Serdar Durat

Türkiye'de yapay gündem, yapay zeka ve istihdam ilişkileri

Değerli Düşünür Dostlarım,

Ülkemizin içinde bulunduğu gergin siyasi iklim ve yaşadığımız kritik süreç malumlarınızdır. Hemen her gün şehit haberleri ile yüreklerimiz yanmaktadır. Cumhuriyetimizin kazanımlarına ve değer'lerine karşı saldırılar artık örtülü değil gözler önünde yapılmaktadır. TBMM de grubu olan bir siyasi parti mensubu millet vekili farklı halklardan ve farklı bir parlamento kurulmasından bahsedebilmektedir. MHP içindeki kargaşa ve belirsizlik endişe verici boyutlara ulaşmıştır. Millet vekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması çalışmaları kaba kuvvet marifeti ile askıya alınmıştır. 

Bir miktar "harçlık " ve "Vizesiz Avrupa " vaadi ile vasıfsız mülteci yığınlarını iaşe ve ibade hizmeti vermenin yarattığı sosyolojik ,ekonomik ve güvenlik açılarından uğradığımız deformasyon ortadır. Yeni Anayasa hazırlık çalışmalarında laiklik ilkesinin yer almaması ve dindar bir Anayasa olmasına ilişkin denemeler, zemin yoklamaları bizzat TBMM Başkanı ağzından yapılmaktadır. Özetle belirtilen bu konular büyük ölçüde kasıtlı ve maksatlı olarak üretilmiş yapay gündemdir. 

Halen ülkemizin sorun stoklarında var olan ve çözüm bekleyen gerçek milli sorunlarımıza yapay olanlarını ilave etmek başta ulusal enerjimiz ve zamanımız olmak üzere kaynaklarımızı tüketmekten başka hiç bir fayda sağlamamaktadır.

Sevgili okurlar,

Yapay zeka, bir bilgisayarın veya bilgisayar kontrolündeki bir robotun çeşitli faaliyetleri zeki canlılara benzer şekilde yerine getirme kabiliyetidir. Yapay zeka çalışmaları genellikle insanın düşünme yöntemlerini analiz ederek bunların benzeri yapay yöntemleri geliştirmeye yöneliktir. 

Yapay zeka, makinelerin karmaşık problemlere insanlar gibi çözümler üretmesini sağlama ile ilgilenen bir bilim dalıdır. Bu genellikle insan zekâsının karakteristiğini alıp, bilgisayarsa algoritma olarak uygulanarak gerçekleştirilir. Talep edilen veya arzulanan ihtiyaçlara göre, hangi etkiye karşı hangi akli tavır sergilenecekse, az veya fazla esnek ya da etkili yaklaşımlar sergilenebilir.

Yapay zeka, genellikle bilgisayar bilimleri ile ilişkilendirilse de matematik, biyoloji, psikoloji, felsefe ve diğer farklı bilimler ile de yakından ilgilidir. Tüm bu alanlardaki bilgilerin kombine edilmesi eninde sonunda yapay zeka konusundaki gelişmelere bağlı olacaktır.

Dünya Ekonomik Forumu verileri, yapay zeka ve robotların yükselişi ile insan iş gücüne ihtiyacın yıllar geçtikçe daha da azalacağına dikkat çekmektedir. Sağlıktan, üretime, otomasyondan ve çok-boyutlu insanın verebileceği hizmetlere kadar, modern teknoloji gerektiren bütün alanlarda onlar var. Birleşmiş Milletler’e bağlı Uluslararası Çalışma Örgütü’nün tahmini ise, küresel işsizliğin 2020 itibarı ile on bir milyon daha artacağı yönünde. Araştırma, iş kayıplarının üçte ikisinin ofis ve yönetimsel sektörlerde olmasını öngörürken, akıllı makinelerin yavaş yavaş daha rutin işlerde de etkisini arttırdığını göstermektedir.

Davos Zirvesi’nin bu yılki konusu “Dördüncü Endüstri Devrimi” idi. Nanoteknoloji’den,  Robot teknolojisine, biyoteknolojiden üç boyutlu baskıya kadar tamamı ile gelecek odaklı konulara odaklanan zirve, “İşlerin Geleceği” raporu ile de dünyanın geleceğine dair doğru ipuçları veriyor. Her sektörde iş kaybına kesin gözüyle bakılsa da, etki bir sektörden diğerine fark edecek gibi gözüküyor. En fazla olumsuz etkinin sağlık sektöründe olması beklenirken, bunu enerji ve finansal hizmetler takip ediyor.

Değerli Okurlar,

Yapay Zekanın gelişmesi ve içselleştirilmesi ile en geç bir nesil sonra bu gün henüz "para kazanılabilen " bir çok meslek ortadan kalkacaktır. Zira o hizmetlere talep ve ihtiyaç kalmayacaktır.

Tabiatı ile bu gerçekliği iyi yönetmek , önceden tedbirler almak gereklidir . Aksi takdirde , zaten yeterince fazla olan vasıfsız-niteliksiz nüfusumuz-insan gücümüz çok artacak, yoksul-mutsuz ve aç kalabalıklar büyük kitleler haline dönüşerek demografik yapımızın kalitesini olumsuz yönde etkileyecek, şüphe yoktur ki bu durum da refah seviyemizi düşürecektir. 

Bu kapsamda ve yukarıda sunulan tespitler doğrultusunda şimdiden eğitim ve istihdam politikalarının cesaretle revize edilmesine ihtiyaç vardır. Bunun içinde doğru stratejileri ve paradigmaları olan, sorun çözme becerileri gelişmiş, Cumhuriyetin fazilet ve değerlerine saygılı, vizyoner, bireysel ve kurumsal çıkarlarını ülke çıkarlarının gerisinde tutabilen, demokratik ve laik siyasetçiler , devlet adamları gereklidir kanaatindeyim.

Bu vasıfta çok sayıda yetişmiş kadrolar bu vatan topraklarında mevcuttur. Onları bulup göreve getirmek ise asil milletimizin tercihi ve takdiridir.

Saygılarımla

Serdar Durat

Stratejist

Yazarın Diğer Yazıları
Haber3Group © 2001-2017 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Haber Portalı Yazılımı ve Teknik Destek: CM Bilişim. Vargonen Hosting & Cloud sunucuları üzerinden yayın yapmaktadır.
Kullanım Şartları  |  Reklam  |  İnsan Kaynakları  |  Künye  |  Bize Ulaşın  |  Site Haritası  |  RSS