Nefise Seda Yanık

Türk Cumhuriyetleri Birliği

Avrupa birliği, Kopenhag kriterleri, Avrupa birliğine uyum, alındık, alınmadık, deneme sürecindeyiz derken… Benim jenerasyonumun çocukluğunun bu söylemlerle geçtiğini ve hiçbir sonuç alınamadığını söylersem yanlış konuşmuş olmam sanırım. Olumlu görünen birkaç küçük gelişmeye rağmen ben hala bir arpa boyu yol katedilemediği görüşündeyim. Avrupa birliği genel olarak; 27 ülkeden oluşan ve toprakları Avrupa kıtasında yer alan siyasi ve ekonomik bir örgütlenmedir. Ben aklı, zihni açık olan herkesin kavrayabileceği bir gerçeği daha yazıma ekleyerek AB’nin ayrıca bir Hristiyan topluluğu olduğunun da altını çizmek istiyorum. Bu birliğin temeli 1951 yılında 6 ülkenin katılımıyla gerçekleştirilen 1957 Roma antlaşmasına dayandırılmaktadır. Bu gün 27 üye ülkesi olan topluluğun içerisinde, Türkiye’nin sahip olduğu imkanlardan yoksun birkaç ülke de barınmaktadır. Kriterleri AB kriterlerine pek de uymayan bu ülkelerin tek ortak özelliği Hristiyan birer ülke olmalarıdır. Burada bu ülkelerin Hristiyan ülkeler olmalarının altını çizmemizin nedeni ise kesinlikle din veya ırk ayrımı yaptığımız için değildir. Çok farklı dinlerden arkadaşlara sahip biri olarak bu ayrımı yapacak olan herkesi en başta ben kınıyorum. Peki öyleyse neden üstüne basa basa bu ülkelerin dinini ön plana çıkartıyoruz dersiniz? Dile getirmek istediğimiz şu ki; Halkının %90’ı Müslüman olan ve Osmanlıların önderliğinde ki Müslüman Türk’lerin ağırlığını yüzyıllar boyu ensesinde hissetmiş olan bu milletler, Türklerin gelişmesini asla istememektedirler ve kurdukları bu birliğe Türkiye’yi asla dahil etmeyeceklerdir. Oyalama taktikleri, bitmek tükenmez suçlama, karalama ve istekleriyle tek amaçları, Türkleri köleleştirmektir.

 

Buraya kadar değindiklerimizden anlaşılacağı gibi AB Türkleri asla benimsemeyecektir. Müslüman devletleri içlerine dahil etmeyecek ve ilerlemeleri için destek olmayacaklardır. Peki bize böyle düşman olan bir politikanın hakim olduğu, istenmediğimizi her şekil ve şartta belli etmiş bu Hristiyan cemiyetine üye olma çabamız nedendir? Türklüğümüzden mi utanmaktayız? Müslümanlığımızdan mı? Yoksa Güçlü Türk’ün yerini, korkak Türk mü almaktadır? Senelerdir AB devletleri karşısında bu ezilip, büzülmeler, bu haddinden fazla susmalar, tavizler beni bir Türk evladı olarak rahatsız etmekte. Üstelik bütün bu yüz kızarıklıklarına gösterilen bahaneler de bir o kadar o komik: AB bize bir çok avantaj sağlayacak ve medeni ülkeler arasında yer almamıza katkıda bulunacakmış!

 

Uyanın diyorum ülkem insanı! Uyanın! Sadece uyanın!

