• Haber3 FaceBook
  • Haber3 Twitter
  • Haber3 Friendfeed.com
  • Haber3 RSS
  • IMKB
  • 59.662
  • Dolar
  • 1,7675
  • Euro
  • 2,3245
  • Altın
  • 653,05
  • Ankara : -2 °C
  • İstanbul : 1 °C
  • İzmir : 5 °C
  • Adana : 8 °C
  • Antalya : 7 °C
  • Diyarbakır : -1 °C
Çerkezler ve Lazlar da anadil için karar aldı
Yarın İstanbul'a kar geliyor
Bu okulda verem kol geziyor !
Şırnak'ta 15 terörist öldürüldü
Yazıyı küçült/büyüt :Yazıyı küçültYazıyı büyüt

''TFF, Diyarbakır'a bir kılıf uydurur''

''TFF, Diyarbakır'a bir kılıf uydurur''
Şansal Büyüka, Lig Tv'de yayınlanan Dobra Dobra programına ilginç açıklamalar yaptı.
17 Mart 2010 Çarşamba 10:18

Lig TV’nin ekran klasikleri arasında yer alan Dobra Dobra programı, Şansal Büyüka’nın değerlendirmeleriyle yayınlanmaya devam ediyor.

Şansal Büyüka’nın 25. haftanın ardından Türk futbolunda gündemi meşgul eden bütün konular hakkındaki yorumlarından sizin için derlediklerimiz şöyle:

-“ÖMER GÜVENÇ’İ YAKALAMAK ZOR”-

Aylin Kuyucu’ya hoşgeldin diyelim önce Lig TV ailesine. Diyeceksiniz ki Ömer Güvenç nerede? Ömer’i yakalamakta zorluk çekiyoruz bir orada, bir burada. Bundan sonra hem Aylin’le hem de Ömer’le beraber götüreceğiz Dobra Dobra’yı. Borsa Restoran’a da teşekkür ediyoruz her zamanki gibi.

-“KEITA İÇİMİ ISITTI”-

25. haftanın ardından iyi manşetler de var keşke olmasaydı denebilecek manşetler de var. Biz güzel yanından başlayalım. Bir kere içimi ısıtan manşet Keita oldu. Cumartesi günü Gençlerbirliği – Fenerbahçe maçındaki futbol işkencesinden sonra Keita’dan inanılmaz bir keyif aldım. Kazanırsın, kaybedersin ama futbolun bir keyfi var. Keita’ya bakınca istiyorum ki top hep onun ayağında olsun. Futboldan keyif alıyorsanız kim futbolun görselliğini ortaya koyabiliyorsa onu izlemek istiyorsunuz. Bu haftadan aklımda kalan Keita oldu. İnanılmaz bir keyif aldım.

-“HEM GÖRSELLİK HEM DE SKORA ETKİ”-

Keita iyi oynadı mı keyif alıyorum, Dos Santos, Alex oynadı mı keyif alıyorum. Gençleri görünce keyif alıyorum. Bursa’da İsmail diye bir arkadaş izledik kısa sürede, inanılmaz hareketler yaptı keyif aldım. Etkileyici bir oyun oynadı Keita. 1 gol 2 asistle de oynadı. Hem görsellik sundu hem de etkili oldu skorda.

-“RÜŞTÜ’NÜN TAVRI İNANILMAZDI”-

Rüştü inanılmaz bir tavır sergiledi Denizlispor maçında. Denizlisporlu Ahmet’in bir şutunu kornere attı. Hakem aut verdi. Rüştü “benden çıktı” dedi. Hakem aut diye ısrar edince de “ne yapayım” dedi. Türkiye’de bunu hiç yapmadık. Doğrunun yanında hiç yer almadık. Doğru rakibin lehineyse bile yanında olmalıyız. Bir taç atışının bile peşinde koşuyoruz. O kornerden gol yiyebilir Beşiktaş takımı. Buna rağmen “benden çıktı” diyor Rüştü. Bundan örnek almalıyız. Hakem haklı olsa bile itiraz edip bin kişinin kucağına bırakıyoruz hakemi. Türk futbolcusu, hakemi, seyircisi, hakemi, yöneticisi böyle olmalı artık. Marka değeri böyle korunur. Hakkını teslim ederek korunur. Rüştü’yü kutluyorum, dilerim örnek olur.

