• Erdoğan'dan sürpriz AB çıkışı
  • Terör örgütü İsviçre'de Erdoğan'ı hedef gösterdi
  • Merkel'i zorlayan Erdoğan sorusu
  • Bulgaristan, Milletvekili Aziz Babuşçu’ya ’giriş yasağı’ koydu
  • Yunanistan adalardaki sivillere silah eğitimine başladı
Burcu Demir

Sigara Yasağı Neden Uygulanmıyor ?

Özetle de olsa hatırlatmak gerektiğini düşünüyorum; Türkiye, Dünya Sağlık Örgütü Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesini 28/4/2004 tarihinde imzaladı, uluslararası sözleşmenin gereği olarak 2006 yılında Ulusal Tütün Kontrolü Programını (UTKP) hazırladı, söz konusu Program 7/10/2006 tarihli ve 26312 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandı; nihayetinde 12/12/2007 tarihinde Ankara'da UTKP Eylem Planı kamuoyuna tanıtıldı. Bu aşamalardan sonra 5727 sayılı Kanun, uluslararası yükümlülüğün bir sonucu olarak TBMM gündemine geldi. 4207 sayılı Tütün Mamullerinin Zararlarının Önlenmesine Dair Kanunda değişiklik yapan 5727 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun, TBMM’de 3.1.2008 tarihinde kabul edildi. Söz konusu kanunla beraber kapalı mekânlarda tütün ürünlerinin tüketilmesi yasaklanmış oldu.

Buna göre,tütün tüketiminin yasak olduğu kapalı alanlar; kamu hizmet binaları, koridorları dahil olmak üzere her türlü eğitim, sağlık, üretim, ticaret, sosyal, kültürel, spor, eğlence ve benzeri amaçlı özel hukuk kişilerine ait olan ve birden çok kişinin girebileceği (ikamete mahsus konutlar hariç) binalar, taksi hizmeti verenler dahil olmak üzere kara yolu, demir yolu, deniz yolu ve hava yolu toplu taşıma araçları, dershaneler, özel eğitim ve öğretim kurumları dahil olmak üzere ilk ve orta öğrenim kurumlarının kültür ve sosyal hizmet binalarının kapalı ve açık alanları, özel hukuk kişilerine ait lokantalar ile kahvehane vb. işletmelerdir. Diğer yandan, altını çizmekte fayda var; Resmi Gazete’de yayımlanan Başbakanlık genelgesi kapalı alanı; sabit veya seyyar bir tavanı veya çatısı (çadır, güneşlik dahil) olan, kapıları, pencereleri ve giriş yolları dışında bütün yan yüzeyleri geçici veya kalıcı olarak tamamen kapatılmış alanlar ile aynı şekilde tavanı veya çatısı olup yan yüzeylerinin yarısından fazlası kapalı bulunan yerler olarak tanımlıyor.

Ne var ki yukarıda çerçevesi net biçimde belirtilen kurallar gerek metropollerde gerekse turistik beldelerde tüm kış ayları süresince yok sayılıyor. Restaurant, meyhane ve kahvehane olarak hizmet veren mekanlar, yağışların başlamasıyla birlikte seyyar perguleleri camekanla  ya da şeffaf tenteyle çevirerek kapalı mekan haline getiriyor, fakat buralarda açık mekan kurallarını uygulayarak sigara tüketimine izin veriyor hatta bazıları betonarme binalarının içinde dahi tütüm mamüllerinin kullanımını sürdürüyor.Sigara kullanmayan müşteriler için özel bir alan ayırma gereği bile duymayan  işletmeler,herhangi bir denetime uyarıya ya da yaptırıma maruz kalmıyor.

Hal böyle olunca, birçok köşe yazarının defalarca kaleme aldığı soruları yinelemek icap ediyor; tütün ürünlerinin kullanımını azaltmak ve sağlıklı bir yaşamı teşvik etmek,  tüm gelişmiş coğrafyalarda uygulanan genel bir eğilime dönüşmüşken Türkiye'nin kendini bu hassasiyetten dışlaması, insan sağlığına değer vermeyen üçüncü dünya ülkeleriyle eş konuma gelmesine neden olmuyor mu? Sigara içmeyenler kendilerini ötekileştirilmiş hissetmiyor mu? Kuralları inatla uygulayan mekanlar için haksız rekabet yaratılmıyor  mu? En önemlisi kağıt üzerine yazdığımız kanunlarla dünyanın en sağlıklı, özgürlükçü ve gelişmiş ülkesini tasarlasak ta ne kadar  medeni olduğumuz her daim eylemlerimizin içinde bir yerlerde saklı kalmıyor mu?

Yazarın Diğer Yazıları
Haber3Group © 2001-2017 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Haber Portalı Yazılımı ve Teknik Destek: CM Bilişim. Vargonen Hosting & Cloud sunucuları üzerinden yayın yapmaktadır.
Kullanım Şartları  |  Reklam  |  İnsan Kaynakları  |  Künye  |  Bize Ulaşın  |  Site Haritası  |  RSS