Osman Balcıgil

Suçlu Kim ?

9 yaşında...

35 günlük...

***

Silahların sustuğu bir aralık, meraktan balkona çıkarken...

Çağrılan ambulans, polis tarafından engellendiği için annesinin kucağında...

***

Cizre’de yaşanılanların neler olduğunu gördük.

Vahim ötesi bir tablo.

Savaşın ta kendisi.

Cehennemin öteki adı.

***

Sevgili Bayanlar, Baylar ve Çocuklar,

Söyleyin bana, kim verecek, geride kalmış, bugün yaşanan ve gelecekte tekrarlanacağı kesin gibi görünen bu “korkunç durum”un hesabını?

Tabii ki eline kan bulaşmış olanlar!

Kim mi onlar?

Tabii ki aynı madalyonun iki ayrı yüzüne resimleri basılı olan AKP ve PKK!

***

Geriye doğru hatırlamaya çalışalım...

Hafızamızı fazla zorlamamıza gerek yok...

Seçimlerden hemen önceydi ve “barış süreci” çalışıyordu!

Masa henüz devrilmemişti...

Bölgede sükut hakimdi...

***

Seçim AKP açısından istendiği gibi gerçekleşmeyince, bir başka deyişle “barış süreci”nin (eskisi gibi) siyasal iktidar lehine çalışmadığı ortaya çıkınca, olanlar oldu.

Bir tekme atıldı, masa devrildi!

***

Yeri geldi diye bir büyük parantez açmak istiyorum:

Yazılarıma radikal AKP savunucularından dehşet verici yorumlar geliyor...

Hepsi aynı yüksek tondan ve tek haklı olanın AKP olduğunu haykırıyor, geri kalan herkese, her şeye ve bana ağız dolusu küfür ediyor...

Bir adım geriye çekilip, büyük resme her açıdan bir kez daha bakmak gibi bir dertleri ve niyetleri yok...

Çok yazık!

***

Çok yazık çünkü, demokrasilerde siyasete asıl ayarı verenler, sanıldığı gibi yönetme erkini elinde bulunduranlar değil.

Siyasal partilerin yaptıklarından ettiklerinden, yönetme erkini onların eline teslim edenler sorumlu.

Bir başka deyişle sorumlu olan benim, sizsiniz, onlar...

Yani halk... Ya da millet... Veya toplum (ne derseniz deyin)!

(İşte size içinde “demokrasi” kavramı da olan, dört başı mamur uzun bir tartışma konusu... Önemli, ama konumuz değil...)

***

Geriye doğru gidip hatırlayalım dedim ya hani...

AKP masayı devirdiğinden bu yana, karşısında bulunan HDP, hep “eskiye, çözüm süreci günlerine geri dönüşü” savundu...

Eğri oturalım, doğru konuşalım: Böyle oldu mu olmadı mı?

Bu soruyu özellikle de radikal AKP’lilere soruyorum:

Öyle olmadı mı sayın baylar ve bayanlar?

Masanın devrildiği günden bu yana HDP başkanı Demirtaş AKP’ye yönelik olarak “Durun, etmeyin, tutmayın... Barış sürecine geri dönelim...” diye her Allah’ın günü, mümkün olabilen her zeminden seslenmiyor mu?

Demirtaş bir yandan AKP seslenirken, öte yandan PKK’ya “Silahları susturun!” demiyor mu?

(İşte bugün, HDP İmralı’ya bir heyet gönderiyor...)

***

Bu konuda, CHP, MHP ve İmralı üzerine şu an itibarıyla söylenecek çok söz yok...

CHP’nin tavrı baştan bu yana belli, “çözüm süreci” çalışsın istiyor.

MHP ise “çözüm süreci”ne galü beladan beri karşı.

İmralı sessiz... Yapabileceği bir şey kalmamış olsa gerek...

Geriye, aynı madalyonun iki yüzüne resimleri kazılı olan AKP ve PKK kalıyor!

***

Sevgili Bayanlar, Baylar ve Çocuklar,

Seçimlerden bir gün öncesine kadar “barış süreci” çalıştığı için bunu bir iftihar vesilesi olarak sunan, kendilerinin ne kadar barışçı olduğunu söyleyen, yazan, haykıran AKP ve AKP yandaşlarının haline, sahiden çok ama çok üzülüyorum.

