Abdullah Gül'e naylon fatura suçlaması

FETÖ soruşturması kapsamında tutuklanan bir zanlı 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün 24 Haziran’daki seçimler öncesi malvarlığını koruma endişesi ile naylon fatura işlemi yaptığını öne sürdü.

‘FETÖ’ suçlamasıyla tutuklu olan Hacı Murat Gülcan, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün 24 Haziran’daki seçimler öncesi malvarlığını koruma endişesi ile naylon fatura işlemi yaptığını öne sürdü. Gülcan, "Sonra sahte faturalara devam ettiler ve sahte sözleşmelerle yurt dışına para kaçırdılar" dedi.

Sözcü’den Can Özçelik’in haberine göre ,  FETÖ 'den tutuklu Hacı Murat Gülcan yargılandığı İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderdiği tutukluluğa itiraz dilekçesinde 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül hakkında suçlamalarda bulundu.

Gülcan, ' FETÖ'nün okulunun inşaatını yapan bir şirkete malzeme göndermek ve firari Mehmet Enes Ergene'ye para havalesi yapma suçlamalarıyla yargılanıyor.  A.E.T. ve S.Ö.  ile ortak bir şirketi olduğunu ifade eden Hacı Murat Gülcan dilekçesinde, Abdullah Gül'ün şirketinin “gizli ortağı” olduğunu iddia etti.

Gülcan'ın dilekçesine ortağı A.E.T.'nin, Abdullah Gül'ün akrabası diğer ortağı S.Ö.'nün de Devlet Denetleme Kurulu (DDK) Üyesi A.Ö.'nün oğlu olduğunu söyledi. Dilekçede, A.Ö.'nün DDK'ya Abdullah Gül tarafından atandığını ifade eden sanık Gülcan şu iddiaları öne sürdü:

“ Abdullah Gül'ün hükümete muhalif siyasi kanatta olduğu aşikardır. Zaten hem kendisi hem eniştesi M.S.T, imza toplamak veya çatı aday olmak suretiyle seçimlere girmek niyetinde olduklarını beyan etmişlerdir. Seçimler öncesi malvarlıklarını koruma endişesi ile naylon fatura işlemi yaptılar. Akabinde T.K. ve ailesine ait olan firma üzerinden firmaya naylon fatura düzenlediler. Buna itiraz ettim. İşlem düzeltilmezse dava açacağımı söyledim. Bu defa Gül grubu olayın duyulmaması ve kendilerine zarar gelmemesi için yaklaşık 1/40 fiyatına yani göstermelik bir satışla hisslerini DDK grubuna devretti. Bununla birlikte imza yetkilerimi kaldırdılar ve ofise girişimi engellediler. Mahkeme bunu reddetti. Sonra sahte faturalara devam ettiler ve sahte sözleşmelerle yurtdışına para kaçırdılar. Ocak ayı sonu itibarıyla 44 milyon dolar ve 13 milyon TL civarında nakit ve gayrimenkulleri hukuksuz bir şekilde gasp ettiler. Açtığım davalara cevap veremeyince baskı ile tarafımı tutuklattılar.”

Sonraki Haber