-“DENİZLİSPOR TARAFTARININ YAPTIĞI ÖRNEK OLMALI”-

Almanya ve İngiltere’de sıkça rastladığım bir olay yine Denizli’de oldu. Biz acaba bunu görür müyüz diye düşünürdüm hep. Orada takımlar küme düşüyor, seyirci ne olay çıkarıyor, ne küfrediyor, takımını alkışlarla 2. lige yolluyor. Denizlispor küme düşmedi dün belki ama Beşiktaş’a yenilerek büyük bir yara aldı. Denizlispor seyircisi maçtan sonra takımı alkışladı. Bakan Ali İpek sahaya indi ve futbolcularıyla bütünleşti. Olağanüstü mutlu oldum. Denizlispor düşebilir, ilk defa düşmüyor. Düşer, yine gelir. Sonuçta bu bir oyun. Her türlü sonuca açık. Bunu herkes kabul etmek zorunda. Bu görüntüler örnek olmalı.

-“TRABZON DEPLASMANINDAKİ SON 10 MAÇTA 6 GALİBİYET…”-

Galatasaray takım oyununu kusursuz oynamıyor bana göre. O kadar çok yıldızı var ki her maç biri patlıyor. Kasımpaşa’da Santos patladı, Ankaragücü maçında Keita patladı. Gaatasaray tam bir yıldızlar topluluğu. Takım oyunu oynadığı söylenemez ama Baros, Keita, Arda, Kewell, Santos, Jo, Elano… Galatasaray takımı yıldızlara dayalı bir oyun oynuyor. Bursa’nın Diyarbakır maçını kazanıp lider olmasından sonra Galatasaray’ın 2. sırada olması yadırganabilir. Ama Galatasaray’ın ligin sonuna kadar yarışı götüreceği çok ortada. Trabzon’a gidiyor Galatasaray, sonra Fenerbahçe’yi ağırlıyor. Trabzonspor’la oynadığı son 10 deplasman maçında 6 galibiyeti var Galatasaray’ın 3 de beraberliği var 1 kez yenilmiş. İstatistikler kural mı? Tabi ki değil ama genel bir gösterge.

-“GALATASARAY’I TRABZON’DA AVANTAJLI GÖRÜYORUM”-

Trabzonspor’da bir Şenol Güneş faktörü var. Trabzonspor, Galatasaray’la oynadığı maçları Şenol Güneş zamanında dengelemiş. Güneş, Trabzon için bir şans ama ben Galatasaray’ın Avni Aker’den de yara almadan çıkma olasılığını yüksek görüyorum. Trabzonspor orta sahasında da bir çökme var son haftalarda. Elbet de Trabzon’daki atmosfer etkileyecektir maçı ama ben Galatasaray’ı daha avantajlı görüyorum. Fenerbahçe maçına bakacak olursak Fenerbahçe’nin büyük bir üstünlüğü var Galatasaray maçlarında. Kadıköy’de zaten çok rahat, Ali Sami Yen’de de rahat geçmiyor maçlar. Ummadık taşlar da baş yarıyor. Bir bakıyorsunuz hiç hesapta olmayan bir takım şampiyon adaylarına darbe vuruyor. Eskiden kayıtsız-şartsız teslim oluyorlardı. Eskiden “Çanakkale Geçilmez” oynarlardı şimdi savunma oynaması yadırganıyor. Çok sürpriz çelmeler de olabilir.

-“RIJKAARD ROTASYONU İYİ YAPIYOR”-

Rijkaard rotasyonu iyi yapıyor. Birini dinlendiriyor diğerini oynatıyor çoğu zaman. Kewell daha 1-2 hafta 90 dakika çıkaramaz. Baros da aynı şekilde. Gerçi Baros son Ankaragücü maçında diri göründü ama… Rijkaard rotasyon yapacaktır. Bu kadroyu iyi kullanıyor hocası. Bu kadro Galatasaray’ın başına sorun olmaz. Jo ve Santos da kariyerli oyuncular. İkisi de en az 1’er sene oturmuşlar gelmeden önce. Bunları hemen bugün aldım, yarın oynatayım dersen olmuyor. Hazır oyuncuları da bu paralara alamazsınız. Hele hele devre arasında. Giderek üstlerine koyacaklardır çünkü ciddi antrenman yapacaklar.

