Serdar Durat

Türkiye’nin Güçlü Orduya En Çok İhtiyacı Olan Zaman

Değerli düşünür dostlarım,

Suriye krizinin geldiği son durum itibarı ile Ortadoğuda siyasi haritaların yeniden çizileceği ve mevcut ulus devlet yapılarının değişeceği yüksek sesle telaffuz edilir hale geldi. Bölgeye ilişkin stratejik milli menfaatleri olan güç odaklarının açıktan bilek güreşleri ve perde arkasındaki pazarlıkları sürmekte, mahdut hedefli küçük taktik muharebeler dışında genel bir harp çıkmasına mahal vermeden planlı hedefler ele geçirilmeye çalışılmaktadır.  Bu kapsamda ABD ortadoğu’da İsrail’in yanısıra müslüman ve arap olmayan,kendisine sadık-muhtaç ikinci bir devletin kurulmasını arzu etmektedir. Tabiatı ile bu devletin vücut bulacağı topraklar petrol rezervleri açısından da zengin olmalı. Böylece ABD, hem İran’ı daha yakından kontrol edebileceğine ve baskı altında tutabileceğine, hem de enerji kaynaklarına egemen olabileceğine inanmaktadır. Kuzey Irak ve kuzey Suriye kuşağında adeta force majör şeklinde gelişen Kürt oluşumu işte bu yaklaşımdan taban bulmaktadır. Rusya’nın en büyük hedefi ve ihtiyacı ise sıcak denizlere açılma kapısı olan Tartus ve Lazkiye limanlarını serbestçe kullanabilmek, bu şekilde Doğu Akdenizde deniz kontrolu  rekabetinde var olmak ve kriz sonrasında Suriye’de kendisine müzayir bir yönetim yapısının oluşmasını sağlamaktır.

Değerli düşünürler,sayın Başbakan oluşacak hayali sınırlara-haritalara eyvallah etmeyiz ifadesini kullanmıştır. Korkarım bu ivme artık siyasi söylemlerle önüne geçilemeyecek kadar yükselmiş ve adım adım gerçekleşmeye başlamıştır.

Daha somut ifade etmek gerekirse çok uzun yıllardır bizim için ulusal bir paranoya olan Kürdistan devletinin kurulması artık kaçınılmaz ve yadsınamaz eşiktedir.

Önemli olan bu müstakbel yeni komşumuzun Türkiye’nin egemenlik haklarına saygılı olup olmayacağıdır. Bu gün olmasa da bir gün mutlaka Türkiye’den toprak talepleri olabileceğini varsaymak zorundayız. Uluslar arası ilişkilerde ebedi dostluklar ve daimi düşmanlıklar yoktur değişmeyen yegane değer milli menfaatlerdir. Türkiye’nin gerek ulusal bütünlüğünü koruyabilmek, gerekse ortadoğu coğrafyasındaki siyasi değişim ve yeni yapılanma sürecinde dışlanmamak,masada yer alabilmek adına ihtiyaç duyduğu en önemli ve öncelikli kozu gerçekten caydırıcı muazzam bir orduya sahip olmasıdır. Dış politikada etkin, inanılır ve itibar edilir olmak ne akademik kariyerle, ne fantazi teorilerle ve ne de felsefi/hamasi söylemlerle mümkündür, askeri gücünüz kadar dinlenirsiniz. Ulu önderimiz Atatürk’ün buyurduğu üzere orduların güçleri ise Komuta heyeti ve zabitlerinin kalitesi ile ölçeklendirilir.

Netice olarak; gelecek yüzyılın yapı taşlarının örüldüğü böylesine kritik bir dönemde TSK nin komuta kadrolarının ve kurmay heyetinin önemli bir kısmının harp karargahlarında durum muhakemesi ve stratejik planlar yapmak yerine tutuklu durumda olmaları ne büyük talihsizlik,çelişki ve milli hicaptır.

Saygılarımla

Serdar DURAT

Stratejist

27.07.2012

Yazarın Diğer Yazıları
Haber3Group © 2001-2017 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Haber Portalı Yazılımı ve Teknik Destek: CM Bilişim. Vargonen Hosting & Cloud sunucuları üzerinden yayın yapmaktadır.
Kullanım Şartları  |  Reklam  |  İnsan Kaynakları  |  Künye  |  Bize Ulaşın  |  Site Haritası  |  RSS