Google Plus nedir , ne farkı vardır , ne işe yarayacaktır ?
Bu soruları sormadan önce ilk olarak görmemiz gereken internet ve sosyal medya kültürünün bir evrim geçirdiğidir.
'Did You Know' olarak bilinen ünlü istatistiklerde bu evrimin geldiği nokta kastedilerek 'Üstel Zamanlar' da yaşıyoruz denilmektedir.
Peki 'Üstel Zamanların' , 'Üstel Beyinleri' nasıl oluşacaktır ?
Bu süreçte Google Plus'ın rolü nedir.
Aşağıdaki yazıda bu konuyu ele alarak , konu ile ilgili gelebilecek soruları da cevaplandırdım.
Bahsettiğimiz Üstel Zamanlar'a varışımız bir süreçtir..
Bu süreç içerisinde önce sosyal medya oluşmuş, daha sonra 'Facebook' oluşmuştur, 'Twitter' oluşmuştur 'Google Plus' oluşmuştur , 'XXXX' oluşacaktır.
Bu platformların her biri farklı frekanslarda olup ana misyonları farklıdır.
Facebook olarak bilinen bir internet katalogu, Twitter olarak bilinen bir mikro blogging sistemin in yanı sıra artık Google Plus ile 'üstel beyinler' olarak tabir edeceğimiz ağlar oluşacaktır.
Bu ağlar ilgili alanlarda içerik üretecek , değişik konularda fikirler üretecek ve bilgi toplumuna dönüşümde dinamik olacaktırlar.
Örneğin;
Mizah ile ilgilenen , karikatüristleri takip eden 5.000 Türk kullanıcı bir 'circle' içinde topladığınızı düşünelim.
Bu kişilerin günlük akışları Google Plus üzerinden ele alındığında Türkiye'de ki mizah kültürü'nün gelişimini binlerce kişinin oluşturduğu bir bilgi havuzdan takip edebiliyorsunuz. Binlerce kişi ile etkileşime girerek bu alanda sizin de daha rahat içerik üretmeniz ve üretmeye teşvik edilmeniz sağlanıyor.
Facebook ile olmaz mıydı ?
Evet olmazdı. Çünkü Facebook üzerinde bunu yapabilmeniz yani binlerce mizah ile ilgilenen kişiyi listenize eklemeniz için büyük ihtimalle ünlü bir karikatürist olmanız gerekiyordu. Facebook'un bağlantı kurma noktasında ki 'arkadaş olarak ekleme' frekansı size bu enge li getiriyordu.
Twitter ile olmaz mıydı ?
Evet olmazdı. Çünkü Twitter da bir çok şey kısıtlı olarak tutulduğu için zaten kendi alanının dışına çıkmakta zorlanan bir platform ve kişileri bu kadar dinamik bir şekilde kategorize etme yok.
Öyle ise ilk olarak Google Plus açılsa idi olmaz mıydı ?
Evet olmazdı. Çünkü insanların sosyal medya alışkanlıklarının oturması, bilinç kazanımı gibi konulardan ötürü önce bir anlamda sosyal medya ilkokuluna daha sonra sosyal medya yüksek okuluna kullanıcıların yönlendirilmesi gerekiyordu.
Neden 'Üstel' Beyinler ?
Sosyal medyanın Google Plusdan önce geldiği noktada doğrusal bir yayılma beklenemiyordu. Örneğin bir protesto ile ilgili etkinlik açıldığında kartopu gibi gitgide büyüyerek katılımcı kazanırken bu büyümede ivmesi belirlenemiyordu. Google Plus'ın da devreye girmesi ile ilgili artık spesifik 'circle' topluluklarına içerik verebileceğiniz çok daha hızlı bir büyüme olacaktır.
Kişilerin pro fillerinde ilgi alanlarını belirtmesi , ilgi alanlarına yönelik , 'circle' oluşması, bu 'circle' bilgilerinin internette yayınlanması ile herhangi bir konuda destek alabileceğiniz 'üstel beyin' ler oluşacaktır.
Örneğin bisiklet kültürünü araştırmak istediğinizde konu ile ilgili açılmış bir web sitesi, bisiklet ile ilgili Türkiye'de yazan , çizen , yaşayan 2000 kişinin listesini verebilir.Topluca takip etmeniz ve 'circle' içinde toplamanız için ücretli veya ücretsiz bir sistem sunabilir. Bu sayede istediğiniz zaman bu 2000 kişinin içeriklerini takip ederek bisiklet konusunda güncel ve özel bilgilere sahip olabilirsiniz.
Dikkat edin..
Bir web sitesine girmediniz. Bir 'üstel beyin' desteği kullandınız.
Bu süreç web sitelerinin yerini bu tarz 'üstel beyin' lerin yerini aldığı bir süreçtir.
Bu görülüp , stratejik hareket edilirse hem Türk interneti hem Türk kullanıcısı için süreç bir çok yönden kazanca dönüştürülebilecektir.
İnternet giri şmcilerinin dikkatine..
Bu yazıya ilk yorum yapan siz olun.