Serdar Durat

Yorgun Vicdanlar

Değerli düşünür dostlarım,

Anayasa Mahkemesi Başkanı Sn. Haşim Kılıç, TÜSİAD yüksek istişare kurulunda yaptığı konuşmasında ‘’ Yaşam tarzlarına müdahale zaten yorgun olan vicdanları daha da yoruyor’’ , ‘’Kamu gücünü elinde bulunduranların hak ve hürriyetlere müdahale etmesi doğru olmaz’’, ‘’farklı kitlelerin haklarına sahip çıkmak erdemdir’’demiş. Makamı ve bilinen muhafazakar duruşu-tandansı itibarı ile böyle bir siyasi konjonktürde Kılıç’ın bu çıkışını-söylemini önemli bulduğumu belirtmek isterim. Ancak Sn.Başbakan bu sözlerden pek etkilenmiş olmasa gerek ki bu gün ‘’Dünya Tütünsüzlük Günü’’ münasebeti ile konuşurken gündem yaratmaktan mutlu olduğunu ifade etmiş ve üst üste iki kez dil sürçmesi ile Başbakan yerine Başkan tabirini kullanarak gönül dünyasında kendisini Başkan olarak gördüğünü teyiden belli etmiştir. Yaşam tarzlarını dolaylı bir biçimde yönlendirmek, sosyal hayata kendi anlayışına göre ayar vermek konusundaki tutkulu ısrarını sürdürmüştür. Bir başka deyişle Başbakan toplumun alkol ve sigara kullanan kesimlerini zımnen de olsa ötekileştirme-dışlama-hor görme çabasına girmiştir. Her ne kadar demokratik bir uslup kullanmaya, sağlık konusundaki argümanlarını vurgulamaya çalışsa da, yasakçı-tanzim edici bir görünüm vermekten sakınsa da satır aralarındaki istihza-beden dili ve tonlaması dikkatli gözlerden kaçmayacak kadar aşikardır.

Sevgili okurlar, Milletçe şu günlerde en çok ihtiyacımız olan değerler barış ve hoşgörü dilini egemen kılmak, farklılıklara tahammül etmeyi becerebilmek ve ortak akıl yöntemi-uzlaşı ile sorunlarımızı çözebilmektir kanısındayım. İçinden geçmekte olduğumuz çok hassas süreçte bu denli otokratik ve toplumun en az yarısının görüşlerini-ihtiyaçlarını yok sayan-küçümseyen bir yönetim şekli ne yazıktır ki daha mutlu ve müreffeh günlere, çağdaş uygarlık düzeyine erişebilmemizi ötelemekten başka hiç bir maksada hizmet etmemektedir.

Nitekim OECD( Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü) nin geçen hafta yayınladığı ‘’Daha İyi Yaşam Endeksi’’ konulu araştırma sonuçları ibret ve endişe vericidir.
36 üye ülke arasında Türkiye genel ortalamada sonuncu sırada yer almıştır. Bir kaç örnek vermek gerekirse ;
-  Elverişli bir konut sahibi olmak’ta sondan birinciyiz.
- 15-64 yaş aralığında gelir getirici bir iş sahibi olmak’ta sondan birinciyiz.
- Sosyal yardımlaşma (yardım alabilme güvencesi) da sondan birinciyiz.
- İş-yaşam dengesi (işe ve özel hayata zaman ayırma oranı) de sondan birinciyiz.
- Eğitim’de sondan üçüncüyüz.

Hal böyle iken AKP iktidarının iç politika gündemindeki tasarrufları ve inadı gerçekten vicdanları yoruyor. Bu kapsamda 3.Boğaz köprüsüne Yavuz Sultan Selim köprüsü isminin verilmesindeki tepeden bakan, saltanat hevesini günümüze taşımaya çalışan, diğer mezheplerle hesaplaşmak ve tarihe kafa tutmak şeklinde algılanan zihniyeti kabullenebilmek pek kolay değildir. Bu gün kendilerine uzak gördükleri ve farklı inançları-siyasi görüşleri olan yurttaşlarımızında finanse edecekleri bu köprüye isim verirken, bu insanların hassasiyetlerini yok sayan, güç bende ben ne dersem o olur şeklindeki bir yaklaşımın demokrasi ve hukuk ilkeleri ile bağdaşmadığı malumdur.

