Fon vurgunu davasında olay ifadeler: ''Bana para vermeyin artık diye yalvardım''

Futbol camiasından birçok ismin mağdur olduğu fon vurgunu davasında ikinci duruşma başladı. Duruşma salonu tıklım tıklım doldu. Tutuklu sanık S.E. savunmasında, ''Öyle bir an geldi ki, 'bana para vermeyin artık' diye yalvarıyordum resmen'' dedi.

İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada, tutuklu sanıklar S.E. ve A.Y. getilirken ile tutuksuz sanıklar N.C. ve A.Ö. de katıldı. Şikayetçilerden Buse Terim ve Volkan Bahçekapılı geldiler. Bir önceki duruşma hakkında zorla getirme kararı bulunan Semih Kaya da tanık olarak dinlenmek adliyeye geldi. Kaya, duruşma salonu dışında bekliyor. 

Şikayetçi Arda Turan'ın avukatları, müvekkillerinin mazeretli olduğu için duruşmaya katılamadığını belirttiler. Tanık N.E.'nin de sağlık sebebiyle duruşmaya katılamayacağını bildirdiği tutanağa geçti. Öte yandan duruşmayı çok sayıda avukat, gazeteci, sanık yakınları da takip ediyor. Duruşma salonu tıklım tıklım doldu. Salonda bulunanların kimlik yoklamaları yapıldı. Daha sonra müşteki ve tanık ifadelerinin alınmasına başlandı.

"BANA PARA VERMEYİN ARTIK DİYE YALVARDIM"

S.E. savunmasında, "Öyle bir an geldi ki, 'bana para vermeyin artık' diye yalvarıyordum resmen" dedi. Hakimin ''Almasaydın o zaman sen de'' sözlerine yanıt veren S.E., ''Açığım çoktu'' diye konuştu. 

S.E. ifadesinde şu ifadelere yer verdi;

"Herkesin arkasında bir tefeci vardı. Ayhan Akman bana 330 bin dolar verdi. 500 bin dolar olarak ödedim. Ayhan Akman benden toplamda 750 bin dolar aldı. Ayhan’a verdiğim para için Semih’ten para aldım. Semih bana kötü davranmadı. GPS olayı şu: Kasım veya aralık ayında çantamın içerisine parayı A.B.'ye verdim. O çantayı geri istedim. O çantaya para koyarak Semih’e verdim.

A.B. özellikle çantaları geri göndermek istiyordu. Paraları takip etmek istiyordu. Şimdi anlıyorum. Semih aradı. Abla bu çantada bir şey var ötüyor. O GPS’i A.B. taktı. Emre Belözoğlu’nun getirdiği paranın bir bölümünü Semih’e bir bölümünü de F.'ye verdim. Emre Belözoğlu’nun parası aslında herkese dağıldı. 250 bin dolar A.B.'ye, 650 bin dolar bir diş hekimine gitti. 200 bin dolar Muslara’ya gitti. E.E.'ye 300 bin dolar verdim. Selçuk’a 300 bin dolar verdim."

GÖZYAŞLARINA BOĞULDU

CNN TÜRK Muhabiri Merve Tokaz, Türkiye’nin konuştuğu duruşmadan şu bilgileri aktardı:

S.E. zaman zaman ağladı. Savunması esnasında mahkemede 'yalan' sesleri de yükseliyor. E. İstanbul’a ayak bastığı andan itibaren her şeyi anlatıyor. 2020 yılından itibaren sistem dışı biriktirmeye başladığını söyledi.

