İş adamları FETÖ'nün "himmet" yöntemini anlattı

FETÖ/PDY soruşturması kapsamında ifade veren iş adamları, örgütün "himmet" toplamak için hangi yöntemlere başvurduğunu anlattı.

İş adamı A.S: "Bazı kişiler himmet adı altında cemaate yapacakları yüksek miktardaki paraları 3 milyon, 5 milyon, 2 milyon gibi meblağları belirterek bağış yaparlar. Bizden herhangi bir bağış bedeli veya miktarı söylememizi istemezlerdi. Toplantıdaki yüksek miktarlardaki meblağlar, benim gibi küçük esnaf durumundaki kişilere bağış yapmak için oynanan teşvik oyunudur" İş adamı N.K: "Sanki orada müzayede salonu gibi açık artırmayla bir şey satılıyormuş gibi sürekli para miktarı artırılıyor. Hatta bazı kişiler ziynet eşyası ve gayrimenkullerini veriyorlardı"

Konya'da yürütülen Fetullahçı Terör  Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında ifadelerine  başvurulan iş adamları, örgütün "himmet" toplamak için hangi yöntemlere  başvurduğunu anlattı.

    Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesinde  ifadesine başvurulan İ.T, ev sohbet toplantılarına dini konulardan istifade etmek  için katıldığını dile getirdi.

    İş yerine gelen hocaların sürekli cemaatin yaptığı hizmetlerden  bahsederek, bu yapıya yüklü miktarda maddi destekte bulunması için çaba sarf  ettiğini vurgulayan İ.T, cemaate ait bir okulda çok sayıda Konyalı iş adamının da  bulunduğu geniş katılımlı bir sohbet toplantısı düzenlendiğini aktardı.

    "Bir konuşmacı sohbetinde, yurt dışında okul yaptırmanın, yurt dışına  açılmanın kutsal bir görev olduğunu, bu hizmeti yapanların sahabelerle eş değer  olacağını söyledi, hatta dinleyicilere 'Sizler birer Ömer, birer Ali gibi  olacaksınız' şeklinde hitapta bulundu." ifadelerini kullanan İ.T, sahabelerle  sanki alelade insanlarmış gibi bahsedilmesinden rahatsızlık duyduğunu bildirdi.

    İ.T, bu yapının himmet toplantılarında sahte bağışlar yapılıp, iş  adamlarından çok yüksek meblağları almak için teşvikte bulunduklarını duyduğunu  belirtti.

Kalp krizi geçiren Gülen, gözünü açar açmaz gazete tirajını söylemiş

    İş adamı R.Ş, Fetullah Gülen cemaatinden bazı kişilerin fitre ve zekat  taleplerini elinden geldiğince karşılamaya çalıştığını kaydetti.

    Gülen cemaatinden çok fazla yardım talebinde bulunulduğunu anlatan  R.Ş. "Hocalardan birine sıkıntımı anlattım. O da bana taleplerden kurtulmam için  'cemaat içerisinde mütevelli olmam gerektiğini, mütevelli olduğumda kimsenin  gelip herhangi bir talepte bulunamayacağını' söyledi. Ben de mütevelli oldum. Son  dönemlerde çok fazla himmet, kurban, burs adı altında paralar toplanmaya  başlanmıştı." dedi.

   2013'te hacca gitmeye hazırlanırken mütevelli grubu hocasının  kendisine, "Kurban dönemi hizmet etmek daha önemli, sen hacca gitme" dediğini  aktaran R.Ş. şöyle devam etti:

    "Hac dönüşü aynı hoca iş yerime gelerek, hacca gidip gelmemle ilgili  bir şey söylemeden direkt, 'Fetullah Gülen'in kalp krizi geçirdiğini, hastanede  yattığını, gözlerini açar açmaz yanında bulunanlara Zaman gazetesinin tirajının 1  milyon 250 bine çıkartılmasını söylediğini', bu yüzden gazete aboneliğiyle ilgili  çok çalışmamız gerektiğini belirtti. Paris-Brüksel gezisinde Brüksel'deki cemaate  ait okulda namazı bizlere gizli yerlerde kıldırarak, orada görevli öğretmen ve  öğrencilerin görmesini istememeleri beni cemaatten iyice soğuttu. Mütevelli  toplantılarında dini konularla ilgili herhangi bir konunun konuşulmaması ve sırf  maddi konuların konuşulması beni iyice cemaatten soğuttu. 2013'te cemaatle tüm  bağlarımı koparttım."

 Kurgulanan teşvik oyunu sahneleniyordu

    İş adamı A.S, çeşitli maddi yardımlarda bulunduğu cemaatin kendisiyle  ilgilenen kişinin iki yılda bir değiştiğini söyledi.