Neden mi? Açıklayayım:

İnsanların dünya görüşleri bir günde değişmez!

Değişmemeli...

Dünyaya bakış, onu anlayış, yorumlayış ve değiştirmeye çalışış tarzı, uzun soluklu bir serüven olmak zorunda!

Seçimden önce/seçimden sonra arasında geçen 24 saat içinde insanlar “barıştan yana” ya da “savaştan yana” olmazlar!

Olmamalılar...

***

Beğenin ya da beğenmeyin MHP “aslan” gibi yerinde duruyor.

Bırakın seçimden öncesini filan, kurulduğu gün ne söylemişse hala onu söylemeyi sürdürüyor...

Teslim etmek lazım ki CHP zaman içinde evrim gösterdi...

Dünya’da ve Türkiye’de bu konuda yaşananlara bakarak vaziyet aldı, siyasal yaklaşımlarında ayarlar yaptı...

HDP ise, Türkiye partisi olmaya karar verdiğinden buyana “çözüm” diyor başka bir şey demiyor...

PKK’nın bir terör örgütü olduğunu ise dünya alem biliyor!

***

İsterseniz (AKP’nin seçimden sonra yaptığı gibi) HDP ile PKK’yı birbirlerinden ayırmaya da bilirsiniz...

“Keyfinize” kalmış...

O zaman ne olur biliyor musunuz?

Ülke sathında 6 milyon insanın oyunu almış bir siyasal partiyi, terör örgütü ile aynı kefeye koymuş olursunuz.

Dünyanın en büyük problemlerinden biri olan “Kürt Sorunu”nu, silahtan başka bir yolla halletmenin mümkün olmadığını savunmuş olursunuz.

***

Ama zaten, bu yaklaşımı baştan beri savunan bir parti var: MHP

Bu durumda AKP, “Kürt Sorunu”nu silahla çözmeye kalkışarak, bir anlamda MHP’nin rolünü mü çalmış oluyor?

Kuşkusuz hayır.

Çok istese de olmaz.

Siyasette rol çalmak, sahne sanatlarında olduğu gibi “kolay” değildir...

AKP’nin yaptığı, MHP’nin oylarını çalmaya çalışmaktan ibaret, o kadar!

Biraz da tabanını korkutarak HDP’den oy alırsa, oh ne ala!

Gelsin yüzde birkaç puan...

***

Bu davranışın siyasal literatürde bir adı var:

İlkesizlik!

Dünya görüşü muğlak olan bir siyasi partinin, sonunda yuvarlanacağı uçurumun adıdır ilkesizlik.

(Çok önemli olsa da meselenin bu yönünü uzatıp, asıl konudan uzaklaşmak istemiyorum... Şimdilik...)

***

Hasılı kelam, ülkemiz “zor günler”den geçiyor...

Kanlı, dehşet verici bir dönem yaşıyoruz...

9 yaşında bir çocuk balkona çıktı diye öldürülüyor...

35 günlük bir bebek ambulans gönderilmediği için hayatını kaybediyor...

***

Cizre’nin 16 cenazesini toprağa veriş fotoğraflarına bir kez daha bakın...

Büyük kalabalıklar ağlıyor...

Endişeleniyor...

Kızıyor...

***

Peki suçlu kim?

Kim bu insanların bu duruma gelmesine yol açtı?

Sevgili Bayanlar, Baylar ve Çocuklar,

Müsaadenizle en başta söylediğim sözleri burada tekrarlamak istiyorum:

Sormuştum ya hani “Kim verecek, geride kalmış, bugün yaşanan ve gelecekte tekrarlanacağı kesin gibi görünen bu “korkunç durum”un hesabını?” diye...

Ve şöyle cevaplamıştım sorumu:

Tabii ki eline kan bulaşmış olanlar!

Kim mi onlar?

Tabii ki aynı madalyonun iki yüzüne resimleri basılı olan AKP ve PKK!

 

Yazarın Diğer Yazıları
Haber3Group © 2001-2017 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Haber Portalı Yazılımı ve Teknik Destek: CM Bilişim. Vargonen Hosting & Cloud sunucuları üzerinden yayın yapmaktadır.
Kullanım Şartları  |  Reklam  |  İnsan Kaynakları  |  Künye  |  Bize Ulaşın  |  Site Haritası  |  RSS