Ha keza Taksim’in yayalaştırılması projesinde gezi parkındaki yarım asırlık ağaçları korumaya çalışan bir avuç yürekli ve duyarlı insana karşı uygulanan polis baskısı
CHP millet vekili Sn.İlhan Cihaner’in de dediği gibi savaşta düşmana karşı bile kolayca yapılamayacak düzeyde insafsızcadır. Yerli ve yabancı basında manşetten yayınlanan bir fotoğraftaki, doğaya-yaşadığı kentin değerlerine, demokratik şekilde  uygarca direnerek sahip çıkmaya çalışmaktan başka hiç bir suçu/günahı olmayan, pırıl pırıl bir genç kızımıza polisin yakın mesafeden ve gözünün direğine nişan alarak biber gazı sıktığı görüntü; iki kız evlat ve bir kız torun sahibi olarak canımı acıtmış, gazı ben yemişim gibi gözlerimi yaşartmıştır. Ne yazıktır ki ülkemizin insan hakları -çağdaş medeniyet ve özgürlükler konusundaki tüm dünyada zaten var olan olumsuz imajını da güçlendirmiştir. Keşke Vali-İBB Bşk ve Emniyet müdürü üçlüsünün akşam saatlerindeki basın açıklamaları ortam bu kadar gerginleşmeden önce yapılsaydı. Özellikle keşke Belediye başkanı burada yapılmaya çalışılan işin doğaya saygılı bir iş olduğunu ve Topçu kışlası - AVM inşaatı gibi bir projenin sözkonusu olmadığını daha evvel yeterince doyurucu bir şekilde açıklasaydı. İş işten geçtikten, bir kısmı ağır olmak üzere onlarca insan yaralandıktan sonra kalkıp ta bunu basit bir tretuvar genişletme çalışması şeklinde tanımlamak ve yaşanan şiddet ortamını ise siyasi rakiplerinin provokasyonu olarak lanse etmeye çalışmak pek inandırıcı ve ikna edici olamamıştır. Nitekim Halkın demokratik ve kararlı tepkileri üzerine İstanbul 6. idare mahkemesi tarafından Taksim projesine ilişkin olarak yürütmeyi durdurma kararı verilmiştir. Bu arada sn.Topbaş’a sormak lazım, bu iş sizin söylediğiniz kadar masum ve çevre dostu bir proje idiyse neden nahkeme yürütmeyi durdurma kararı verdi ? Madem AVM projesi yoktu öyleyse neden bazı tanınmış büyük markalar, böylesine bir toplumsal tepkinin olduğu mekanda mağaza açmayacaklarını ifade ettiler acaba ?

Değerli düşünürler, Bu nasıl bir anlayıştır ? Bu denli bir kin ve nefret nasıl ve neden birikmiştir ? Devleti geçici olarak ve Milletin verdiği emanet yetki ile yönetenlerin kendilerine oy vermeyen-benzemeyen vatandaşlarına karşı intikam alırcasına bu denli acımasız yaklaşımları nasıl açıklanabilir ? Son günlerde yaşanan ve ülkemize hiç te yakışmayan tüm bu olumsuzluklara mahal vermeden toplumun nabzını tutacak basit bir anket dahi yapılamazmıydı acaba ? Polis teşkilatının kontrolsüz güç kullanmaması ve kendi vatandaşlarına karşı bu kadar kolayca şiddete başvurmaması sağlanamazmıydı ? Sosyoloji ve psikoloji disiplinlerinin değerli bilim insanlarına ve üniversitelerimize, STK lara samimi çağrımdır. Lütfen ivedilikle bu konuları araştırıp toplumu aydınlatınız. Alınması gerekli tedbirleri öneriniz. Aksi takdirde etnisite çatışmalarını ve terörü önleyici çözüm sürecini yönetmeye çalışırken korkarım inanç ve yaşam tarzı farkılıklarının altında çözülmek-ezilmek riski ile karşı karşıya kalacağız.

Saygılarımla

Serdar DURAT

Stratejist

01.06.2013

Yazarın Diğer Yazıları
Haber3Group © 2001-2017 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Haber Portalı Yazılımı ve Teknik Destek: CM Bilişim. Vargonen Hosting & Cloud sunucuları üzerinden yayın yapmaktadır.
Kullanım Şartları  |  Reklam  |  İnsan Kaynakları  |  Künye  |  Bize Ulaşın  |  Site Haritası  |  RSS