• Tacizci adama linç girişimi !
  • CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DAN ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR
  • Bakan Soylu söz verdi ''Hesabını ödeteceğiz''
  • Sivillerin üzerine bomba yağdı: 200'den fazla ölü var
  • Avrupa Komisyonu Türkiye'nin AB Büyükelçisi'ni çağırdı
Burcu Demir

Sosyal medyayı sarımsaklasakta mı saklasak ?

Devam niteliğinde yazılar yazmaktan hoşlanmasam da bu defa küçük bir istisna yapacağım ve geçtiğimiz hafta ele aldığım konuya devam edeceğim. Bildiğimiz üzere, Türkiye'de 'diktatörlük' konulu birçok tartışma, 'sosyal meda erişimi' ve 'basın özgürlüğü' başlıkları üzerinden sürdürülüyor. Bilhassa, Twitter ve Youtube'a erişimin engellenmesi, diğer tüm siyasi ve ekonomik gelişmelerden daha fazla dikkat çekmekle kalmıyor tedirginlik te yaratıyor.

Üstelik, hükümetin ve sosyal medya kullanıcılarının konuyla ilgili görüşlerini sırasıyla irdelediğimizde görüyoruz ki iki tarafı da memnun edecek bir çözüm bulmanın epey uzağında bir yerlerde geziniyoruz. 'Yumurta mı tavuktan çıkar? Tavuk mu yumurtadan?' deyimini anımsatan kısır bir demogojinin içinde debelenmekle yetiniyoruz.

Şöyle ki; hükümet, Twitter'ın Türkiye'de ofis açmamasına, vergi ödememesine ve mahkeme kararlarını muhatap almamasına gösterdiği tüm tepkilerde sonuna kadar haklı. Lakin, şirket yetkilileriyle masaya oturup ülkede ofis açmalarının kendileri için de avantajlı bir duruma karşılık geleceğini anlatmaksızın direk erişimi engellemek meseleyi çözdü mü? Aslına bakılırsa, sosyal medya kuruluşlarından ziyade kullanıcılarını cezalandıran bu emrivaki, şirketlerin kararını değiştirmediği gibi Türk hükümetini halıyken haksız duruma düşürdü ve ülkeyi diktatörlük biçiminde göstermek isteyen yerli & yabancı tüm mercilere ihtiyaç duydukları malzemeyi temin etti; deyim yerindeyse, ekmeklerine yağ sürdü.

Ak Parti kanadı ise -alınan her tedbir sonrasında yaptığı gibi- hakaret içeren gönderilerden, aslı astarı olmayan iddialardan ve tüm bunların, alınan önlemleri ne denli haklı çıkarttığından uzun uzadıya bahsetti. O halde hatırlatmakta fayda var; Facebook, Twitter, YouTube, Instagram vs. Ak Parti muhaliflerine hususi olarak tahsis edilmiş mecralar değiller. Hükümet destekçileri de sosyal medyayı verimli şekilde kullanabilir ve kendilerine yöneltilen yanlış iddiaları tersine çevirecek bilgileri hızla yayabilirler. Lakin, 'Ne yaptıysak olmadı. Bu alışkanlık parti tabanında bir türlü oturmadı. Sonuç olarak, bizim layıkıyla kullanamadığınızdan karşı taraf ta yararlanmasın' denildiyse, vay halimize...

Üzülerek söylüyorum; bunun, gerekli ve savunulabilir bir tedbir olduğundan bahsetmek çok zor. Neticede, sosyal medya son on yıl içinde hayatımıza girmiş ve gündelik rutinimizin büyük bölümünü istila etmiş yepyeni bir alışkanlık. Sadece Türkiye'de değil dünyanın birçok coğrafyasında siyaseten hangi etkileri doğuracağı ya da hukuken ne şekilde düzenleneceği tartışma konusu olmayı sürdürüyor. Ancak 'Biz bu interneti sarımsaklasakta mı saklasak? Bir an evvel kapatsakta mı kurtulsak?' diye başlayan cümlelerin çare olamayacağını ivedilikle kabul etmekte fayda var. Kısıtlayıcı anlayışların peşinden gitmek; Türkiye'nin, gelişmişlikten nasibini almamış üçüncü dünya ülkeleriyle yan yana anılmasına razı gelmekten başka bir sonuç doğurmuyor, doğurmayacak!

Yazarın Diğer Yazıları
Haber3Group © 2001-2017 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Haber Portalı Yazılımı ve Teknik Destek: CM Bilişim. Vargonen Hosting & Cloud sunucuları üzerinden yayın yapmaktadır.
Kullanım Şartları  |  Reklam  |  İnsan Kaynakları  |  Künye  |  Bize Ulaşın  |  Site Haritası  |  RSS