AK Parti'de ''beka'' çatlağı: ''Beka demeseydik...''

AK Parti Teşkilat Başkan Yardımcısı Azmi Ekinci, “Beka söylemi bu kadar keskin olmasaydı, Kürdistan’a gidin sözü olmasaydı Kürtler Binali Bey’e oy vereceklerdi, Esenyurt’ta da benim şahsım üzerinden AK Parti’ye oy vereceklerdi. Fakat o sertlik engelledi bunu” dedi.

31 Mart yerel seçimlerini ve İstanbul'da alınan seçim sonuçlarını yorumlayan AK Parti Teşkilattan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Azmi Ekinci, ‘Beka’ ve ‘Kürdistan’ söyleminin HDP seçmenini küstürdüğünü ve seçimi kaybettirdiğini iddia etti.

Ekinci’nin Star Gazetesi'nden Fadime Özkan'a verdiği röportajın bir kısmı şöyle:

Halihazırda Türkiye bir kez daha küresel bir kuşatmanın ve sofistike saldırıların altında ve aynı mücadeleyi veriyoruz millet olarak. Şehitler veriyoruz ve bazı şehitlerimizin kıymetli naaşları Kürtçe ağıtlarla uğurlanıyor. Hal böyleyken Kürtleri beka kaygısının ve mücadelesinin dışındaymış gibi ifade etmek de haksızlık. Beka lafzı neden rahatsız etsin ki Kürtleri?

Çünkü Kürtler Türkiye Cumhuriyetinin beka sorununun sebebi olarak kendilerinin görüldüğünü düşünürler. Daha doğrusu Türkiye Cumhuriyeti kuruluşundan beri beka konusunda iki tane kırmızıçizgi belirlemiştir. Birincisi İslamcılar, ikincisi Kürtler. 90 yıllık tarihte Kürtlere yönelik yapılan uygulamalar, Kürtlerin bilinçaltına kendilerinin devlet tarafından bir beka sorunu olarak görüldüğünü işlemiştir. Dolayısıyla Beka sorunundan bahsedildiğinde geçmişe yönelik hafızaları canlanır olumsuz anılar gözlerinin önünde bir şerit gibi gelip geçer. Sayın Cumhurbaşkanımızın AK Parti’nin bu algıyı değiştirmek için attığı adımlara rağmen şimdi o hafıza hala silinmiş değildir. Osmanlının parçalanışıyla birlikte büyük bir travma yaşayan Kürtler, bir de dörde bölünmekle başka bir travma yaşamışlardır. Kürtlerin aslında sorunu bölücü olmaları değil, bölünmüş olmaları. İlk tepkileri aslında İngilizleredir. Kürt sosyopsikolojisi İngilizlerin Osmanlıyı parçalayıp cetvelle yeni devletler kurmasını asla kabullenmemiştir. İkinci tepkileri de Türkleredir.

AK Parti 23 Haziran İstanbul seçimi için Kürtlere özel bir söylem mi geliştirecek? Binali Yıldırım 31 Mart’tan önce de “Kürtlerin oylarına talibim” demişti. Şimdi ne söyleyecek?

Sayın Binali Beyin tarzı ve yöntemi buna çok yatkın. Aynı sosyolojiden ve Türkiye ortalaması temsil eden bir profil. Kürdü de rahatsız etmiyor Karadenizliyi de. Beka söylemi bu kadar keskin olmasaydı, Kürdistan’a gidin sözü olmasaydı Kürtler Binali Bey’e oy vereceklerdi, Esenyurt’ta da benim şahsım üzerinden AK Parti ’ye oy vereceklerdi. Fakat o sertlik engelledi bunu. Bundan sonraki süreçte çok fazla bir şey yapmaya gerek yok aslında. AK Partinin fabrika ayarı politikaları kendine çeker onları zaten.

Seçimden sonra üzüldüklerini söyleyenlerin olduğunu duydum. Aslında kendisi de CHP’yi istemiyor çünkü hafıza CHP ile uyumlu değil. Kürtlerin oyunu almanın yolu, oyunuza talibim deyip diyaloğa girmektir. Aksi halde başkası diyaloğa giriyor ve işi terörizme kadar götürebiliyorlar.

İstanbul’daki Kürtlerin örgütlü yapılarının yahut tek tek Kürt seçmenin talebi ne AK Parti ’den?

Hiçbir talepleri yok, sadece adalet olsun yeter bize diyorlar. İstihdamda bölgecilik yapılmasından şikâyetçiler, ayrımcılığa maruz kalmak istemiyorlar. Bir yere başvuru yaptıklarında etnisitelerinden ve bölgelerinden dolayı cv’lerinin bir kenara atıldığını, PKK iltisakı veya PKK-HDP potansiyeli görülerek kenara itilmekten şikayetçiler. Bu konuda güvenlik araştırmalarının son derece istismar edildiğini düşünmektedirler. Bu tür ayrımcılıklara maruz kalmasınlar yeter. Bunun dışında palazlanmış, kibirli, sonradan görme afralı tafralı kişilerden son derece bunalmış durumdalar.

 
 

Sonraki Haber