Serdar Durat

Soy Kodlayan Devlet Anlayışı

Değerli düşünür dostlarım,

Bir ermeni vatandaşımızın çocuğunu ana okuluna kaydettirmek istemesi ile ortaya çıkan nüfus soy kodları toplumda şaşkınlık ve tedirginlik yaratmıştır.

Nüfus kayıtlarında gizli olarak vatandaşların soy köklerine göre kodlandığı anlaşılmıştır. Bu kapsamda Rum soyundan gelen vatandaşlarımızın kod numarası 1, Ermeni soyundan gelenlerin kod numarası 2 ve Yahudi soyundan gelen vatandaşlarımızın kod numarası 3 imiş.

İç işleri Bakanlığı yaptığı açıklama ile bu uygulamanın Lozan antlaşmasına dayandığını belirtse de pek ikna edici ve inandırıcı olamamıştır. Muhalefet partileri TBMM de konunun görüşülmesi için soru önergesi vereceklerini beyan etmişlerdir.

Cumhuriyet tarihimizde azınlık kapsamındaki gayri müslim vatandaşlarımıza karşı söylemde eşitlikçi yaklaşımlar sergilenmiş olsa da gerçek hayatta hep örtülü bir ayrımcılık ve ötekileştirme söz konusu olmuştur. Nitekim bu güne kadar Rum-Ermeni veya Yahudi kökenli hiç bir vatandaşımızın Kaymakam-Vali-Müsteşar-Subay-General/Amiral olduğu görülmemiştir. Oysaki bahsekonu devlet görevleri için personel yetiştiren Mülkiye ve Harbiye Okullarına giriş şartlarında T.C vatandaşı olmak vardır ama soy ayrımı yoktur. T.C Yasaları önünde her Türk vatandaşı eşit olduğuna göre demek ki yasaların da ötesinde gizli bir zihniyet ve anlayış vardır ki bu ayrımcılığı bu devirde bile canlı tutabilmektedir.

Kimbilir bilmediğimiz başka ne ilginç ve önyargılı uygulamalara referans-temel teşkil etmiştir bu soy ayrımcılığı. Hangi atamalarda ve seçimlerde tercih nedeni olarak kullanılmıştır acaba ?

Millet farkında olmadan devlet eli ile fişlenmişmidir ?          

Farklı soylara ve dinlere mensup ana ve babaların çocukları nasıl değerlendirilmiştir ?

Vergi mükellefiyeti ve mecburi askerlik konularında ayrım yapmadan her soy ve etnik kökenden vatandaşımızdan tahsilat yapan ve hizmet alan devlet neden nüfus kayıtlarında böyle bir gizli kodlamaya ihtiyaç duymaktadır ?

Sevgili okurlar bu sorular bizzat sayın Başbakan tarafından ivedilikle cevaplandırılmalıdır. Aksi takdirde kendilerinin her fırsatta dile getirdiği ‘’ Bir olacaz-birlik olacaz-İri olacaz-Diri olacaz ‘’ deyişinin samimiyetine ve ciddiyetine inanmak pek kolay olmayabilir.

Saygılarımla

Yazarın Diğer Yazıları
Haber3Group © 2001-2017 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Haber Portalı Yazılımı ve Teknik Destek: CM Bilişim. Vargonen Hosting & Cloud sunucuları üzerinden yayın yapmaktadır.
Kullanım Şartları  |  Reklam  |  İnsan Kaynakları  |  Künye  |  Bize Ulaşın  |  Site Haritası  |  RSS