Küçük esnaf için dikkat çeken teklif: Marketler pazar günleri kapansın!

Türkiye Perakendeciler Federasyonu heyeti, istihdam kalitesini artırmak ve bakkal, büfe gibi küçük işletmeleri desteklemek adına pazar günleri marketlerin kapalı olması talebini Bakan Pekcan’a iletti.

Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF) heyeti, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’ı makamında ziyaret etti. Federasyondan yapılan açıklamaya göre, organize perakendenin en büyük çatı örgütü TPF Başkanı Düzgün önderliğindeki heyet, Ticaret Bakanı Pekcan’ı makamında ziyaret etti. Türkiye’de hizmet veren 10 bine yakın mağaza sahibi yerel perakendeciyi ve 100 bini aşkın perakende çalışanını yakından ilgilendiren perakende raporu Ömer Düzgün tarafından Bakan Pekcan’a sunuldu.

Yapılan görüşmede, yeni market açma düzenlemesine ilişkin kriterlerin belirlenmesi, yerel marketlerin haksız rekabetten etkilenmemesi, ülke ekonomisinin lokomotif sektörlerinden biri olan perakende sektörünün büyümesi ve geleneksel işkollarının yaşatılması, küçük yatırımcıların faaliyetlerinin sürdürülebilir stratejilerle desteklenmesi, ürün tedarik KDV’si ile çıkış KDV’si arasındaki düzensizliğin giderilmesine yönelik taleplerini ileten TPF heyeti, istihdam kalitesini artırmak ve bakkal, büfe gibi küçük işletmeleri desteklemek adına pazar günleri marketlerin kapalı olması talebini Bakan Pekcan’a iletti.

Açıklamada görüşlerine yer verilen TPF Başkanı Ömer Düzgün, sektörün büyümesi, ülke ekonomisine katma değer sağlanması, pazar payının dar sayıdaki aktörlerden geniş bir yelpazeye yayılması için geleneksel işletmelerin de faaliyetlerini sürdürebileceği birtakım düzenlemelerin hayata geçirilmesinin kaçınılmaz olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“Marketlerin, hipermarketlerin, süper marketlerin özellikle indirim marketlerinin yakın mesafelerde yeni mağaza açılış algoritmasının gözden geçirilerek sınırlandırılması, küçük esnafın ve yerel marketlerin rekabet yarışında ayakta kalmasını sağlayacaktır. Belirli bir mesafede talepten çok daha fazla marketin açılıyor olması, hem yerel market yatırımcısı için hem de küçük esnaf için olumsuzluklar doğurmaktadır. Aynı cadde ve sokakta çok sayıda marketin açılmasıyla küçük işletmeler rekabet etmekte zorlanırken, birçok işletme faaliyetlerini durdurmak zorunda kalmaktadır.

Bir işletmenin dahi iflasının/kapanışının milli ekonomiye verdiği zararı göz önünde bulundurduğumuzda marketlerin yeni şube açılışlarında mesafe kriterinin düzenlenmesinin milli ekonominin kalkınması, sektörün ivme kazanması, küçük esnafın rekabet haklarının korunması açısından elzem olduğunu düşünüyoruz. Büyük balığın küçük balığı yuttuğu rekabet anlayışının ülke ekonomisine katkısı olmayacağı gibi ters yönde etkisi olacaktır."

Geleneksel işletmelerin ve perakende girişimcisinin rekabet haklarını korumak, adil rekabet ortamını oluşturmak adına mağazalar arası mesafe kriterinin önemine vurgulayan Ömer Düzgün, "Avrupa ülkelerindeki standartları, ekonomisi gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerdeki örnekleri, sahadan aldığımız verilerle harmanlayarak detaylı bir rapor hazırladık. Ticaret Bakanımız Sayın Pekcan’a ve çalışma ekibine sunmuş olduğumuz raporun karar vericilere yol haritası olmasını temenni ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Mağazaların pazar günleri kapalı olması önerisi

Düzgün, haftanın bir gününün tatil olması konusunda da destek beklediklerini belirterek, "İstihdam kalitesini yükseltmek, mağaza personelinin söz konusu istihdamı meslek olarak tanımlamasıyla doğru orantılıdır. Ülkemizde mağaza personeli olarak görevlendirdiğimiz çalışanlarımızın birçoğu icra ettiği görevi meslek olarak tanımlamamakta ve mağazada dönemsel olarak çalışmaktadır. Mağaza çalışanları hane bireyleriyle aynı gün tatil yapabileceği bir işte çalışmayı tercih etmektedir. Bu nedenle firmalarımız işe giriş çıkış sirkülasyonu yüksek, verimliliğin düşük olduğu bir kadroyla ideal bir çalışma ortamını sağlamakta güçlük çekmektedir. Avrupa’nın birçok ülkesinde, Almanya, Fransa, İtalya, Belçika, İspanya, İngiltere gibi ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de mağazaların pazar günleri kapalı olması istihdam kalitesini yükselteceği gibi perakende sektörünün kurucu ve en küçük yapı taşı olan bakkal esnafının da rekabet edebilmesini sağlayacaktır." ifadelerini kullandı.

“KDV indirimi değil, eşitliği istiyoruz”

TPF Başkanı Ömer Düzgün, KDV tedarik oranı ile satış KDV’si arasındaki farklılığın giderilmesi gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:

“Perakende sektörünün belki de en önemli ve ortak sorunlarından bir tanesi KDV oranlarındaki giriş ve çıkış tutarsızlıkları olarak göze çarpmaktadır. Sebze-meyve, kırmızı et, kuruyemiş, bakliyat, zeytin ve zeytinyağı gibi temel gıda ürünleri, üreticiden mağazalarımıza yüzde 1 KDV oranı ile alınırken yüzde 8 KDV oranı ile satışının yapılması hem firmalarımızın hem de tüketicinin mağduriyetine yol açmaktadır. Söz konusu KDV tutarsızlığından dolayı mağazalarımız tüketici nezdinde fiyat artışı yaptığı yönünde olumsuz algıya maruz kalmaktadır. Perakendeciler olarak ekstra bir KDV indirim talebinde bulunmuyor, bir eşitsizlik ve tutarsızlığın giderilmesini talep ediyoruz. Bu bir KDV indirim talebi değil, mağduriyetin giderilmesi talebidir. Tüketicinin alım gücüne de olumsuz yönde etki eden bu tutarsızlığın çözümü için KDV düzenlemesinin yeniden yapılmasını, yüzde 1 ile giriş yapan ürünün yüzde 1 ile satışının yapılabilmesini arzu ediyoruz.”
 
 

Sonraki Haber