• 15 Temmuz ile ilgili gündemi sarsacak Devlet Bahçeli iddiası
  • Gözaltına alınmıştı; Atatürk'e benzeyen Göksel Kaya serbest
  • İşte Tunceli'de öldürülen teröristler
  • Hakkari'den acı haber: 1 asker şehit oldu
  • Sonar'ın anketinden ''Hayır'' çıktı
Burcu Demir

Ya sonra ?

HDP'nin barajı yıkıp geçmesinin ardındaki nedenlerle Ak Parti'yi %40'a gerileten gelişmeler üzerine epey söz söylendi. Ancak, günümüz itibariyle, işin bu kısmını rafa kaldırıp eldeki malzemeyle neler yapılabileceği üzerine düşünmekte fayda var.

İlk tur görüşmelerine bakılırsa MHP ve HDP hiçbir koalisyon formülünde yer almaya sıcak bakmıyor ve en yakın seçenek, Ak Parti-CHP şeklinde ortaya çıkıyor. Perdenin arkasına bakarsanız, Ak Parti 'ben elimden geleni yaptım ama kapısını çaldıklarım uzlaşmacı davranmadığı için erken seçime gitmek zorunda kaldım' demek istiyor  lakin CHP on iki yıldır ilk kez akılcı bir politika ortaya koyarak 'istikrar için taşın altına elimi koymaya hazırım' mesajı veriyor. Deyim yerindeyse 'oyunbozan' etiketinin üzerine yapışmaması için sonuna kadar direniyor. Vatandaş ta ister istemez düşünüyor; 'olur ya mevzu ciddiye binerse, son yılların en çok didişen iki siyasi aktörü arasında gerçekçi bir ortaklık kurulabilir mi?

Yazılarımı takip edenler farkındadır, koalisyon fikrine bir türlü ısınamayanlar arasında başı çekerim. Bilirim ki uzlaşma kültüründen nasibini almayan ve bu huyuyla gurur duyan politikacıların yönettiği bir ülkede ikamet ederim. Misal, geçen yerel seçimler süresince Ege, Akdeniz ve Trakya Bölgelerinde sosyal demokrat adayların,muhafazakar iktidarın mensuplarıyla görüşmemek ve onlardan ödenek istememek üzerinden politika yaptıklarına defalarca tanık oldum. Ne yazık ki, iktidar cephesinin de çok farklı bir tutum sergilemediğini gördüm. Şöyle ki, bahsi geçen bölgelerden çok az oy almasına rağmen ne çok icraat götürüldüğünü lakin bu icraatların detayları konusunda CHPli yerel yöneticilerin muhatap alınmadığını, her şeyi merkezi hükümetimizin bir başına epey güzel biçimde hallettiğini defalarca dinledim.

Özetle, farklı ideolojilerin birbirine sırtını dönmesinin büyük bir marifet olduğunu, hatta tersi bir tutumun tabana ihanet şeklinde algılandığını anladım ki emin olun tarif ettiğim tablo, gride buluşmayı sevmeyen ruh halimizin sayısız örneğinden sadece bir tanesiydi. Yine de ülkenin iki büyük partisinin beni bir seferlik olsun şaşırtmasını umuyorum. Neden derseniz, erken seçimin, ekonominin sırtına binecek yeni ve ağır bir yükten başka bir şeye karşılık gelmediğini  -müneccimliğe terfi etmeyen mevcut halimle bile-görebiliyorum.

Yazarın Diğer Yazıları
Haber3Group © 2001-2017 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Haber Portalı Yazılımı ve Teknik Destek: CM Bilişim. Vargonen Hosting & Cloud sunucuları üzerinden yayın yapmaktadır.
Kullanım Şartları  |  Reklam  |  İnsan Kaynakları  |  Künye  |  Bize Ulaşın  |  Site Haritası  |  RSS