-“ELANO HENÜZ YETERLİ DURUMDA DEĞİL”-


Elano’nun henüz yeterli noktada olduğunu düşünmüyorum. Ankaragücü maçı da dahil istenen düzeyde değil. Santos 1 yıldır oynamadığı için onun durgunluğunu kabul ediyorum ama Elano’yu kabul etmiyorum. Galatasaray Elano’yu henüz gerçek Elano gibi kullanmadı.

-“ADNAN POLAT BİR DÖNEMİ DAHA HAK EDİYOR”-

Adnan Polat’ın başkanlıktan önceki ve şimdiki haline bakmak bile Polat’ın neler çektiğini çok açık ortaya koyuyor. Saçlar simsiyahken bembeyaz olmuş. Ben karagün dostlarını severim. İşim işi, derdim yok sıkıntım yok sen bana selam versen mutlu olurum ama vermezsen de umursamam. Kötü günde bir sıcak el arıyosun orada sana uzanan bir el arıyorsun. Bu eli hiçbir şeye değişmem. Nereye geliyorum? Galatasaray aşırı sıkıntıda. Özhan Canaydın bırakmış, bir kuruş para yok. O dönemde Adnan Polat geldi. Her konuda sıkıntılar vardı. Bankalar sana iyi yaklaşmıyor, paran yok, durum sıkıntılı. Adnan Polat öyle bir dönemde işi üstüne aldı buralara kadar geldi. Şimdi uçak fırtınayı atlatmış piste doğru yaklaşıyor. Mali durumlar iyiye gidiyor, Aslantepe açılıyor, Riva’da inşaat izni alınmış… Bütün bunlar somut adımlar. Galatasaray camiası sanırım bunu değerlendirecektir. Adnan Polat, yaptıklarıyla bir dönem daha başkan olmayı hak ediyor.

-“ADNAN ÖZTÜRK’E DE SAYGI DUYUYORUM”-

Adnan Öztürk’e de saygı duyuyorum ben. Seçimi kazanır, kaybeder ama Polat için bir uyarıdır bu. Ona göre daha güçlü bir yönetim seçer, daha iyi işler yapar. Benim Galatasaray camiasından aldığım duyumlar Polat’ın seçimi kazanacağı yönünde. Bunlar benim kişisel görüşlerim tabi ki, kararı verecek olan Galatasaray Genel Kurulu. Cemal Nalga olayı bir talihsizlik oldu Galatasaray için, bazı gelirlerin ileri tarihlere kadar harcanması… Bunlar iyi şeyler değil. Adnan Polat iletişime açık, uygar bir insan. Adnan Polat’ı Türk sporunda olması gereken bir başkan olaak görüyorum. Adnan Polat’ı önemsiyorum.

-“BURSA’NIN ŞAMPİYON OLMASI BİR MİLATTIR”-

Umudun gerçekleşmesini diliyorum. İstiyorum da. Bunu söylemem şampiyonluk yarışı yapan diğer takımları kızdırabilir ama Bursa’nın şampiyon olması bir milattır. Sivasspor bunu başaramadı. Belki de şehir buna hazır değildi. Bana Türkiye’de 3 tane futbol şehri saydırsanız her zaman ilk 3 içinde Bursa olur, belki de 1. olur. Bursaspor tribünlerini en kötü günde bile boş göremezsiniz. Bursa önemli bir iş başarıyor. Beşiktaş’ın beğenmediği Ali Tandoğan ve Zapotocny, Trabzon’un beğenmediği gönderdiği kaptanı Hüseyin ve Mustafa Keçeli… Bunun yanında kendi çıkardığı değerler. Ertuğrul Sağlam çok iyi bir hoca. Gittiği yerde iz bırakan bir hoca. Soyadı gibi sağlam adımlarla ilerliyor. Kayserispor bir daha o günleri göremedi Sağlam’dan sonra, Beşiktaş’tan ayrılışını hepimiz biliyoruz… Hoca faktörü çok önemli.