 

Hala bu masallara inanlar varsa diyecek bir şey bulamıyorum. Nerede eskiden adından Türk gibi güçlü diye bahsettiren vatanın evlatları? Kendi birliğimizi kurmanın vakti gelmedi mi ki, hala bu 3 kuruşluk korkaklara bu kadar taviz veriyoruz? Bağımsız bir Türk Cumhuriyetleri Birliğini kurmanın vakti artık gelmiştir. Hatta bu topluluğun ilk tohumları 2007 yılında Türkiye’nin başkentinde atılmış ve Türk Cumhuriyetleri Birliği Türkiye önderliğinde kurulmuştur. Artık bir şeyleri değiştirmenin ve öz benliğimize dönmenin tam zamanıdır.  Bırakın bizi köleleştirmeye çalışanların birlikleri kendilerine kalsın, biz kendi Türk birliğimize destek olalım ve büyümesine, tek yürek olmasına katkıda bulunalım. 250 milyondan fazla Türk’ün yaşadığı dünyamızda bu birliğin kurulması demek, Avrupa Birliğine karşı en geçerli ve başarılı seçenek olacaktır. Kurucusu Sayın Can Seven’in ağzından dinleyelim bir de bu birliğin hepimize getireceği katkıları: Türk Cumhuriyetleri Birliği; Kıbrıs, Ege adaları, Batı Trakya, sözde Ermeni soykırımı, Karabağ, Güney Azerbaycan, Doğu Türkistan, Kerkük, ve Pkk sorunları gibi bir çok meseleyi Türk ulusunun lehinde sonuçlandıracak yegane formüldür. Ekonomik ve askeri güçlerimizin Türkiye önderliğinde birleşmesi ile birlikte oluşacak olan kaynak ve tasarruflardan elde edilen imkanlarla, ortak sorunlarımız olan işsizlik ve eğitimsizlik oranları kısa bir süre içerisinde aşağıya çekilebilecek, hammaddelerimiz Türk birlikleri içersinde işlenebilecek ve üretici konumuna gelinebilecektir. Böylelikle dış borçlar ödenebilecek, IMF ve dış ülkelerin baskı ve yaptırımlarından kurtulunabilecektir. Her zorluğa ve önümüze çıkacak olan her engele rağmen Türk Cumhuriyeti Birliğini kurma çalışmalarını sürdürmek, Türk milletinin geleceği için vazgeçilmez bir görevdir. Bu görevi gerçekleştirmek ve bunun bir parçası olmak Türklük bilincini taşıyan her vatan evladının sorumluluğudur.

 

Türk Cumhuriyetleri Birliği’nin amacı Türkçe konuşan toplulukların bir arada olmasını, ortak hareket etmelerini, ortak siyasi ve ekonomik kararlar alınmasını, köken itibariyle Türk olan tüm ülke, özerklik ve toplulukların tek çatı altında toplanmasını ve örgütlenmesini ön görür.

 

Yapısı itibari ile Tüm Türkleri bir araya toplayarak refaha kavuşturacak olan ve AB üyesi olan diğer ülkelerin üzerimizde uygulamaya çalıştığı baskılara geçit vermeyecek, ermeni soykırımı gibi tarihimizi kirletmeye çalışanlara karşı tek yumruk olmamızı sağlayacak bu birliğe destek olmak hepimizin yararınadır. Öyleyse Türk’ün gücünü ortaya koymanın tam zamanıdır. Dayatmaların değil, uzlaşmaların hakim olduğu bir platformda Osmanlı’nın torunları ve birer Cumhuriyet çocuğu olarak eski kuvvetimize ulaşmanın, hak ettiğimiz refah seviyesine çıkmanın tek yolu budur. AB’ne hayır diyen ve Türk Cumhuriyetleri Birliğine gönülden destek veren herkesi daha detaylı bilgi almak adına turkcumhuriyetleribirligi.com adresine bekliyoruz.

 

Unutmayın ki;

 

Muhtaç olduğunuz kudret damarlarınızda ki asil kanda mevcuttur !

 

Mustafa Kemal ATATÜRK.

 

Yazarın Diğer Yazıları
Haber3Group © 2001-2017 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Haber Portalı Yazılımı ve Teknik Destek: CM Bilişim. Vargonen Hosting & Cloud sunucuları üzerinden yayın yapmaktadır.
Kullanım Şartları  |  Reklam  |  İnsan Kaynakları  |  Künye  |  Bize Ulaşın  |  Site Haritası  |  RSS