• Dışişleri Bakanı'ndan son referandum anketi
  • Yunan hastalar Türkiye'ye geliyor
  • Erdoğan: Galatasaray'ın kararını hafif buluyorum
  • Erdoğan noktayı koydu: ''İspat et istifa edeceğim''
  • Başbakan'dan flaş seçim barajı açıklaması
Nefise Seda Yanık

Utanıyorum Çünkü Müslümanım

Bugün yoğun kar yağışından bir an önce kurtulabilmek adına taksiye bindiğimde, açık olan radyo kanalındaki spikerin Paris’te gerçekleşen bir olaydan bahsettiğine şahit oldum. Taksiciye ne olduğunu sorduğumda kısaca bir mizah dergisine yapılan saldırıdan ve ölen kişi sayısından bahsetti.

“Bunu da biz Müslümanlara yıkarlar şimdi” dedim. Zaten meğerse Hz. Muhammed’in karikatürlerini yapan dergi silahlı saldırıya uğramış. Fransa’nın yaşanan bu çirkin saldırıyı “Paris’in 11 Eylül’ü” olarak nitelediğinin altını çizdi spiker.

Sonra bir düşündüm.. Ne kadar saldırgan ve ne kadar zalim bir dine mensubuz. Kuleleri yıkıyoruz, mizah dergilerine silahlı saldırılar düzenliyoruz. Kadınlarımız yerlere kadar kendilerini kapatan giysiler giyip, ürkütücü birer görünüme bürünüyorlar. Erkeklerimiz sakallarını uzatıp, takkelerini takarak göz zevkimize uymayan, batıya ait olmayan kıyafetler giyiyorlar. Her gün beş defa minarelerimizden Allah’a ibadet etmeye çağıran, adına ezan denen garip bir davet alıyoruz. Şöyle kabaca bir göz atarsak İslam gerçekten gerici bir din gibi duruyor değil mi? Ne göz zevkine hitap ediyor, ne de dünya nimetlerinden doya doya tatmaya izin veriyor. Kiliseye gidip günah çıkartmak gibi bir lüksümüz de yok. Yani iyi veya kötü ne yaptıysak bir şekilde karşılığını göreceğiz. Zor bir tablo..

Şahsen ben bugüne kadar kimseden kilise çanlarından rahatsız olduğuna dair bir şikayet duymadım. Ya da herhangi bir Yahudi’nin sakalı, kippası kimseye rahatsızlık vermedi. Otobüs duraklarında bile Tevrat bulunduran İsrail’i kimse gericilikle suçlamadı. Güçlü olan taraf ne yaparsa yapsın eleştirilmedi. Böylece demokrasi adına işgal ettikleri ülkelere saldırdıklarında kimsenin gıkı çıkmadı. Adına bir de “SAVAŞ” dediler bu işgallerin. Sorarım size savaş böyle mi olur? Savaş iki tarafın eşit şartlarda karşı karşıya geldiği bir durumdur. Ama bunu da kılıfına soktu çok özendiğimiz BATI. Özgürlük getiriyorum dedi, barış getiriyorum dedi. Saddam’ı idam etti, Saddam’ın ülkesine Saddam’ın zarar verdiğinden daha fazla zarar verdi. Daha sonra da adına SAVAŞ dedikleri bu işgale dair kahramanlıklarını anlattıkları düzinelerce savaş filmi çekti. Göz yaşlarıyla izledik, Irak’tan dönen askerlerin ailelerine kavuşma tablolarını.

Şimdi Paris’te olanlara değinelim. Bilindiği gibi İslam peygamberi Hz. Muhammed’in herhangi bir şekilde resmedilmesi ya da herhangi bir şekilde temsil edilmesi dinen yasaktır. Gelmiş geçmiş en çok izlenen Müslüman filmi olan ÇAĞRI’da dahi peygamberimiz gösterilmedi. Gösterilmemesi de gerekir. Ama nedennn, ne olacak ki gibi şımarık tepkileri duyabiliyor gibiyim. İslam öncesi dinlerde heykellerin ve resimlerin putlaştırılması, İslam dininde peygamberin resmedilmesinin yasaklanmasına sebep olmuştur. Peygamber sadece bir elçidir ve onu tanrısallaştıracak her şeyden uzak durulması adına resim ve tasvir yasaklanmıştır. Kısaca böyle anlatabilirim sanırım. Saldırıya uğrayan mizah dergisi ise Müslümanların bu hassasiyetine rağmen Peygamberimize yönelik karikatürler çizen bir dergi. Tabiri caizse bu geri kafalı İslamcıları, sonsuz hürmetle andıkları sevgili peygamberlerini alaya alarak kışkırtmaktan çekinmemiş. Sonuç olarak bugünkü saldırıda 10 dan fazla kişi ölüyor ve bütün dünya tam anlamıyla ŞOK oluyor.