-“BASKIYI KALDIRAMAZLARSA ÇOK ÜZÜLÜRÜM”-

Bursaspor’u son Manisaspor maçında normal performansının birazcık altında gördüm. Hafta içindeki Kasımpaşa maçının yorgunluğu varsa eğer anlarım ama şampiyonluk yarışındaki baskıyı kaldıramama olarak görürsek çok üzülürüm gerçekten. Gollerin biri penaltı diğeri de son dakikalarda bir duran top. Ertuğrul Sağlam bunun önlemlerini alacaktır diye düşünüyorum. Bursaspor, Diyarbakır maçını da hükmen kazanınca 55 puanla lider oldu zaten. Ben Bursaspor’un şampiyon olmasını açık yüreklilikle istiyorum. Bu öncelikle büyüklere bir ders olur. İnanılmaz paralar, inanılmaz seyirciler arkada, destekleyen bir medya var… Bursa’ya bakıyorum büyüklerin bir futbolcusuna kurulmuş bir takım.

-“LİGİN EN DEĞERLİ OYUNCUSU OZAN İPEK”-

300 milyara aldığın Ozan İpek bugün ligin en başarılı oyuncusu. Hem ilk yarının hem de şu an itibariyle en değerli oyuncusu bana göre. Ömer Güvenç yanımda Ertuğrul Sağlam’ı aradı, “Hocam ne olur tarafsız söyle, en başarılı oyuncu olarak kimi seçersin?” diye sordu, “Ozan İpek” dedi hoca. Bu kadar açık. Ozan İpek sanki Fenerbahçe maçından sonra biraz… Ne bileyim… Aman Ozan! Türkiye senin gözünün içine bakıyor…

-“BURSA-BEŞİKTAŞ MAÇI ŞAMPİYONLUK MAÇI OLABİLİR”-

Bursa’nın kolay bir fikstürü var deniyor ama Fenerbahçe için de o söyleniyordu. Kolay fikstür diye bir şey yok. Rakiplerine puan farkı yapmış durumda Bursaspor ve Ankaraspor maçını henüz oynamadı. Şu ilk 4 sıra bize şunu da gösteriyor ki Bursaspor – Beşiktaş maçı bu sezonun şampiyonluk maçı bile olabilir. 34. hafta oynanacak bir maç. O bakımdan şampiyonluk maçı da olabilir şampiyonu belirleyecek bir maç da olabilir. 9 hafta kaldı… Aman Bursa! Gerilime girme, heyecana girme… Türkiye, Bursa’nın şampiyon olmasını ister. Türkiye’ye örnek olur Bursa. Kayseri’nin, Gaziantep’in şampiyonluğa oynaması lazım. Olur, olmaz ama şampiyonluğa oynaması lazım. Bursa’nın şampiyonluğu şampiyonluğu kaçıranlar dahil herkese yarar.

-“BURSASPORLU İSMAİL ÇOK İLGİMİ ÇEKTİ”-

Bursa’nın Manisaspor maçında İsmail diye bir genç arkadaş oyuna girdi. Bu kadar çabuk bir oyuncuyu yakın zamanda görmedim sahalarda. Çok ilgimi çekti İsmail. Biraş araştırdım, U19 milli takımımızın çok önemli bir oyuncusuymuş ve Bursa’da ‘yer uçağı’ diye lakap takmışlar ona. Ertuğrul Sağlam Beşiktaş’ta da bunu yapıyordu şimdi de yapıyor. Aman hemen havaya girmesin, çevresi de havaya sokmasın. Bence olağanüstü bir oyuncu olacak gibi görünüyor. Gençlerin hakkını teslim etmeyi seviyorum ama söylerken de korkuyorum biraz. Çabuk havaya giriyor bizim gençlerimiz.

-“FENERBAHÇE TARAFTARI BUNU HAK ETMİYOR”-

Fenerbahçe’deki kötü gidişi ben çözebilmiş değilim. Bunu çok üzülerek söylüyorum ki ligin en kötü futbollarından birini Fenerbahçe oynuyor. Milyonları peşinde sürükleyen bir takım. “Al” deyince alan, “gel” deyince gelen bir seyirci bunu hak etmiyor. Türk futbolu bu kadar ilkel oynayan bir Fenerbahçe’yi hak etmiyor. Fenerbahçe’nin iyi olması lazım. Kendisi için de öyle, rakipleri için de öyle. Fenerbahçe’nin eksiği yok mu, var. Ama Fenerbahçe’nin oynaması lazım. Fenerbahçe kadrosuna “çık oyna” deseniz oynaması lazım. Fenerbahçe’nin durumu bana göre saha dışı gelişmelerle ilgili. Bu konuda bir yanlıklış var diye düşünüyorum. Fenerbahçe mutsuz bana göre. Ben yıllardır daha gülen bir Fenerbahçe yöneticisi görmedim.

