İş arayanlar bu habere dikkat
- IMKB

- 60.663
- Dolar

- 1,7655
- Euro

- 2,3325
- Altın

- 651,49
- Ankara : -2 °C
- İstanbul : 2 °C
- İzmir : 5 °C
- Adana : 8 °C
- Antalya : 7 °C
- Diyarbakır : 0 °C
Son umut Emine Erdoğan

Tekel işçisi bayan, Başbakan Erdoğan'ın eşinden özel bir istekte bulundu.
GÖZE ÇARPANLAR |
25 Ocak 2010 / 09:24Açlık grevinden hastaneye kaldırılan TEKEL işçilerinden Nazife Başın umudu Emine Erdoğan. Kendilerini anlayacağına inandığı Emine Hanıma Bizi Başbakana anlatın diye sesleniyor.
TEKEL eyleminde 41. gün geride kalırken, Hükümetin sert tutumuyla sorunda geriye dönülmez bir noktaya doğru gidiliyor. Herkes Salı günü yeniden başlayacak açlık grevi ve yeni dönemde olabileceklerden tedirgin. İşçiler, Buradan bir cenaze çıkmadan Hükümet bir şey yapmayacak umutsuzluğuna düşerken, gözler kulaklar hala Hükümetten gelebilecek tek bir habere kilitlenmiş durumda...
Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın TEKEL işçileriyle ilgili, Açız, diye ajitasyon yapıyorlar... Hiçbir zaman semtine uğramadıkları baş örtülüleri buluyorlar... sözleri eylem çadırlarında öfke yarattı. İstanbul çadırının altında bir tabureye ilişmiş oturan Nazife Baş açlık grevindeyken hastanelik olan işçilerden biri. 30 yaşındaki Nazife Baş en çok Başbakanın türbanlılarla ilgili söylediklerine içerlemiş. Kendisi de türbanlı olan Baş, açlık grevinde rahatsızlanarak hastaneye kaldırılışını anlatıyor. Ardından da çantasındaki TEKEL çalışanı kartını çıkartarak şöyle konuşuyor:
İşçiyim, türbanlıyım
Başbakan hepsi işçi değil diyor. Hiç bir zaman semtine uğramadıkları baş örtülüleri buluyorlar, AK Partiye oy vermiştim, bundan sonra AK Partiye oy vermeyeceğim, dedirtiyorlar diyor. Bakın ben de türbanlıyım. 12 yıllık da TEKEL işçisiyim. Kendi TEKEL kartımı göstermek istiyorum mümkünse. Biz hepimiz TEKEL çalışanıyız. Biz hepimiz buranın işçileriyiz. Ben AK Partiye oy vermiştim. Bir daha asla.
Erdoğanın kendileriyle ilgili uzlaşmaz açıklamaları nedeniyle Başın umudu Emine Erdoğan olmuş. Bir anne olan Emine Erdoğanın kendilerini daha iyi anlayacığını söyleyen genç TEKEL işçisi, Başbakanın eşine şöyle sesleniyor:
Ben Emine Hanıma söylüyorum. O da bir anne. Emine hanım, anlatın bizi lütfen. Ben 4 ve 5.5 yaşında iki tane küçük kız çocuğunu bırakıp geldim. Bu inatlaşmayı bitirsin. Bu ajitasyon falan değil. Bu gerçek. Bu benim yaşadığım olay. Kızım ana sınıfına gidiyordu. Karne alacaktı. Okula bile gönderememiş babaannesi. Annem olmadığı için gitmiyorum, demiş. Ben onun yanında olmak istemez miydim? Hangi anne çocuğundan ayrı kalmak ister. O yüzden bu inatlaşmayı bir an önce bitirsin, ne olur söyleyin ona...
İKİ ÇOCUĞUM EVDE BENİ BEKLİYOR
EŞİMLE birlikte buradayız. Çocukların biri babaannede, biri anneannede. Çok özledim onları. Onlar da beni arıyor. O durumdayız ki, konuşamıyoruz artık. Telefonda öyle duruyoruz. Sürekli Anne gel, nerdesin diyorlar. Artık parmaklarıyla günleri sayıyorlar. Ama buradayım, burada da kalacağım. Çünkü onlara iyi bir gelecek sağlayabilmek için buradayım. İki tane çocuğum var. Onları nasıl okutabilirim? Başbakan 3 çocuk ısrarıyla bizi teşvik ediyor ya... Ama daha 2 çocukla, 700 liraya bizi açlığa mahkum ediyor. Çocuklarınız okumasın diyor. Ben de diyorum ki, 3 çocuk isteyen Başbakan, bak 2 çocuğum evde beni bekliyor. Salı günü yeniden başlayacağız. Çözüm bu Salı olmasın bir sonraki Salı olsun, biz burdayız.
Eyleme kimse yasa dışı diyemez