BORSADA 1 MİLYON LİRA KAYBETMİŞ

S.E. savunmasına, "2010 Temmuz ayı ile 2011 Kasım ayı arasında borsada 1 milyon lira para kaybettiğini" söyleyerek başladı. 2011 Aralık ayında Florya Şubesine başladığını, bu parayı yerine koymak için tesadüfen karşılaştığı ve Çorlu'dan tanıdığı M.T.'den faktoring yapması konusunda yardım aldığını söyledi. M.T.'nin kötü niyetli olduğunu anladığını ancak açığını kapatabilmek için Florya'da babaannesine ait evi sattığını, erkek kardeşi için kredi çektiğini böylelikle parayı çoğaltmaya çalıştığını belirten E., al-sat yaparak halka arzlara katılarak o dönem borcunun bir kısmını kapatabildiğini söyledi. Daha sonra iş insanı A.B.'den spekülatif kağıdını batıranlarla konuşması için yardım istediğini, B.'nin kendisine kredi bulduğunu, onları kullandığını söyleyen E., kuzeni T.Y.'nin 200 bin TL'lik mevduat hesabı açtığını, daha sonra buradaki parayı çekerek eşi M.'ye verdiğini, eşinin bu parayı ticarette kullandığını, daha sonra bu paranın 93 bin euro olarak özel bankacılıkta değerlendirmesi için kendisine geldiğini anlattı. 

"O DÖNEM PARA ÇOĞALTMAK STRESİ OLDU"

Kuzeninin parasını değerlendirdiğini, bu konuda herhangi bir yasak olmadığını ifade eden S.E., "Amaçları daha fazla para kazanmaktı. M., annesi, babası adına da kredi çekerek bana verdi.  O dönemde paraları çoğaltmak gibi daha fazla kazanmak gibi streslerim oldu. 2013-2014 yıllarında oldu bu. T., 60 bin lira civarında para verdi tekrar, bu fondan kazandığı parayla hayatını devam ettiriyordu. Evine ekmek alması ve kredi borçlarını ödemesi için benim de ona bu paradan kazandığı kadar vermem gerekiyordu. Böyle bir düzen oluşmaya başladı. Kuzenlerime sık sık gidiyordum, kardeşleri gibiydim" dedi. 

2015'te annesinin beyin kanaması geçirdiğini, yüzde 99 engelli olarak hayatına devam ettiğini, bu süreçte Çorlu'da olan annesine hassasiyetinin arttığını, yabancı bakıcı tuttuklarını ve o dönem M. ve T.Y.'nin çok yardımcı olduğunu söyleyen E., o dönemde H.E. ve eşiyle feribotta karşılaştıklarını annesinin durumunu anlatarak ağladığını, bunun üzerine H.E.'nin kendisine değerlendirmesi için para verdiğini belirtti. E., H.E.'nin verdiği ve kredi çekerek getirdiği paraları, kuzeninin kendisine verdiği aynı hesaba yatırarak özel bankacılıkta değerlendirdiğini ifade etti. E., kendisi hakkında kuzeni T.'nin "Babasından dayak yiyordu" şeklindeki ifadesinin yanlış olduğunu belirterek "Ufak tefek baba-kız tartışmaları olmuştu, dayak olayı olmadı kesinlikle" dedi. 

"SEÇİL'İ GÖRDÜĞÜMÜZDE GÖZÜMÜZDE DOLAR CANLANIYOR" 

E., verilen tüm paraları aynı hesapta değerlendirdiklerini anlatarak "Herkesin hayat standartı artmaya başladı. Bir süre sonra benden para isteyenlere vermek zorunda hissetmeye başladım. Hayır diyemediğim zamanlar oluyordu" diye konuştu. Bir süre sonra ödediği faizin tefecilikte bile olmadığını da anlatan E., "Bir süre sonra sanki bunun yapmak zorundaymışım gibi oldu" dedi. E., "H. ağabeyin çevresinden de paralar gelmeye başlamıştı. Getirdiği paralar kimin diye sormuyordum, para getirmesini istemeden getiriyordu. Benim değerlendirdiğim para o dönem ailemdeki kişilerin parası olduğu için rahattım. O dönem bana yaparsın, sen halledersin gibisinden destek veriyorlardı. Yapamayacağımı söylediğimde karşı çıkıyorlardı. Bir süre sonra Nazlı da hayatımıza girdi ve etrafından para getirmeye başladı. 50 getirip 70 aldı çevresinden para toplayıp getiriyordu. İnsanlar 'Seni gördüğümüzde gözümüzde dolar canlanıyor', 'para, para' diye espiri yapıyorlardı. Ben de bankada yükselmek istiyordum. Bu nedenle Galatasaraylı futbolcularla o dönem çok ilgileniyordum. Haftasonları bile çalışıyorduk.  Benim söylediğim her şey yüzde yüz gerçek. Tek doğru olanlar bunlar. Ben gerçekleri anlatıyorum" dedi. E.'nin bu sözleri salonda gülüşmelere neden oldu. 