    Her yıl kendisinden sorumlu cemaat mensubunun burs için yanına  geldiğini dile getiren A.S, şöyle konuştu:

    "Yardım miktarını söylediğimde onlar fazlası için ısrar eder, pazarlık  sonrası orta yol bulunurdu. Ödemeleri genelde senet veya çek şeklinde, bazen de  nakit olarak yapardım. Senet ve çek olarak yaptığım ödemelerden verdiğim evrakın  günü geldiğinde hiç tolerans göstermeden tahsil ederlerdi. Ne evrak verdiğimde ne  de nakit ödeme yaptığımda kesinlikle herhangi bir makbuz veya belge verdiler.  17-25 Aralık sürecinden sonra cemaate yaptığım yardımların amacı doğrultusunda  kullanılmadığı kanısına varıp vermemeye başladım.10-15 yıllık cemaat ile  irtibatlı olduğum dönemlerde benimle ilgilenen cemaat mensubunun teşvikiyle çok  kez sohbet toplantılarına katıldım. Toplantılarda vatandaşların yaptığı  bağışların nerelerde kullanıldığına yönelik videolar gösterilirdi. Bazı kişiler  himmet adı altında cemaate yapacakları yüksek miktardaki paraları 3 milyon, 5  milyon, 2 milyon gibi meblağları belirterek bağış yaparlar. Bizden herhangi bir  bağış bedeli veya miktarı söylememizi istemezlerdi. Toplantıdaki yüksek  miktarlardaki meblağlar benim gibi küçük esnaf durumundaki kişilere bağış yapmak  için oynanan teşvik oyunudur. Söyledikleri paraları himmet olarak kesinlikle  verdiklerini düşünmüyorum."

Yeni katılanlara açık artırma gibi himmet toplantıları

    İş adamı N.K. 1990'lı yıllardan 2011'e kadar çeşitli adlar altında  (himmet, burs ve kurban) Allah rızası için, fakir fukara çocuklara yardım amaçlı  paralar verdiğini belirtti.

    Gülen örgütünün gerçek amacının Müslümana, fakir fukaraya yardım etmek  değil, kendilerini ve mensuplarını zengin etmek olduğuna dikkati çeken N.K,  şunları anlattı:

    "Benim üç çocuğum da Gülen cemaatine ait okullarda okudular. Yurtta  'abla' konumuna getirdikleri kızım bizim aile yaşantımıza uygunsuz hareketler  yaparak bizden uzaklaşmaya başlayınca yurttan aldım. Kızımı cemaatin elinden  kurtardım. Firmalardan sürekli para isterlerdi. Vermeyen firmalara maliye  denetimi yapılacağı söylerlerdi. Bir otelde Konya esnafından yaklaşık 600 kişiyi  topladılar. Bu esnaflardan cemaate ait Mevlana Üniversitesi Hastanesi yapımı için  25 bin Amerikan doları himmet vermeyi taahhüt ettirdiler. Verdiğim paralar  karşılığında bana herhangi bir makbuz ya da belge vermediler. Himmet  toplantılarına katıldım. Sanki orada müzayede salonu gibi açık artırmayla bir şey  satılıyormuş gibi sürekli para miktarı artırılıyor. Hatta bazı kişiler ziynet  eşyası ve gayrimenkullerini veriyorlardı. Bu himmet toplantısı, benim gibi yeni  katılanlar için hazırlanan bir tuzak mıydı tam olarak bilemiyorum. Fakat gelen  insanları etkileyip galeyana getirerek çok para almak için yapılmış olabileceğini  düşünüyorum."

Himmet için "psikolojik baskı"

    İş adamı A.T, himmet toplantılarında il dışından gelen hitabeti yüksek  hatiplerin konuşma yaptıktan sonra, anons sistemiyle herkesin ne kadar "himmet"  adı altında yardım yapacağının söylendiğini bildirdi.

    Taahhüt edilen paraların görevlilere teslim edildiğini belirten A.T,   "Bu toplantılarda yapacağım yardım miktarının sesli zikredilmesini istemiyordum.  Ortamda oluşturulan psikolojik baskıdan rahatsızlık duyuyordum. Hatta bu durumu  grup hocalarına, 'Neden himmet toplantılarında alenen herkesin yapacağı yardım  miktarı soruluyor, insanlar kendini baskı altında hissediyor?' diye sorduğumda,  bu uygulamayı özellikle bir rekabet ortamı oluşturup, hizmete daha çok para  toplamak için yaptıklarını söylemişlerdi." diye konuştu.

Sonraki Haber