunu bırakan bu insanlara Suriye'den gelenlerin yarısı kadar bile olsa yardım eli uzatıldı mı? Eğitimi yarım kalan çocuklar için herhangi bir formül düşünüldü mü?

İkinci olarak, Anayasa Mahkemesi'nin Erdem Gül ve Can Dündar ile ilgili kararına odaklanmayı tercih edeceğim. Çünkü basın özgürlüğü konusunda kaygı duyanların soru işaretlerini yok etmediyse bile yüreklerine su serpen bir gelişme olduğunu görebiliyorum. Diğer yandan, sormadan edemiyorum ülkenin 81 vilayetinde yeterli delil olmadığı halde tutuklu yargılanan lakin Can Dündar kadar ünlü ve popüler olmadığı için sıranın kendi dosyasına gelmesini bekleyen binlerce vatandaşın hali ne olacak? Yeni anayasa tartışmaları başkanlık ekseninde gelişmeyi sürdürecek mi yoksa yargının işleyişini hızlandıracak hukuki değişikliklere dair çalışmalar aynı şevk ve hızla gündeme gelecek mi?

Çoğu zaman soruyoruz; toplumu hangisi daha çok kaygılandırıyor? Terör mü? Suriye politikası mı, ekonomide ortaya çıkacak muhtemel bir kriz mi? Bence bahsi geçen meseleleri şeffaflıktan nasibi almayan bir anlayışla çözme gayreti, kaygımızın esas nedeni. Zihnindeki soru işaretlerine net cevaplar bulamayan bir toplumun geleceğe umutla bakmasını beklemek, hayalcilik; böylesi bilgi fakiri bir ortamda analiz üretmeye çabalamak ta akıntıya karşı nafile bir uğraş sayılır diye düşünüyorum.
 

Yazarın Diğer Yazıları
Haber3Group © 2001-2017 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Haber Portalı Yazılımı ve Teknik Destek: CM Bilişim. Vargonen Hosting & Cloud sunucuları üzerinden yayın yapmaktadır.
Kullanım Şartları  |  Reklam  |  İnsan Kaynakları  |  Künye  |  Bize Ulaşın  |  Site Haritası  |  RSS