Görünmezlerle sohbetler devam ediyor.
Sıradaki konuğum sinematurk.com sitesi.
1- Merhaba öncelikle sizi kısaca tanıyabilir miyiz?
İsmim Ahmet S. Aktaş. 1967 Ankara doğumluyum. ODTÜ’de inşaat mühendisliği ve sosyoloji okudum. Mühendislik yaptım, internetle uğraştım, internette yaşıyorum.
2-İnternet yayıncılığı sizin için ne anlama gelmektedir?
Aslında genel olarak yayıncılık ilgi alanlarım içinde. Daha internetin olmadığı zamanlarda da yazılı yayıncılıkla fena halde kafayı bozmuştum. İnternet çıkıp bu çok daha kolay bir hale gelince artık bırakamaz oldum tabi. İnternetin özgürleştirici, demokratikleştirici özünü çok cazip ve hayranlık verici buluyorum. Büyük bir blogosferde, tüm bilgi, düşünce, duygu ve deneyimlerin paylaşılabilir, çoğaltılabilir olduğu bir ortamda sizin de ortaya bir şey koymanız, çoğalmanız ve çoğaltmanız çok keyifli. Bu nedenle internet yayıncılığını çok önemsiyor ve kenarından da olsa tutabildiğim için seviniyorum...
3-Türk internetinin gelişmesi önünde bir engel var mıdır? Türk internetinin gelişmesi için profesyonel ve sıradan kullanıcılar sizce neler yapmalıdır?
Türk internetinin değil, Türk bir çok şeyinin gelişmesi önünde devasa engeller var. En büyüğü de bizim evrilmesi güç mental yapımız. Nedense bizim zihnimiz ancak dünyadaki yapısal dönüşümler artık kapıya gelip bizi mecbur bıraktığında, mecburen, biraz kıvrılıp bükülebiliyor. En somut örnek, adını bile anmaktan utandığım youtube olayıdır. Bizi yöneten zihin yapısı yasaklayarak hala bir şeylere engel olabildiğini sanıyor. Çevresinde olan bitenden haberi yok, gazete kapattığını sanıyor. Buna benzer bir olay bizim başımıza da geldi. Traji-komik bir olaydır. Bir avukatlık firması telif haklarını ihlal eden siteleri listeleyerek, kapatılmaları için savcılığa başvuruyor. Listede bizim sitenin ismi de yanlışlıkla eklenmiş, tamamen yazım hatası. Savcılık listeyi alıyor ve bize kimse bir şey sormuyor. Bir sabah bir bakıyoruz, sitemizde mahkeme kararıyla kapanmıştır yazısıyla karşılaşıyoruz. İki gün muhatap bulmak için uğraşıyoruz. Sonunda ilgili avukatlık firması özür dileyerek hatayı düzeltiyor ama bizim site 1 hafta kapalı kalıyor. Şimdi böyle bir ortamda internet ne kadar gelişebilir, yeni fikirler, yaratıcılık ne kadar tetiklenebilir bilemiyorum. Türkiye’de sistem zihinlerimizi rehin almaya çalışıyor. Bir şeyler gelişecekse ancak bu rehinliğe karşı durmakla mümkün olur diye düşünüyorum...
4-sinematurk.com'un kuruluş misyonu,gelişim süreci hakkında bilgi verir misiniz?
Sinematurk 2000 yılında, internette Türk Filmleri hakkında bilgi bulamayınca, ihtiyaçtan doğdu. Sinemasever insanlar olarak filmlerle ilgili bilgi bulamıyorduk. IMDB’de Türk Filmleri yeterince yer almıyordu, iş başa düştü yapalım diyerek başladık. 2001 yılında da yayına geçtik. O tarihten bu yana veritabanını en doğru ve kapsamlı hale getirmek için uğraştık. Son 2 yıldır da artık Türkiye Sinema sektörünün sosyal ağı olma yolunda ilerliyoruz. Internetin birinci nesil döneminde klasik bilgi sağlayan, tek taraflı iletişim sağlayan bir yapıdaydık, şimdi etkileşimli bir anlayışla hem insanların birbiriyle hem siteyle paylaşımda bulunduğu bir platforma dönüştük. Sinema sektörünün aradığını bulduğu, referans olarak kullandığı, iletişime geçtiği, ürettiği ve katkıda bulunduğu çok yönlü bir platform olduk ve daha fazlası için çalışmaya devam ediyoruz. Hem sinemayı hem interneti seviyoruz.