Afganistan’da 13 senede 3.6 milyon Müslüman öldü. Kimse ŞOK olmadı. Fransa’nın desteği ile ABD öncülüğünde Irak’ta 1.2 milyon Müslüman öldü. Yine kimse ŞOK olmadı. Biz bile şok olmuyoruz Müslüman kimliğimizle, çünkü Müslüman olmakla zaten ŞOK olma insiyatifimizi baştan kaybettik. 300 Uygur Türk’ü için idam kararı veren ve İslamiyet’i yasaklayan Çin’in yaptıklarına da dünya ŞOK olmadı.

Dünya sadece ikiz kuleler bombalandığı zaman ŞOK olur. Paris’te bir mizah dergisi bombalandığı zaman ŞOK olur. Biz de kendimizi her seferinde suçlu hissederiz. O çok özendiğimiz batı yine parmaklarıyla bizi işaret ediyor çünkü.. Müslümansın – Suçlusun..

Kendi adıma söylemek gerekirse bu saldırıların gerçekten İslamcı gruplar tarafından düzenlendiğinden dahi şüpheliyim. Ne zaman bir saldırı gerçekleşse (petrol rezervlerine sahip) İslam ülkelerine bir işgal meşrulaştı Batı’nın gözünde. Bakalım bunun ardından ne gelecek diye düşünmekten alıkoyamıyor insan kendini.

Değerli okuyucum, öncelikle şunu belirtmek isterim; İslam şiddet dini değildir. Karıncayı incitmeyi dahi yasaklayan bir dine tabiiyiz. Saldırıları asla desteklemiyoruz. Bu ayrı bir konu. Fakat bugün ben bir taksiye biniyorum, Paris’teki saldırıyı radyodan öğrenip;

 “Bunu da biz Müslümanların üzerine atacaklar, Osmanlı’yı yok ettiler şimdi de parçalanan İslam ülkeleri üzerinden İslam’ı karalıyorlar” diyorum. Ve taksiciden aldığım yanıt şu oluyor.

 “Bu modern görüntünüzden böyle bir konuşma beklemezdim. Sizi tanıdığıma çok memnun oldum kardeşim. Lütfen bildiklerinizi söylemeye devam edin.”

Bu ne acı bir gerçektir ki, kendi ülkemin insanı bile modern giyiniyorum diye benden ülkemin geçmişini karalamamı ve Müslümanları suçlamamı bekliyor. Paris’te vefat edenlere Allah’tan rahmet diliyorum. Olayın failleri umarım en kısa zamanda yakalnır. Ülkem adına ise Rabbim’den tek istediğim kimliğine sahip çıkan, inancından utanmayan nesillerin yetişmesi. Öyle ki, ezan sesinden rahatsız oluyorum deyip kilise de mumla poz veren, nüfus cüzdanın da yazan İslam ibaresinden utanıp, batının adetlerini göğsünü gere gere sergileyen bu kafası karışık insanlara özünü hatırlamayı ve kimliğine utanmadan sahip çıkmayı nasip etsin. Belki o zaman bunca kıyıma dur diyebilmenin de bir yolunu bulmuş oluruz.

Sevgi ve Barışla kalın..

Yazarın Diğer Yazıları
Haber3Group © 2001-2017 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Haber Portalı Yazılımı ve Teknik Destek: CM Bilişim. Vargonen Hosting & Cloud sunucuları üzerinden yayın yapmaktadır.
Kullanım Şartları  |  Reklam  |  İnsan Kaynakları  |  Künye  |  Bize Ulaşın  |  Site Haritası  |  RSS