TEKEL işçilerinin eylemi dün 41. gününü doldurdu. Ankaranın dondurucu soğuğunda brandalardan kendilerine çadır yapan işçiler, kurdukları sobalar ve yaktıkları ateşle ısınmaya çalıştılar.
İşçilerin çadırlarını gezen Tekgıda-İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Türkel, TEKEL işçilerinin anayasal haklarını kullandıklarını söyledi. Kendilerinin bir barış eli uzattığını belirten Türkel, gerekli adımın atılmasını beklediklerini yineledi.
Çözülene kadar buradayız
Ankara Valiliği tarafından TÜRK-İŞ ve Tekgıda-İş Sendikasına, kurulan çadırların kaldırılması yönünde tebligat yapıldığını bildiren Türkel, Valilik, çevre, gürültü kirliliği gibi nedenlerle buradaki çadırların kaldırılmasını istedi. İşçilerimiz burada anayasal haklarını kullanıyor. Bu iş çözülene kadar buradayız. Onlar kaldırsın, biz daha iyisini yaparız. Valilik çadırlar kötü diyorsa, gelsinler daha iyisini yapsınlar. Biz gerekli cevabı yarın kendilerine göndereceğiz diye konuştu.
İşçi ve memur konfederasyonlarının, TEKEL işçilerinin sorunlarının çözümü için 26 Ocak Salı gününe kadar sonuç alınamaması halinde yeniden bir araya gelinmesini kararlaştırdıkların anımsatan Türkel, şunları kaydetti:
Olumlu bir gelişme olmazsa çarşamba günü ben de dahil olmak üzere açlık grevine başlayacağız. Biz açlık grevindeyken diğer illerde de çocuklarımız, eşlerimiz eylemlere katılacak. Biz anayasal hakkımızı kullanıyoruz. Aramızda marjinal grupların olduğunu söylüyorlar. Burada marjinal gruplar yok. TEKEL işçileri ve onlara destek veren emek dostları var. Yapılan eylem, tamamen yasaldır. Kimse yasa dışı diyemez. Gerekirse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gideriz. Onlar da nereye giderse gider.
Vatan / Gülümhan GÜLTEN
TEKEL eyleminde 41. gün geride kalırken, Hükümetin sert tutumuyla sorunda geriye dönülmez bir noktaya doğru gidiliyor. Herkes Salı günü yeniden başlayacak açlık grevi ve yeni dönemde olabileceklerden tedirgin. İşçiler, Buradan bir cenaze çıkmadan Hükümet bir şey yapmayacak umutsuzluğuna düşerken, gözler kulaklar hala Hükümetten gelebilecek tek bir habere kilitlenmiş durumda...
Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın TEKEL işçileriyle ilgili, Açız, diye ajitasyon yapıyorlar... Hiçbir zaman semtine uğramadıkları baş örtülüleri buluyorlar... sözleri eylem çadırlarında öfke yarattı. İstanbul çadırının altında bir tabureye ilişmiş oturan Nazife Baş açlık grevindeyken hastanelik olan işçilerden biri. 30 yaşındaki Nazife Baş en çok Başbakanın türbanlılarla ilgili söylediklerine içerlemiş. Kendisi de türbanlı olan Baş, açlık grevinde rahatsızlanarak hastaneye kaldırılışını anlatıyor. Ardından da çantasındaki TEKEL çalışanı kartını çıkartarak şöyle konuşuyor:
İşçiyim, türbanlıyım
Başbakan hepsi işçi değil diyor. Hiç bir zaman semtine uğramadıkları baş örtülüleri buluyorlar, AK Partiye oy vermiştim, bundan sonra AK Partiye oy vermeyeceğim, dedirtiyorlar diyor. Bakın ben de türbanlıyım. 12 yıllık da TEKEL işçisiyim. Kendi TEKEL kartımı göstermek istiyorum mümkünse. Biz hepimiz TEKEL çalışanıyız. Biz hepimiz buranın işçileriyiz. Ben AK Partiye oy vermiştim. Bir daha asla.
Erdoğanın kendileriyle ilgili uzlaşmaz açıklamaları nedeniyle Başın umudu Emine Erdoğan olmuş. Bir anne olan Emine Erdoğanın kendilerini daha iyi anlayacığını söyleyen genç TEKEL işçisi, Başbakanın eşine şöyle sesleniyor:
Ben Emine Hanıma söylüyorum. O da bir anne. Emine hanım, anlatın bizi lütfen. Ben 4 ve 5.5 yaşında iki tane küçük kız çocuğunu bırakıp geldim. Bu inatlaşmayı bitirsin. Bu ajitasyon falan değil. Bu gerçek. Bu benim yaşadığım olay. Kızım ana sınıfına gidiyordu. Karne alacaktı. Okula bile gönderememiş babaannesi. Annem olmadığı için gitmiyorum, demiş. Ben onun yanında olmak istemez miydim? Hangi anne çocuğundan ayrı kalmak ister. O yüzden bu inatlaşmayı bir an önce bitirsin, ne olur söyleyin ona...
İKİ ÇOCUĞUM EVDE BENİ BEKLİYOR
EŞİMLE birlikte buradayız. Çocukların biri babaannede, biri anneannede. Çok özledim onları. Onlar da beni arıyor. O durumdayız ki, konuşamıyoruz artık. Telefonda öyle duruyoruz. Sürekli Anne gel, nerdesin diyorlar. Artık parmaklarıyla günleri sayıyorlar. Ama buradayım, burada da kalacağım. Çünkü onlara iyi bir gelecek sağlayabilmek için buradayım. İki tane çocuğum var. Onları nasıl okutabilirim? Başbakan 3 çocuk ısrarıyla bizi teşvik ediyor ya... Ama daha 2 çocukla, 700 liraya bizi açlığa mahkum ediyor. Çocuklarınız okumasın diyor. Ben de diyorum ki, 3 çocuk isteyen Başbakan, bak 2 çocuğum evde beni bekliyor. Salı günü yeniden başlayacağız. Çözüm bu Salı olmasın bir sonraki Salı olsun, biz burdayız.
Eyleme kimse yasa dışı diyemez
TEKEL işçilerinin eylemi dün 41. gününü doldurdu. Ankaranın dondurucu soğuğunda brandalardan kendilerine çadır yapan işçiler, kurdukları sobalar ve yaktıkları ateşle ısınmaya çalıştılar.
İşçilerin çadırlarını gezen Tekgıda-İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Türkel, TEKEL işçilerinin anayasal haklarını kullandıklarını söyledi. Kendilerinin bir barış eli uzattığını belirten Türkel, gerekli adımın atılmasını beklediklerini yineledi.
Çözülene kadar buradayız
Ankara Valiliği tarafından TÜRK-İŞ ve Tekgıda-İş Sendikasına, kurulan çadırların kaldırılması yönünde tebligat yapıldığını bildiren Türkel, Valilik, çevre, gürültü kirliliği gibi nedenlerle buradaki çadırların kaldırılmasını istedi. İşçilerimiz burada anayasal haklarını kullanıyor. Bu iş çözülene kadar buradayız. Onlar kaldırsın, biz daha iyisini yaparız. Valilik çadırlar kötü diyorsa, gelsinler daha iyisini yapsınlar. Biz gerekli cevabı yarın kendilerine göndereceğiz diye konuştu.
İşçi ve memur konfederasyonlarının, TEKEL işçilerinin sorunlarının çözümü için 26 Ocak Salı gününe kadar sonuç alınamaması halinde yeniden bir araya gelinmesini kararlaştırdıkların anımsatan Türkel, şunları kaydetti:
Olumlu bir gelişme olmazsa çarşamba günü ben de dahil olmak üzere açlık grevine başlayacağız. Biz açlık grevindeyken diğer illerde de çocuklarımız, eşlerimiz eylemlere katılacak. Biz anayasal hakkımızı kullanıyoruz. Aramızda marjinal grupların olduğunu söylüyorlar. Burada marjinal gruplar yok. TEKEL işçileri ve onlara destek veren emek dostları var. Yapılan eylem, tamamen yasaldır. Kimse yasa dışı diyemez. Gerekirse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gideriz. Onlar da nereye giderse gider.
Vatan / Gülümhan GÜLTEN
Etiketler: Ankara, İstanbul, Başbakan, Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa, yasa, Ocak, Taraf, Vatan, Zaman, Yorum, Mustafa Türkel, Genç, gelişme, Tekel işçileri, Emine Erdoğan
826
Günün Popüler Haberleri
Bu Kategorinin Diğer Haberleri
Son Dakika Haberleri
Foto-Galeriler
YAZARLAR
Haber3Group © 2001-2012 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Yazılım & Teknik Destek: CM Bilişim
Yazılım & Teknik Destek: CM Bilişim










































