Vedalar acıdır, yüreğini kanatır insanın. Çünkü ardında seni bekleyen bir seveninin olduğunu bilirsin. Vedalar sonbahar gibidir, hüzünlü... Hüzün, beraberinde yanaklara süzülen gözyaşlarını, karamsarlığı getirir hep. Çoğu zaman sevdiğini bir daha görememe korkusunu da peşinde sürükler. O nedenle vedalaşmalardan oldum olası nefret etmişimdir. O nedenle sabah erkenden kimselere görünmeden çekip gitmeyi isterim sürekli. Lakin... Bu kez sevenlerimle vedalaşmadan ayrılmaya gönlüm razı gelmedi. Ne de olsa bir yıldır kahrımı çektiniz.
İnsan bazen olacaklarla beklemediği bir anda karşılaşıveriyor. "Ölene dek sürer" dediğiniz ilişkiler bir anda noktalanıyor. Yaşamın acı ve güzel tarafı da karşılaşabileceğimiz olayları önceden bilemememizdir aslında. Yaşam, tüm sürprizleriyle güzeldir yani. Zaten her konunun olumlu bir şekilde akıp gittiği yaşam da sıkardı insanı. Monoton bir yaşamı tercih etmezdim.
Sevgilimden ayrılmış gibi boşlukta hissediyorum kendimi daha şimdiden. Eee, öyle kolay değil bir anda ayrılmak. Daha dün gibi Haber3 ile buluşmam. Daha önce de yazılarım pek çok yerde yayımlanmıştı, ama Haber3'ün yeri bir başka benim gözümde. Çünkü ustalığa attığım ilk adım olarak görüyorum Haber3'ü.
Şu, çok da uzun olmayan yaşamımda birçok ilki yaşadım ve yaşattım. Bana biçilen yaşama karşı çıktım. Bedenimin işlev görememesine inat, sağlıklıların bile çekindiği işlere atıldım. Bizlerin yaptıklarının görmezden gelindiği, adeta yok sayıldığı bir ülkede doğru bildiklerimi kendimce anlatmaya çalıştım. Günün büyük bir kısmını yatağında geçirmek zorunda olan ben, ülkemize ve evrene farklı bir bakışla bakabileceğimizi göstermeye çabaladım. Ve şimdi... Bir ilki daha yaşatmak istiyorum ülkeme. Yalnızca kendimi suçlayarak ayrılıyorum aranızdan.
"Acaba ne yaptı da kendini suçluyor," diye sorduğumuzu duyar gibiyim. Hiç bir şey... Mahalle kavgası gibi olduğunu düşündüğüm köşe atışmalarından nefret ettiğimden, kendimi suçlayarak gidiyorum. İnsan sevgim ağır bastığından kimseyi kırmama niyetindeyim. Belki kendimi tam anlatamadım birilerine. Belki de fazla can sıktım yazılarımla. Belki heyecanla savunduğum fikirler ters gelmiştir, kim bilir. Ama şu an hiçbirisinin önemi yok. Suçluyum ve cezamı kendim veriyorum.
İdam mahkûmlarının boynuna ilmeği geçirmeden önce son bir isteği olup olmadığı sorulur. İşte, ben de Haber3'teki bu son anlarımda gelecekle ilgili dileklerimi sayıp dökmek istiyorum. Biz erkeklerin egemen olduğu ülkemizde kadınlara daha fazla özgürlük diliyorum. İstiyorum ki hiçbir kadın töreye, namus cinayetine kurban gitmesin. Kadınlar; babaları yaşındaki adamlarla evlendirilmesin, sevme bahanesiyle kaçırılıp köle yerine konulmasın istiyorum. Ve istiyorum ki hiç kimse ağalardan, ağır toplardan korkusuna, kadınların haksızlığa uğradığını görüp konuşmamazlık yapmasın. Özürlülerin hakları gasp edilmesin, kimse onlara işe yaramayan bir varlıkmış gibi davranmasın istiyorum. Onlar, bazı sağlıkların kirlettiği yaşamı; var oluşlarıyla temizlesinler istiyorum. İşçilerin ezilmediği, başta yazarlar olmak üzere hiç kimsenin düşüncelerinden ötürü yargılanmadığı, yayımlanmamış kitapların imha edilmediği, yıllarca süren davaların olmadığı, kısacası; insanın, insanca yaşadığı bir dünya diliyorum. Ve ben, girdiğim her ortamda bu uğurda savaşacağıma dair söz veriyorum.
İşte, buradaki son tümcelerim geldi çattı. Başta Aydın Özdalga olmak üzere tüm Haber3 emekçilerine ve eleştirilerinizle desteklerinizi eksik etmediğiniz için sizlere çok teşekkür ediyorum. Vedalar her zaman zordur. Büyük veda olan ölümle karşılaşmadıkça, bir gün bir yerlerde buluşacağımızı biliyorum. Ve o gün gelene dek en sevdiğim şarkının şu sözleri dolanacak dilime: "Elbet bir gün buluşacağız, bu böyle yarım kalmayacak..."
Bu yazıya 4 yorum yapıldı.
sizin gibi kalemlere çok ihtiyacımız var...
BeğendimBeğenmedim............... bittiği yer;
BeğendimBeğenmedim\"veda\" out,son cümle \"in\" :)
BeğendimBeğenmedimHaber 3 ü okumaya senin yazılarınla başlamıştık; senin vedanla veda ediyoruz. Orçun
BeğendimBeğenmedim