Teğmen Çelebi'den Şamil Tayyar'a açık davet

Teğmen Çelebi'den Şamil Tayyar'a açık davet

Ergenekon'dan tutuklanan ilk muvazzaf asker olan Kara Pilot Teğmen Mehmet Ali Çelebi, Şamil Tayyar'a canlı yayına çıkma teklifinde bulundu.

Ergenekon ve Balyoz davalarının simge isimlerinden biri olan, CHP'de Parti Meclisi üyesi Teğmen Mehmet Ali Çelebi, kumpas mağduru askerlerin darbe girişiminin ardından canlı yayınlara konuk olmasından rahatsız olan Şamil Tayyar'a birlikte canlı yayına çıkma çağrısında bulundu.

Twitter'daki hesabından Tayyar'ın "Ergenekon-Balyoz'dan yargılananlar bir haftadır TV'den TV'ye dolaşıp duruyorlar" sözlerini aktaran Çelebi, Tayyar'ın rahatsız olduğunu yazdı. Çelebi, "Seninle de çıkalım mı?" diyerek Tayyar'a canlı yayına çıkma davetinde bulundu.

ÇELEBİ: TSK ŞAHLANIR...

Teğmen Çelebi, bugün Sözcü gazetesine de bir röportaj verdi. Sözcü gazetesinden Hande Zeyrek'e konulan Çelebi, darbe girişiminin göz göre göre geldiğini belirtti, TSK'nin çok yara aldığını söyleyip, Ergenekon ve Balyoz davasından yargılanan kumpas mağduru komutanların göreve gelmesi halinde TSK'nin "şahlanacağını" söyledi.

Çelebi'nin açıklamalarından satırbaşları şöyle:

* Darbe girişiminin ilk saatlerinde havadaydım. Ankara'dan İstanbul'a dönüyorduk. Atatürk Havalimanı'na girdiğimizde iner inmez darbe olduğu söylendi. İş uzasaydı eşimi güvenli bir yere bırakıp vatan için çatışmalara ben de dahil olacaktım.

* Başarılı olamayacaklarını biliyordum. Çünkü orduyu kontrol altına alamayan yapının halk desteği olmadan başarılı olması mümkün değildi. Halk bunların ne olduğunu iyi biliyordu. Asıl TSK'nın demokrasiye inanan gerçek evlatları ortaya çıktı.

* Atatürkçü askerler Cumhuriyet'in, demokrasinin yanında oldu. Kaldı ki Balyoz ve Ergenekon'dan cezaevine atılan onurlu askerler gidip darbecilerle çarpıştı. İşte onlar demokrasinin gerçek evlatları…

* FETÖ'nün, TSK'nın içinde çok etkili yerlerde olduğunu, üçte bir oranında FETÖ'cü general bulunduğunu biliyorduk. FETÖ 1984'ten beri TSK üzerine çalışıyor. O zamanlar tedbir dönemindeydiler. 2005'ten sonra azgınlık dönemine geçtiler.

* 1984'ten itibaren kendilerini çok açığa çıkarmıyorlardı. Üst kademelere yerleştikçe tedbir döneminde hücre tipi olarak yayıldılar. Darbe hamlesi yapabileceklerini 2 ay önceden tüm sosyal medyada görüntülü olarak anlatıyorduk. “Bir an evvel temizlenmeliler” dedik.

* Ben eski kara pilotu olduğum için o gece yaşananların ayrıntılarına hakimim. Özellikle Kara Havacılık Komutanlığı'nda darbecilere karşı çok büyük direnişler gösterildi. Teknisyenler bozuk helikopterleri tamir etmedi. Bazı pilotlar, “Uçun” denilmesine rağmen uçmadı. Jandarma birliklerinde darbeciler ile askerler çarpıştı.

* TSK'da görevliyken, birliklerde bu yapıyla ilgili erlere eğitim verirdim. Mesela “Yurt Sevgisi” eğitimimiz vardı. Bu eğitimlere sürekli gönüllü katılırdım. Fethullah Gülen'le ilgili öğrencileri uyarırdım. Çocukları Cumhuriyet değerleriyle yoğurma gibi bir misyon edinmiştim. Fişlendim.

* Kumpas davaları süresinde uyanılmalıydı. Şimdi vatandaşı bombalamasına şaşırılmamalı. Kuddusi Okkır'ı nasıl öldürdüklerini biliyoruz. Ali Tatar'ı… Bizim yaşadıklarımızı çok hafif görenler var. Bu yaşananlar da göstere göstere geldi.

* TSK çok ciddi yara aldı. Acil tedbirler alınmalı. Askeri lise ve harp okulları geçici olarak kapatılmalı. Çünkü hâlâ deşifre olmayanlar var. Şu haliyle bırakırsanız 10 sene sonra yeniden tehlike kapıyı çalar. Daha da kötüsü olur ve bu sefer şansa bırakmazlar işi. Tam IŞİD kafasıyla dönerler.

* Kumpasta yargılanan çok değerli komutanlar var. Karadeniz'i, Akdeniz'i avucunun için gibi biliyorlar. Buraya Amerikalıları bile sokmayan komutanlar var. Geri alamıyorlarsa bile Milli Savunma Bakanlığı'nda bir komisyon kurulup bu kişiler müfettiş olarak atansın, 2 senede orduyu tekrar ayağa kaldırsınlar. Ahmet Yavuz Paşa, Kara Harp Akademisi Komutanı idi. Ali Türkşen, SAT komandosuydu… Bunları getir, müfettiş yap, TSK yeniden şahlansın.

* 2005'e kadar okulda birinciydim. Sonra notlarımla oynamaya başladılar. Doğru cevapları siliyorlardı. Biz cevapları tükenmez kalemle işaretlemeye başlamıştık. Bunlar yıllardır oluyor. 3 bin kişi Harbiye'den atılırken hiç mi görmediler?

* Darbeden herkes rütbesine göre sorumlu. 2007 yılında Harp Okulu soruları adamın cebinden çıktı. Şikayet edildi, hiçbir şey yapılmadı. O adam yurtdışı görevlerine gönderildi. 2. sınıfta okulu zor geçecek adamlar 4. sınıfta derece aldı.

* 3 bine yakın askeri lise öğrencisini işkenceyle baskıyla atmışlar. Bunlara iade-i itibar yapılıp geri dönmek isteyenler alınmalı. Bizim davalarda da sessiz kaldılar. Cemaat orada da hukuku bombalıyordu. İşin özeti şu: ‘Ne istediler de vermedik' sorusu, cevabını buldu, Türkiye Cumhuriyeti'ni istediler ama biz vermedik.

Etiketler mehmet ali çelebi