Kahvaltıların vazgeçilmez tadıdır yumurta. Rafadan, kayısı, lop, sahanda... Akı 15, sarısı 65 olmak üzere toplam 80 kaloridir. Yani azı karar, fazlası zarardır yumurtanın. Şirketini kurarsan diğer çocuklar ekmek almaya para bulamazken, seninki birkaç yılda ülkenin en zenginleri listesine giriverir ve hızla yukarıya doğru tırmanır. Son bir haftadır yapılan açıklamalardan anlıyoruz ki iktidardaki partilerin yumurtaya bakış açısı kısaca böyledir. Peki, yumurta protesto amaçlı kullanılırsa? İşte o zaman, eline hiç silah almasan bile terörist ilan ediliverirsin.
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi öğrencilerinin Süheyl Batum ve Burhan Kuzu'ya karşı yaptıkları yumurtalı eylem hoş değildi. Öğrenciler keşke kendilerini ifade edebilecek başka bir yöntem bulabilselerdi diyor düşününce insan. Ancak madalyonu ters çevirip düşündüğümüzde; siyasilerin öğrencileri ve hatta, karşısına çıkan herkesi çocuğuymuş ya da daha doğru bir tanımla kölesiymiş gibi gördüğünü ve kendine ters gelen bir görüşle karşılaştığında onu dillendireni hemen azarlamaya kalkıştığını görürüz. Oysa onlar, vekillerimizdir. Bizleri dinlemek ve mecliste çıkarlarımız doğrultusunda oy vermek görevleridir. Vekillerin görevlerini hiçbir zaman tam anlamıyla yerine getirmediklerini düşündüklerinden son çare olarak böylesine çarpıcı bir eylem yaptıklarını var sayarak öğrencilerin bu haklı isyanını hoş görmemiz gerektiği görüşündeyim.
Protesto edilenler, gençlere isim yakıştırmak yerine onların haykırışlarına kulaklarını açmalıdır bana göre. Her çocuk dünyaya eşit şartlarda gelmez. Ona sunulanlarla savaşmak ve bu güç savaşı kazanmak zorundadır, işçi Ahmet'in kızları. İlkokula yazıldıktan sonra çocuklar için sorunlar artarak devam eder. Çoğu zaman cebinde araca verecek parası olmadığından okula yürüyerek gitmek zorundadır. Durumu kendi ailesininkinden daha iyi olan sınıf arkadaşı kıymalı böreğin üzerine gazlı içecek içerken, öğleni simit yiyerek geçirmek zorundadır. Gençlik yıllarındaysa sorunlar doruk noktasına ulaşır. Kahveci Mehmet'in oğlu sevgilisini muhallebiciye götürmek için günlerce para biriktirmek zorunda olduğunun bilincindedir. İki sokak ötelerinde yaşayan işadamı Halil'in oğlu ülkenin en iyi dershanesine giderek üniversite sınavlarına hazırlanırken, Ayşe sırf babası hamal olduğu için bırakın sıradan bir dershaneye gitmeyi okuyacak kitap bulamamaktadır. Tüm engelleri aşıp üniversite kazananlar için de sorunlar bitmez. Okuyor diye devletine her dönem harç parası yatırmakla yükümlüdür. Kira ödeyemeyeceğinden çoğunluğu cemaatin elinde olan yurtlarda dört yılını geçirmesi gereklidir. Tabi onların sabah namazı için kaldırmalarına ve her şartına boyun eğmek zorundadır. Üniversiteyi bitirdiğinde de işsizlik duvarına çarpar gençler. İşte bu sorunlarla boğuşan herkes, bir gün isyan bayraklarını açar. Gençleri bu ülkenin geleceği olarak görmeliyiz ve kendimize değil geleceğimize yatırım yapmalıyız. Bu çerçevede parasız eğitimi bir an önce yaşama geçirmeli, yurtları cemaatin egemenliğinden kurtarmalı, iş alanları yaratmalıyız. İktidardakiler bu görevlerin yerine polisi gençlerin üzerine yürütmeyi seçerse, o zaman gerçekten vay bu ülkenin haline.
Sıkıntıları yalnızca gençler çekmiyor elbette, ebeveynler de aynı dertlerle karşı karşıyalar. Üstelik çocukları kendi ekmeğini kendisi karşılayana dek tüm bu sorunlara tek başlarına göğüs germek zorundadırlar. Bazı aileler havuzlu villalarda yaşamlarını sürdürürken, onların ömrü aldıkları üç kuruş maaşı ay sonuna kadar yetiştirmenin hesabını yapmakla geçiyor. Yaşama tutunmalarına etken olan çocuklarının devlet büyükleri tarafınca "terörist" olarak adlandırıldığını görmek elbette derinden yaralıyordur onları. Hangi anne, hangi baba üzülmez ki öyle anlarda? Hele bir de yavrusunun kanlar içinde eve döndüğünü görünce... Görevini layıkıyla yapmayanların anne babaları bu denli üzmeye hakkı var mıdır? Yoktur elbette... Hiçbir zaman da olmamalıdır.
80 kalorilik, vazgeçemediklerimizden olan yumurta; sekiz yıllık iktidar sürecinin başarılı geçmediğinin ilk sinyali oldu. Milletvekilleri ve bakanlar, gençlerin fırlattığı yumurtalardan değil, 2011 yazında sandığa atılacak oylardan korksunlar bence. Çünkü halk hareketlerinin öncüleri üniversite gençleridir ve onlar attıkları yumurtalarla ne kadar mutlu ve umutlu olduklarını göstermişlerdir siyasilere.
NOT: Kitaplarıma www.doğanyayın.com adresindeki formu doldurarak ulaşabilirsiniz sevgili dostlarım. Formda yalnızca size ulaştırabileceğimiz adres bilgileri istenilmektedir ve bu bilgiler üçüncü kişilerle asla paylaşılmamaktadır.
Bu yazıya 2 yorum yapıldı.
öğrencilere yumurta hediye edilir...
BeğendimBeğenmedimBAŞBAKAN EN KÜÇÜK BİR OLAYDA DAHİ ÇOK KIŞKIRTICI VE İTİCİ KONUŞUYOR... ÜLKEMİN İNSANI MALESEF BUNU HAKEDİYOR!!!
BeğendimBeğenmedim