Borç takıp kaçma devri sona erdi

Türkiye’de borçlanıp yurtdışına gidenler, uluslararası hukuktan kaçamıyor. İkili ve çoklu anlaşmalar çerçevesinde alacaklılar artık dünyanın pek çok ülkesinde tahsilat yaptırabiliyor.

Ekonominin gündemini son aylarda ödenemeyen krediler ve yapılandırılan borçlar oldukça meşgul ediyor. Yapılandırılan borçların tutarı 20 milyar doları aşmış durumda. Bunların yanı sıra borçlarını ödemeyip yurtdışına kaçanlar da var.

Sözcü gazetesinden Taylan Büyükşahin'in haberine göre borçlanılıp Türkiye'den yurtdışına kaçırılan varlıkların tutarı ise birkaç milyar dolara ulaşıyor. Ancak başta bankalardan olmak üzere borç alıp bunu yurtdışına kaçıranlar, uluslararası hukuk sisteminden kaçamıyorlar. Geçen yıl sadece AB bölgesinde 55 milyar Euro'luk kaçak borç para bulunup sisteme aktarıldı.

OFF-SHORE DA BULUNUYOR

Ülkeler arası çoklu ve ikili anlaşmalar başta olmak üzere bu paraların takibinin artık kolaylıkla yapılabildiğini söyleyen Avukat Özgün Öztunç, off-shore hesaplardaki kaçak paranın dahi bulunabildiğini belirtti. “26 ülkede faaliyetteyiz. Bu ülkelerde beraber çalıştığımız firmaların etkileşimde olduğu ülkelerde de çalışmaları var. Bu sayede 50'den fazla ülkede faaliyette bulunabiliyoruz. Lokal avukatlar olup global işler yapıyoruz” diyen Öztunç, kendisinin 600 milyon dolar parayı takip ettiğini, şu ana kadar 200 milyon dolar tahsilat gerçekleştirdiğini kaydetti. Bu rakamın Türkiye'nin gerçekliği noktasında artacağını ifade eden Öztunç, sene sonuna doğru takip ettikleri dosyaların iki katına çıkacağını dile getirdi. Öztunç, şöyle konuştu:

BORÇLU TAKİPLERİ ARTACAK

“Bankalar, birçok kişinin yurtdışı projelerini finanse ettiler. Bunlar fabrika, inşaat, otoyol bazında oldu. Kazandıkları hak edişleri kredi borcu geldiği zaman niye burada ödemiyorsun da gidiyorsun başka yatırımlarında kullanıyorsun? En büyük sorun da bu zaten. Ben battıklarını düşünmüyorum. Onlar zannediyorlar ki her şeyi sakladılar, bu dünyada dijital ortamda hiçbir şey saklanmaz.”

Yaptıkları işin adının “uluslararası alacak takibi” (international debt collection) olduğunu anlatan Öztunç, “Türkiye'nin ya çoklu ya da ülkelerle ikili anlaşmalarla adli yardımlaşma anlaşmaları vardır. Çoklu anlaşmaların en büyüğü ise Lahey Anlaşması'dır. Bu anlaşma kapsamında yardım imkanı bulabilirsin” diye konuştu. Türkiye'nin AB yargı sisteminde devrim niteliğinde bir hak elde ettiğini vurgulayan Öztunç, şöyle konuştu:

“AB üyesi olmasak da AB'nin çıkardığı ödeme emriyle Türkiye'deki bir alacaklı, Avrupa'da ikamet eden bir borçluya takip yapabilir. Bunu ilk biz yaptık.”

‘HUKUKÇU VE MALİ MÜŞAVİR YETERLİ DEĞİL'

Dünyada çok büyük hukuk firmaları olduğunu anlatan Özgün Öztunç, bunların önde gelenlerinin cirolarının Türkiye'nin sanayi devlerininkilerden fazla olduğuna dikkat çekti. Öztunç, “Mesela McCansey'in cirosu geçen yıl 4.5 milyar dolara yakındı. Hizmet sektörü açısından çok büyük rakamlar. Türkiye'deki tüm hukuk piyasasını toplasanız çıkmaz. Bizler iyi mühendis, doktor çıkartıyoruz ama iyi hukukçu ile yeminli mali müşavirde yeterli değiliz. Hukuk sistemi endüstri 4.0'a hazır değil” dedi.
 

Sonraki Haber