- IMKB

- 59.662
- Dolar

- 1,7675
- Euro

- 2,3245
- Altın

- 653,05
- Ankara : -2 °C
- İstanbul : 1 °C
- İzmir : 5 °C
- Adana : 8 °C
- Antalya : 7 °C
- Diyarbakır : 0 °C
Üniversitede astronot izdihamı

Aya ayak basan ilk insan olan ABD'li astronot Neil Armstrong, Apollo 13 uzay mekiğinin kumandanı Jim Lovell ve ayda son yürüyen astronot Gene Carnen Adana'ya geldi.
Çukurova Üniversitesi'nde (ÇÜ) yapılan seminere katılan astronotları görmek isteyenler izdihama yol açtı.
Astronotların uçağının rötar yapması nedeniyle gecikmeli olarak Mithat Özsan Amfisi'nde yapılan seminere, üniversite öğrencileri ile Adanalılar yoğun ilgi gösterdi. Amfinin dolduğu, koltukların yanı sıra yürüme koridorlarının da dolması nedeniyle salon kapısı kapandı. İçeri giremeyenler başka bir salonda görüntülerin ekrana yansıtılmasıyla semineri takip etti. ABD Temsilciler Meclisi'nde Ermeni tasarısının kabulü nedeniyle Armstrong, Lovell ve Carnen yoğun güvenlik önlemleri altında salona alındı, polisler etten duvar ördü.
ÇÜ Rektörü Prof. Dr. Alper Akınoğlu'nun konuşmasının ardından, ‘Günaydın Amerika’ programının yapımcısı David Hardman'un sunduğu etkinlikte astronotlar tek tek aya giderken yaşadıkları hikayeleri anlattı.
Armstrong, Apollo 11'den önce yapılan çalışmalarla aya uçuş denemelerinin yapıldığını belirterek, “2'nci Dünya Savaşı'ndan sonra önde gelen kuvvetler arasında bir kutuplaşma oldu, ülkeler arası kutuplaşma oldu. Okyanusu geçen mesafelerde füzeler vardı. Bu tür gücün varlığı da bilim adamlarına yeni bir düşünce verdi. Bu güç, gezegenler çevresinde yolculuk için kullanılabilir diye düşünüldü. Sovyetler Birliği ve Amerika aya gitmek için çalışmalar başlattı. Her iki ülke de uzaya insan göndereceğini fark etti. Ama bu yolculuğa kimin gönderileceği tartışılıyordu. Önce mahkumların gönderileceği düşünüldü. İnsan yapısını bildikleri için ikinci aşamada doktorların gönderilmesi uygun görüldü. Fakat sonunda görüldü ki en iyi adayın pilotlar olduğuna karar verildi. Çünkü onlar hem kapalı alanda durabilen, hem de uzaya gidebilen insanlardı” dedi. Uçuş için 400 bin kişinin çalıştığını kaydeden Armstrong, uçuş sırasındaki duygularını şöyle anlattı:
"İNSANIN SINIRLARI YOK"
“Bu olay gösterdi ki, insanoğlu dünyaya bağlı değil. İnsanın sınırları yok, sınırların aşılabileceğini ve başarmak istenilen başarılabileceğini gördük. Ay tuhaf bir yer. Orada her gün açık, rüzgar yok, yağmur yok. Her gün hava açık ama gökyüzü kapkaranlık. Dünyadaki yerçekiminin 6'da 1'i orada var. Yürümesi çok zevkli bir yer. Hiç kimse geleceği tahmin edemez. Sizin yaşam sürecinizde de pek çok değişikler olacak. Bu değişiklerin bir parçası olarak onlara uyum sağlayacaksınız. Size tavsiyem çok şey öğrenmeye bakın, ne kadar çok öğrenirseniz o kadar faydalı.”
DÜNYANIN İŞBİRLİĞİ YAPMASI GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNDÜM
Apollo 13 uzay mekiğinin kumandanı Jim Lovell da, uzay yolculuğunu anlattı. Apollo 13'ün yolculuğun 3'ncü gününde patladığını anlatan Lovell, patlama sonrası panik yapmadıklarını söyledi. Uzay mekiğinde çok az oksijenle dünyaya dönmeye çalıştıklarını bildiren Lovell, “Patlama beklemediğimiz bir şeydi. Patlama sırasında dünyadan 200 bin mil uzaktaydık ve tek görevimiz eve dönmek olmuştu. Eve dönmek için ayın etrafında 1 tur atmamız gerekiyordu. Oksijen çok azdı ve boğulma tehlikesi geçirdik. Bizim güvenli şekilde dünyaya dönebilmemiz için merkezdeki ekip çok çalıştı. Eve döndüğümde, büyük bir tehlike atlatmış olduğumun duygusu dışında, aya ikinci kez gitmiş olmanın verdiği farklı duygular vardı. Orada dünyayı güneşin etrafında dönen küçük bir gezegen gibi gördüm. Dünyanın kaynaklarının kısıtlı olduğunu ve hepimizin tüm dünyanın kısıtlı kaynaklarımızı birleştirip iş birliği yapmamız gerektiğini düşündüm” diye konuştu.
TÜRK GENÇLERİNE; "TÜRKİYE'NİN GELECEĞİSİNİZ"
Ayda yürüyen son insan olmanın onurunu yaşadığını belirten Gene Carnen ise, Türk gençlerin ileride çok başarılı olacağına inandığını belirtti. Carnen, gençlere yönelik konuşmasında şunları söyledi:
“Ayda 3 günden fazla kaldık ve en uzun biz kalmış olduk. Ay arabasıyla yol kat ettik. Ayda pek çok deney yapabilecek düzeneği de kurduk ve bu cihazlar 10 yıl sonrasına kadar bilgi aktarmaya devam etti. Biz bu gezimizi tüm dünyadaki gençlere ithaf ettik. Zaman sonsuzluğu içinde bir amaç için hareket ettik ve gezi sonunda şu karara vardım. Evimiz, yuvamız olarak gördüğümüz bu dünya terk edilmeyecek kadar güzel bir yer. Gençlerle konuşmak benim için ilham verici. Yeter ki, hayal gücünüz olabilsin, hayal etmek mümkünse, yapılamayacak bir şey yoktur. Sizler de Türkiye'nin geleceğisiniz ve sizin azminizle hedeflerinize ulaşabilirsiniz, tüm gelecek sizlere bağlı.”
Konuşmaların ardından Rektör Akınoğlu'nun çiçek sunduğu astronotlar yoğun güvenlik altında salondan çıkartıldı. Astronotlar, araçlarına binene kadar salondaki izleyicilerin çıkmasına izin verilmedi.
SEMİNERDEN FOTOĞRAFLAR...
Diğer sayfalarda...
Yazılım & Teknik Destek: CM Bilişim






