-“FENERBAHÇE’DE BİR SEVGİSİZLİK VAR”-

Güiza mutsuz, diğer oyuncular mutsuz. Bir sevgisizlik olduğu açık Fenerbahçe’de. Başkan karışmasa “neden karışmıyor” deniyor, karışsa “çok karıştı” oluyor. Ben Fenerbahçe’de yaşananların saha dışından kaynaklandığını düşünüyorum. Adeta bir korku imparatorluğu var gibi. Fenerbahçe’yi yakından izleyen ve tarafsız yazan arkadaşlarımız da bu konuda hemfikir. Transferler doğru yapılmıyor diye düşünüyorum. Ben Fenerbahçe’nin transfer anlayışında Brezilya ekolünden hızla uzaklaşması gerektiğini düşünüyorum. Alex, Fenerbahçe tarihinin en iyi yabancısı ama o iyi çıktı diye hepsi iyi çıkacak diye bir durum yok.

-“FENERBAHÇE HERKESİ UYUTUYOR”-

Cristian’a “geçmiş olsun” diyelim. Ama bana göre Fenerbahçe eksikliğini çekmez. Selçuk’a Deniz’e de ona verilen şanslar verilse onlar da oynar. Ben taraftarın Cristian’a “aaa, uuu” dediğini hiç duymadım. Ne yapıyor Cristian? Andre Santos da iyi bir oyuncu ama takıma katkısı ve hırsı çok az. Emre’den başka takımda savaşan yok. Fenerbahçe taraftarı bundan dolayı mutsuz. Savaşmıyor takımı diye üzülüyor. Semih’i gördük, esniyor kulübede. Ben Semih’te bir kusur bulmuyorum. Televizyon başındaki milyonlar uyumadı mı? Uyutuyor Fenerbahçe!

-“BU TAKIM UMUT VERMİYOR”-

Fenerbahçe’de transferler doğru yapılmıyor, iyi yönetilmiyor, Daum’la futbolcular arasındaki bağ kopuk. Fenerbahçe 4. sırada, şampiyon da olabilir. Puan farkı çok az çünkü. Fenerbahçe umut vermiyor ki. Sezon içinde 2-3 maç bile yok hatırlayabileceğimiz. Fenerbahçeli oyuncuları da çok sinirli görüyorum. Yapmayın arkadaşlar. 1-2 hakem atlar sonra bir bakarsınız ki kırmızı kartla dışarıdasınız. Bu nasıl bir profesyonellik? Zaman zaman Emre de bunlara katılıyor ama saygıyla karşılıyorum ben. Emre’nin bir hırsı var. Kaybetmeye karşı isyanı var. Fenerbahçe’de bir Tuncay vardı, takımı gol yiyince kalesine koşup topu alır santraya götürürdü. Fenerbahçe’de “bitse de gitsek” gibi bir hava var. Biz futbolseverler bunu hak etmiyoruz.

-“TEK FORVET OYNASAN NE OLUR, ÇİFT OYNASAN NE OLUR”-

Bu kadar temposuz, hevessiz oynuyorsan, mücadeleden bu kadar kaçıyorsan, tek forvet oynamışsın, çift oynamışsın, 3 tanesi beraber oynamışsın önemsiz. Şunu kabul edelim ki 3 önemli santrforun var. Biri İspanya diğer ikisi de Türk milli takımının oyuncuları. Kanat oyuncusu yok deniyor Fenerbahçe’de… Bu kadar transferin arasından bir kanat oyuncusu çıkmıyorsa senin kabahatin. Gökhan Gönül daha önce 10 tane orta yaparken şimdi yapamıyorsa bunun nedenlerini araştırıp bulacaksın kardeşim…