A.B.'den aldığı 250 bin doları 3 ayda bir 4 defa 100 bin  dolar ödediğini anlatan E., 2019 - 2020 yıllarında "O dönem eksiye düştüm ve yönetememeye başladım. Atilla'ya ödediğim paralar diğer insanlardan aldığım paralardı. Akıl tutulması da değil o dönem korkuyordum, dövizcinin parasını vermek zorundaydık" şeklinde konuştu. 

"KİMSEYE FON YAPIYORUM DEMEDİM"

Mahkeme Başkanının sorusu üzerine, S.A.'dan 1 Mart 2022'de itibaren para aldığını söyleyen E., N.K.'den dövizcilerin parasını ödemek için aldığını, tam olarak ne kadar aldığını hatırlayamadığını söyledi. S.E., "A., bana iki kez 5 milyon getirdi. Bunlardan 5 milyon tefeci parasıymış alırken bunu bilmiyordum. O tefeciler galericilik yapıyormuş. Ben S.A. dışında tefeci görmedim görüşmedim. M.T. da Silivri'de tefeciden para almış o dönem. Ben tefecilerin eline düştüğümüzü ödeme aşamasında öğreniyorum. 2022 Nisan ayında S.A.'dan 10 milyon almışız, 14 milyon ödemişiz. Parayı alırken sözleşme yapmıştık sözleşmeyi hatırlamıyorum. Bu işlemin bankacılıkla ilgisi olmadığını biliyordu. Süleyman'a gelene kadar aslında hep hesap yapıyordum ailemden kalanları satarım diye düşünüyordum. Ben kimseye fon yapıyorum demedim" şeklinde konuştu.

"ALDIĞIM PARAYI BİR SAAT SONRA BAŞKASI KAPIYORDU"

Hayatında olan herkesin yaşam standartlarının yükseldiğini söyleyen S.E., "Arabaları bir üst modele çıkıyordu. Tarlalar alıyorlardı. Gelirlerinin 3,5 katı kadar paralar kazanıyorlardı"  dedi. E.P.G.'den, "Değerlendireceğim" diyerek para aldığını anlatan E., "İlk başta değerlendirdim. Ancak sonra değerlendirmeye çalıştım. Ancak değerlendiremedim. Zaten aldığım parayı 1 saat sonra başkası kapıyordu. Arda'ya da 'Para değerlendiriyorum' dedim. Kimseye fon demedim. Semih Kaya'ya çok fazla harcama yapmaması için 'Yeterince kazandın verdiğinden çok fazla geri aldın, yavaş harca' dedim. 2021 Aralık ayından sonra B.Ç., Emre Belözoğlu'ndan sonra aklıma ne geliyorsa söylemeye başladım. Fatih Terim fonu demedim, abuk sabuk şeyler söyledim" dedi.

"HERKES YER İÇER HESABI S. ÖDER"

Ağlamaklı şekilde ifadesine devam eden E., "MASAK herkesin hesaplarını incelesin. O dönem kim bana para verdiyse kim benden para aldıysa herkesin hesapları incelensin. Ben bir canımla ortada kaldım. Kimseye derdimi anlatamıyorum. Herkes yer içer hesabı S. öder" şeklinde konuştu.

