• Adana'da kanlı gece ! 5 ölü
  • Kılıçdaroğlu'ndan önemli açıklamalar
  • PKK'dan kaçan terörist yaşadıklarını anlattı
  • Dursun Özbek'ten Hakan Şükür ve Arif Erdem açıklaması
  • İstanbul'da taksici dehşeti
Serdar Durat

Türkiye'nin düşük profilli ve yüksek prestijli bir Başbakana ihtiyacı va

Değerli Düşünür Dostlarım,

Geçen bir hafta süre içinde iç siyaset gündeminde normal şartlar altında pek akla hayale gelemeyecek gelişmeler adeta yıldırım hızı ile meydana geldi.

Çok özetle ifade etmek gerekirse CB Erdoğan' ın takdir ve talimatları doğrultusunda ; AKP nin 22 Mayıs 2016 tarihinde olağanüstü kongreye gitmesi kararı alındı, Davutoğlu aday olmayacağını, tabiatı ile Genel Başkanlık ve Başbakanlık görevlerinden ayrılacağını açıkladı. Henüz kesin olarak belli olmasa bile CB nın tensip buyuracağı, tespit edeceği tek bir aday ile kongreye gidilecek ve seçilen bu zatı muhterem yeni Başbakanımız olacaktır. Seversiniz sevmezsiniz,beğenirsiniz veya beğenmezsiniz ama ülkemizdeki gerçek durum kısaca bundan ibarettir. 

AKP Ankara Milletvekili Aydın Ünal, “Güçlü cumhurbaşkanı ve güçlü başbakanla yürümüyor. Bundan sonra gelecek başbakanın profili daha düşük olacak” şeklindeki açıklaması ile bir anda gündeme gelen ve çok kuvvetle muhtemel ülke nüfusunun en az yarısının ilk defa duyduğu, toplumun değişik kesimlerinde farklı şekillerde yorumlanan " Düşük Profilli" olmak konusunu gelin isterseniz bizde birlikte değerlendirmeye çalışalım.

Sevgili okurlar,

"Düşük Profil " tabiri İngilizcedeki " Low Profile" deyişinden dilimize tercüme edilmiş olup henüz günlük hayatımızda pek kullanmadığımız için sıradan insanlarımızın kelime hazinesine girememiştir. Hal böyle olunca gerçek anlamından çok anlaşılması arzu edilen şekilde bir algı yönetimi yürütülmüştür. Bu kapsamda gerek yazılı ve gerekse görsel basın yayın organlarının bir kısmında ve sosyal medyada " Düşük Profilli" olmak aşağılanmış, hor görülmüş adeta linç kampanyası yürütülmüştür. Onursuz, omurgasız, şahsiyetsiz, koşulsuz biat eden, çıkarlarına düşkün, risk almayan bir kişilik, karakter özelliği gibi lanse edilmeye çalışılmıştır.

Oysaki orijinal dilinden tercüme ettiğimiz zaman " Düşük Profilli" kişiler için ;

Uygulamaları, hizmetleri , özel hayatı ve davranışları nedeni ile mütemadiyen kamuoyunun ve medyanın gözü önünde olmamaya, aşırı dikkat çekmemeye , gösterişten uzak kalmaya  özen gösteren insan tipleri tanımlanmaktadır.

Bu tanımda görüldüğü gibi " Düşük Profilli" olmak utanılacak, eziklik ve eksiklik duyulacak bir özellik değildir. İngilizce de bir tabir vardır " Low profile high prestige" ( Düşük profil yüksek prestij) derler. Dürüst, samimi çaba ve emek sarfederek ,tüm potansiyelini kullanarak işini yapmak, hizmet vermek ama çıkar beklentileri ile aşırı gösterişten , reklam yapmaktan sakınmak anlamına gelir.

Yani ayni zamanda hem düşük profilli ve hem de etkili, sessiz ,sakin ama vakur, onurlu ve omurgalı olmak pek ala mümkündür.

AKP Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş yeni Başbakanımızın düşük profilli olması konusundaki eleştirileri cevaplamış ve anlaşılan o da ayni hataya düşerek "Düşük Profilli " olmayı utanılacak bir şey zannetmiş ve yaptığı açıklamasında AKP de değil bir Bakan, Başbakan sıradan bir mahalle başkanı bile "yüksek profillidir" demiş. 

Değerli düşünürler,

Düşük Profilli olabilmek için tevazu, bilgelik ve kamillik gerekir. Her yaptığını , her söylemini, her fikrini davul zurna eşliğinde, bire bin katarak, insanların gözlerine sokarcasına, kafalarına kakarcasına abartı ile anlatan ve sürekli el üstünde tutulmayı, takdir edilmeyi bekleyen , hedefleyen, toplumu bıktıracak kadar devamlı gözler önünde olmaya çalışan bir Başbakan   " Yüksek Profilli" olsa ne olur ? Milli menfaatlerimiz için ne katkı sağlar ?

Sonuç olarak, bizim anladığımız manası ile Düşük Profilli Başbakan olmak ; 

-"Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz" anlayışına sahip olmak, 

-Yasalar ve devlet geleneklerimiz muvacehesinde görevini gösterişe ihtiyaç duymaksızın , devletin tüm kurum ve kuruluşları-makamları ile uyumlu ve fakat vakur ve onurlu bir şekilde yapmak, 

-Ülke çıkarlarını bireysel ve kurumsal çıkarların önünde tutmak, 

-Soğukkanlı - ağırbaşlı bir devlet adamı tecrübesine ve ciddiyetine sahip olmak demektir.

Dolayısı ile bizim inancımız odur ki Türkiye'nin gerçek anlamda " Düşük Profilli" bir Başbakan'a ihtiyacı vardır. Hatta yanısıra keşke " Düşük Profilli" bir de CB mız olsa. Seçilmiş olanından da, Partili olanından da hatta Başkan olanından çok daha hayırlı ve yararlı hizmetler verebilir düşüncemizi muhafaza ederiz.

Saygılarımla

Serdar Durat

Stratejist

Yazarın Diğer Yazıları
Haber3Group © 2001-2017 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Haber Portalı Yazılımı ve Teknik Destek: CM Bilişim. Vargonen Hosting & Cloud sunucuları üzerinden yayın yapmaktadır.
Kullanım Şartları  |  Reklam  |  İnsan Kaynakları  |  Künye  |  Bize Ulaşın  |  Site Haritası  |  RSS