-“MUSTAFA DENİZLİ VARSA O TAKIM ŞAMPİYONLUK ADAYIDIR”-

Mustafa Denizli varsa, o takım şampiyonluğun adayıdır. Bu her takım için aynı. Ben bunu hep söylüyorum diyorlar ki “Arkadaşı için konuşuyor”. Doğrular eşe-dosta göre değişmez. Türkiye’de takım oyununu en iyi oynayan takım bana göre Beşiktaş. Bursa da iyi oynuyor Beşiktaş da. Zorlanıyor gol atmakta tamam. Bu da savunma gücü yüksek oyunculardan oluyor gibi görünse de Beşiktaş pozisyonlar buluyor. Nobre, Nihat ve Tabata’dan bekleneni alamadı Beşiktaş ama son haftaya kadar yarışta olacaktır Beşiktaş. Mustafa Denizli ile konuşuyorum ve niyetlerini biliyorum. Mustafa Denizli “30-31. hafta gibi bu iş ortaya çıkar” dedi. Ben bugüne kadar hesaplarında yanıldığını görmedim daha. Bana göre Mustafa Denizli’nin en büyük sermayesi geride bıraktığı yıllar.

-“MUSTAFA DENİZLİ ÇOK SIKINTILI ZAMANLARDAN GEÇTİ”-

O kadar sıkıntılı zamanlardan geçti ki Beşiktaş ve Mustafa Denizli. İlk yarı boyunca başkanını istemeyen bir tribün. Çok zor bir ameliyat. Bakmayın çok kolay ameliyat dendiğine. Çok zor ve sıkıntılı bir ameliyat geçirti hoca. Bunları da atlatarak geldi bu noktalara ve yeniden zirveye ortak olmayı başardı.

-“DİYARBAKIR’IN KÜME DÜŞMESİNİ KİMSE İSTEMEZ”-

Kestirmeden görüşümü söyleyeyim. Adını ne koyarsan koy Diyarbakır – Bursaspor maçının Bursa’ya hükmen galibiyet olarak tescil edileceği belliydi. Büyükşehir maçında dakika 87, seyircilerin oyun alanına girişi ve Diyarbakırspor’dan bazı oyuncularla Büyükşehir oyuncularının ve tabi ki hakemlerin soyunma odasına kaçışı. “Provokasyon var” deniyor. Ne kadar doğru bilmem. Hakem neden tatil etti diye soruluyor. Buna asla katılmam hakemi haklı buluyorum. Sahaya dalarsa seyirci kaçarsın arkadaş, neyle karşılaşacağın belli değil. Kural diyor ki “Bir sezonda 2 hükmen yenilgi alırsan küme düşersin”. Diyarbakırspor bu ülkenin bir rengi. Ben inanıyorum ki Diyarbakır’ın küme düşmesini kimse istemez. Hakem doğruyu yapmıştır bana göre.

-“FUTBOL FEDERASYONU’NUN BİR KILIF BULACAĞINA İNANIYORUM”-

Özel güvenlikle Türkiye’de stat güvenliğin sağlayamazsınız. Türkiye’de futbolun bu kadar geliştiği ortamda polisin stadyumda geçirdiği saatlerin fazla mesaisini karşılayacaksınız. Orada saatlerce ayakta duran polisin gününü kuru bir ekmekle geçirmeyeceksiniz. Hakemin tatil edişini doğru buluyorum. Kurala göre hükmen yenilgi kaçınılmaz görünüyor ama! Futbol Federasyonu’nun buna bir kılıf bulacağına inanıyorum. Diyarbakır’a daha değişik bir ceza vererek bu durumu geçireceğine inanıyorum. Futbolun evrensel kuralları ve yönetmelikleri var. Orası hükmen yenilgiyi kaçınılmaz gösteriyor. Futbolda kararları özel şartlara göre verirseniz adaleti çok da sağlayamazsınız.

-“DİYARBAKIR’I KORUMAK HEPİMİZİN GÖREVİ AMA…”-

Bir Pendik – Sakarya maçı oynandı. Böyle görüntülerin hiçbiri yok. Sakaryaspor hükmen yenik sayıldı, millet isyan etti. Tavşanlı Linyit maçı da yarıda kaldı. Nasıl karar vereceksiniz? Adaleti eşit sağlayacaksınız, kuralları eşit uygulayacaksınız. Diyarbakır’a bir şey olursa üzülürüm ama her olaya da provokasyon demek ne kadar doğru? Çözeceksin, temizleyeceksin… Sahaya giren bir vatandaş var. “Ben sahadakileri ayırmaya gidiyordum” diyor ama polis bile tutamıyor adamı. En önde sen gidiyorsun, nasıl ayıracaksın? Maç çıkışı vatandaş başkanın arkasında. Nasıl elini kolunu sallayarak oraya gidiyor bu adamlar? Diyarbakır’ı korumak hepimizin görevi ama bu işlere de göz yumamayız. Şu sahaya girenler soruşturmalıydı. Bu da yapılmadı açıkçası. O sahaya öyle dalan bir insan maç sonu kameralara başkanın yanında poz veriyorsa ortada bir yanlış var.