"SEMİH FAİZ İSTEMESE BEN ZATEN ÇÖZECEKTİM"

E., Semih Kaya'nın kendisine kötü davranmadığını söyleyerek "Kaya'ya ana paranı aldın fazlasını isteme dedim. Semih bu kadar faiz istemeseydi ben sadece Selçuk İnan'a borçlanacaktım. O bu kadar faiz istemese ben zaten çözecektim. Diğer herkes artıdaydı. Ya da benim çözeceğim durumlardı" dedi.

EMRE'NİN PARASINI DAĞITMIŞ

Mahkeme başkanının Emre Belözoğlu'ndan aldığı parayı ne yaptığını sorması üzerine S.E., "Aslında onun parası herkese dağıldı. 800 bin doları Semih Kaya'ya, 300 bin doları F.Ö.'ye verdim. Diğerleri de dağıldı" dedi.

"PARADA ASLA GÖZÜM YOKTU"

S.E., "Geleceğimi kaybettim, İşimi kaybettim insanlar mağdur oldu. Herkesten çok özür dilerim. Ben banka müdürü olmasaydım, sadece S.E. olsaydım kimse bana bu parayı vermezdi. Kimilerinin kızı, kimilerinin kardeşi, kimilerinin Secosu, kimilerinin de iyi bankacısıydım. Hapse girdiğimden beri kime ne para verildi çıkarmaya çalışıyorum. Arda'nın hediyesi olan saati takmadım bile, paradan nefret etmiştim artık. Annem o haldeydi, babam ölmüştü, kimse bana sahip çıkmadı. Parada asla gözüm yoktu. Bu söylediklerim belki bana zarar verecek ama ben söylüyorum, ben bankacıyım diye benle bu ilişkiyi kurdular" dedi. Mahkeme öğle arası verdi. Aranın ardından S.E.'nin savunmasına devam edilecek. 

KİM NE KADAR PARA YATIRDI?

İddianamede, müştekilerden Buse Terim Bahçekapılı’nın 190 bin Amerikan Doları verdiği, Emre Belözoğlu’nun bu fona para yatırması için bir kısmını Volkan Bahçekapılı ile göndermek suretiyle toplamda 4 milyon 292 bin doları şüpheli E.’ye teslim ettiği, Fernando Muslera’nın 1 milyon 200 bin dolar teslim ettiği ancak şüpheli E.’nin bu paranın 700 binlik kısmını geri vererek 500 bin dolar dolandırdığı kaydedildi. Öte yandan şüpheli E.’nin Arda Turan’dan 13 milyon 900 bin dolar nakit elden para alıp sadece 6 milyon 400 bin doları fon getirisi olarak geri vermek suretiyle 7 milyon 500 bin dolandırdığı belirtildi. Şüphelinin Selçuk İnan’dan ise 3 milyon 685 bin dolar alıp bunun 2 milyon 150 binini fon getirisi olarak geri iade ederek toplamda 1 milyon 535 bin dolandırdığı kaydedildi.

İDDİANAME

İddianamede Arda Turan, Selçuk İnan, Nestor Fernando Muslera, Buse Terim Bahçekapılı ve eşi Volkan Bahçekapılı'nın da arasında bulunduğu 18 kişi müşteki olarak yer aldı. E.'ın 18 müştekiyi toplam 25 milyon 770 bin ABD doları ve 7 milyon 384 bin TL dolandırdığı iddia edildi. Ancak ek iddianamelerle şikayetçi sayısı 21'e katlandı. Bu nedenle S.E.'ye istenen ceza istemi de artarak "Özel Belgede Sahtecilik" ve "Tacir veya Şirket Yöneticisi Olan ya da Şirket Adına Hareket Eden Kişilerin Ticari FaA.yetleri Sırasında Dolandırıcılık" suçlarından 77 yıldan 252 yıla kadar hapis istendi. Diğer sanıklar ise 3 yıl ile 85 yıl arasında değişen oranlarda hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Sonraki Haber