5-Sitenizi tercih eden kullanıcıların mesleklere ve yaşlara göre dağılımı nasıl gerçekleşiyor?
Sitemizi yoğun olarak oyuncu, yönetmen, yapımcı, cast direktörü, kameraman gibi sinema emekçileri kullanıyor. Burada hem kendi sayfalarında kendileriyle ilgili bilgileri başkalarıyla paylaşıp referans gösterebiliyorlar hem de yeni birlikte çalışma olanakları için araştırma yapabiliyorlar. Bunun dışında ikinci büyük grup olarak Türk Sineması sevenleri söyleyebilirim. Onlar da burada sevdikleri filmlerle ilgili bilgi alıp, bilgi verip, yorumlar yaparak sosyalleşebiliyorlar. Buna en genel anlamda sinemaseverleri de eklemek gerek tabi. Bu anlamda meslek olarak sinema çalışanları denebilir site kullanıcıları için. Kullanıcılar ağırlıklı olarak 18-30 yaş grubu insanlardan oluşuyor. 30-50 yaş aralığı da ikinci grup olarak göze çarpıyor.
6-Sitenize yurtdışı girişleri oluyor mu? Türklerden sonra en çok sitenizi tercih eden kullanıcılar hangi ülkeden geliyor?
Sitemiz yurtdışında da kullanılıyor. Dünyanın her yerinde, Türk Sineması ile ilgili spesifik bir bilgi arayan sonuç olarak Sinematurk’e geliyor. Tabi Türk kullanıcıların yoğun olduğu ülkelerden daha fazla trafik alıyoruz. Almanya ile başlayıp, ABD, Kanada, Hollanda, Azerbeycan ve Avusturya’yı özellikle örnek verebilirim.
7-Sitenizi globalleştirmek ve farklı dilleri konuşan insanların yararlanabileceği bir arayüze kavuşturmak gibi bir çalışmanız veya geleceğe dönük düşünceniz var mı?
Böyle bir düşüncemiz yıllardır var. Önemli bir eksiklik aynı zamanda. Türk Sineması hakkında bilgi almak isteyen Türkçe bilmeyen insanlara karşı haksızlık henüz İngilizce versiyonumuz olmaması. Bu konu gündemimizde. Umarım en kısa zamanda isteyenlerin İngilizce olarak siteyi takip edebileceği bir versiyon açabiliriz.
8-sinematurk.com dışında yaptığınız,yapmak istediğiniz projeler var mı,varsa nelerdir?
İnterneti seviyoruz ve onun içinde yaşıyoruz. Bu nedenle ister istemez hep yeni fikirlerle yatıp kalkıyoruz. Ancak bu sonuç olarak bir emek, kaynak ve takat işi. Sinematurk o kadar meşgul ediyor ki bizi başka bir şeye pek takatımız kalmıyor. Yine de geçen yıl başladığımız yeni bir sitemiz var: www.videorandum.com. Burada da reklam videolarının paylaşımını hedefliyoruz. Ayrıca Sinematurk Veritabanında yer alan sanatçıların reklam kliplerini bu site üzerinden yayınlayarak olanakları artırmaya çalışıyoruz.
9-Benim sorularım bu kadar.Sizin eklemek istediğiniz,Türk internet kullanıcılarına vermek istediğiniz bir mesaj var mı?
Söyleşi için teşekkür ederim. Dünyada çok ciddi dönüşümlere tanık olduğumuz bir zamanda, Türkiye’de bunun dışında veya gerisinde kalmasın istiyorsak, yaratıcılığa ket vuran, bireyi ezen ve atomize eden tüm düşünce ve uygulamalara karşı çıkalım; farklı, bize benzemeyen, ters gelen ne varsa bunları zenginlik olarak görüp faydalanmaya çalışalım diye düşünüyorum. İnternet dahil tüm yasaklara ve sansüre hayır!