-“ÇETİN SÜMER’İN ÜZERİNDE BÜYÜK BASKI VAR”-

Ben Çetin Sümer’le zaman zaman görüşüyorum ve gerçekten çok saygı duyuyorum. Çok ciddi bir baskı altında görev yapıyor. Bir tarafta ayrılıkçı bir terör örgütü var, bir tarafta Diyarbakır halkı var bir tarafta koca ülke var. Sami Yen’de insan düşüyor tribünden aşağı, Ankaragücü taraftarından çıkanları görüyoruz. Herkes yapıyor bunları, kimse akıllanmıyor.

-“HIDDINK KONUSUNDA NET KONUŞAMIYORUM”-

Hiddink hayırlı olsun Türk futboluna. Fatih Terim, Türkiye’yi götüremediyse finallere, Hiddink de Rusya’yı götüremedi. Fatih Terim’in başarısız kabul ediyorsak Hiddink’i neden getiriyoruz. Fatih Terim’e verilen para meclis kürsülerinde konuşulurken Hiddink’e 4-5 katı verip getiriyoruz. Tam anlamıyla çelişkiler ülkesiyiz. Ersun Yanal için yeni bir dönem bu ama Hiddink konusunda kafamda grilikler var. Başarılı olur mu, olmaz mı o konuda net konuşamıyorum açıkçası. Biraz zamana ihtiyaç var.

-“ENGİN’İN YAPTIĞI NANKÖRLÜĞE BİLE GİRER”-

Engin Baytar Gençlerbirliği’nden dikiş tutturamadı, Eskişehir’e gitti. Eskişehir “aman Allah” dedi Trabzon’a yolladı. Trabzon’da da tutunamamıştı ki Şenol Güneş geldi ve Engin’e destek vermeye başladı. Engin de Gaziantep maçında sahanın en kötülerinden biriydi. Engin hocasının kendisini çıkarmasına kızdı ve sağı solu tekmelemeye başladı. Engin senin bugüne kadar yaptıkların, sicilin belli. Seni bu kadar sahiplenmiş bir hoca var karşında. Engin’in yaptıkları nankörlüğe bile girer. Sen bunu yapıyorsun, yanlış yapıyorsun kardeşim! Düzel Allah aşkına… Alanzinho’nun golünü de haftanın golü yaptım kendi adıma. Maçın son saniyelerinde atılan çok şık bir goldü. Alanzinho’yu da Şenol Güneş kurtardı bana göre. Bross zamanında son 1 dakikada oyuna giriyordu.

-“BU ZEMİNLERDEN ÇOK ÇEKTİK”-

Bu zeminlerden çok çektik ama bu hafta bazı sahalara hayran kaldım. Mesela Gaziantep… İnanılmaz bir saha var! Bu sahaya kullananları, değerlendirenleri tebrik edirum. Denizlispor’un sahası hep düzgün zaten. Küme düşerse üzüleceğim bu yüzden. Kayseri’nin sahası da var… Euro 2016’ya aday bir şehrin sahası inanılmaz kötü, çirkin, berbat! Kayseri’ye de Kayserispor’a da yakışmıyor. Bu sahanın faturası Kayserisporlu oyunculara çıkıyor. Yakışmıyor böyle zeminler.

-ŞANSAL BÜYÜKA’NIN AKLINDA KALANLAR-

Bu haftada akılda kalanlar Alanzinho’nun golü, Engin’in tavırları, Fenerbahçe’nin kötü oyunu, Bursa’nın yola devam edişi, Keita’nın oyunu ve en önemlileri Rüştü’nün örnek tavrıyla, Denizlispor taraftarının takımına sarılmasıydı bana göre.
 

1414
 
Foto-Galeriler
YAZARLAR
Haber3Group © 2001-2012 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.

Yazılım & Teknik Destek: CM Bilişim