• Erdoğan'dan sürpriz AB çıkışı
  • Terör örgütü İsviçre'de Erdoğan'ı hedef gösterdi
  • Merkel'i zorlayan Erdoğan sorusu
  • Bulgaristan, Milletvekili Aziz Babuşçu’ya ’giriş yasağı’ koydu
  • Yunanistan adalardaki sivillere silah eğitimine başladı
Burcu Demir

Siyaset meslek midir ?

Birçok kronikleşmiş sosyolojik sorunun temelinde aynı düşünce yatıyor; siyaseti meslek, hatta yaşamın yegane uğraşı şeklinde algılama eğilimi... Kaldı ki yıllar geçtikçe tarihe karışacağını sandığım bu inanç, genç kuşaklar arasında her zamankinden daha fazla rağbet görüyor.
Sosyal medya profillerine göz atın! Ya da elinize tutuşturulan kısa özgeçmişlere... Meslek hanesinde 'bilmem hangi partinin kadın kolları başkanı ya da yönetim kurulu üyesi' gibi ifadelere sıklıkla rastlayacaksınız.

Nicedir merak eder dururum; ilçe ve il başkanları neden dava gönüllüsü gibi davranmazlar da patron tavırları takınırlar diye... Meğer aradığım yanıt, teşkilatın tepesinde değil tabanındaymış; parti üyesi kendine 'çalışan' pozisyonuna oturtursa; başkanın 'işveren' rolünü reddetmemesi hatta seve seve oynaması işten bile olmazmış.

Kimi zaman üşenmeksizin incelerim; kendine siyasi etiketler üzerinden kimlik biçmeye en çok kimler başvuruyor diye detaylıca gözlemlerim. Cevabı bulmak zor olmaz; toplumsal üretime hiçbir yerinden katılmadan politikada yükselme hevesine kapılmışların başlıca yöntemidir bahsettiğimiz... Hizmet vermemiş, ürün satmamış, yeni fikirler yaratmamış; özetle, hedef kitlesine fayda, kendine de kazanç sağlayacak herhangi bir faaliyette bulunmamış lakin tanış olduğu insan sayısına güvenerek sivrilme derdine düşmüş kişilikler... Evet, Türk siyasetinde oldukça fazlalar fakat hedeflerine sanıldığı kadar kolay ulaştıklarını söylemek her daim mümkün değil. Yüksek makamlara erişebilen politikacıların birden fazla alanda çalışan ve başarıyı yakalayan isimler arasından çıktığı aşikar.

Misal, Özal Devlet Su İşleri ve Devlet Planlama Teşkilatı gibi kurumlarda bürokratlık yapmış bir mühendis. 'Zeki siyasi manevralarının ardında yatan analitik düşünce yetisi bu yıllardan kalma bir miras değil de nedir?' sorusu akla geliyor. Benzer biçimde; Tayyip Erdoğan hem imam hem de muhasebeci sıfatlarına sahip. En muhaliflerinin bile kabul ettiği şekliyle, hatiplik becerisi imamlığının, ekonomiyi -teoriye değil piyasa şartlarına bakarak- yönetme anlayışı da muhasebeciliğinin doğal bir sonucu şeklinde yorumlanıyor. Kemal Kılıçdaroğlu, belge siyasetiyle rakiplerini köşeye sıkıştırmış bir politikacı. Kendisini genel başkanlığa taşıyan bu yöntemin maliye bürokratlığından kalan bir alışkanlık olduğunu tahmin etmek zor olmasa gerek. Aynı şekilde, Şafak Pavey gazeteci; Sırrı Süreyya Önder ise yönetmen ve senarist.  Kuşku yok ki ikisi de meşhur kürsü konuşmalarını hazırlarken yazarlık yeteneklerinden ilham alıyorlar. Bunların dışında; yüksek öğrenim görmediği halde genç yaşta iş hayatına atılıp başarıyı yakalamış, sonrasında da gerek yerel gerekse genel siyasete ciddi katkılar sağlamış birçok isim saymak mümkün.

Diğer yandan;  söz konusu birikim ve tecrübelerin hiçbirine sahip olmadığı halde yükselebilenler yok mu? Elbette, çok ama hepsinin yukarda saydığım isimlere sırtlarını dayamaya ihtiyaç duyduğu da da bir o kadar gerçek. Bununla beraber, yaşamdaki yegane varoluş amacı siyaset olanların, ellerindeki makamı kaybetmemek adına her yola başvurmayı mübah saymaları da şaşırtıcı olmaktan çıkmış halde.

Oysa bu aralar siyasetin kirlenmişliğini gündemden düşürmemekte ısrar ediyoruz. İktidarın ihanetten, ana muhalefetin de yolsuzluktan yakındığına sık sık tanıklık ediyoruz. İki taraf ta temizlik istiyor. Kimi 'eğitim şart' diyor, kimiyse kültür devriminin yolunu gözlüyor.  Bana sorarsanız, çok yönlülüğü ilke edinmiş, derinliği olan isimlere siyaset sahnesinde daha fazla yer vermek icap ediyor. Malumumuz, hayata tutunacak birden fazla dalı olanı kirli ittifaklara sevk etmek imkansız iken, siyasi makamı dışında hiçbir birikimi olmayanı yolsuzluğa yahut ihanete ortak çoğu zaman saniyeler bile sürmüyor.

Sonuç olarak, 'Vekilin Makbulü','Genel Başkan'ın gözdesi' türünde mevkiler peyda olmadan hatırlatmak istedim; 'siyaset, meslek değildir!' Mesleğimizin yanı sıra icra ettiğimiz gönüllü bir uğraştır. Ben hatırlatayım, isteyen devam etsin, sonucuna da bir zahmet katlanıversin!

Yazarın Diğer Yazıları
Haber3Group © 2001-2017 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Haber Portalı Yazılımı ve Teknik Destek: CM Bilişim. Vargonen Hosting & Cloud sunucuları üzerinden yayın yapmaktadır.
Kullanım Şartları  |  Reklam  |  İnsan Kaynakları  |  Künye  |  Bize Ulaşın  |  Site Haritası  |  RSS