Bir kere de sor be kardeşim, tüm suç hırsızda mı

İnsanlar mı saf, yasalar mı çaresiz, bazıları diğerlerine göre daha mı uyanık...

Özden Yolagiden ozden.yolagiden@gmail.com

İnsanlar mı saf, yasalar mı çaresiz, bazıları diğerlerine göre daha mı uyanık bilemiyorum.
Türkiye dolandırıcı çiftliği maşallah!
Eskilere gitmeye hiç gerek yok.
Yakın tarihimizde Jet Fadıl denilen bir girişimci çıktı karşımıza.

Didim’de otel projesi için kredi aldı ama aldığı krediyi ödemedi. Bu borçlanma başbakanlık yüksek denetleme kurulunun meclise sunduğu raporunda da belirtildi. Otel açamayan adam düşündü taşındı, 1995’te jet kent projesini geliştirdi. Hedef Almanya’daki Türk vatandaşlardı. Yaptı ama gecikmeli ve eksik yaptı, ev sahiplerine de tapu vermedi. Mağdurlar mahkemenin yolunu tuttular.

Türlü dolandırıcılık işlemleri karşısında gerekli cezalar uygulanmayınca girişimci iş adamımıza daha fazla cesaret ve proje geliştirme aşkı yerleşti. Uluslararası boyutta girişimler başladı.
Artık holding adıyla hizmet üretiyordu. Holding’te 10 şirket görünüyordu fakat altısında tek bir çalışan bile yoktu ve çalışma bakanlığı, maliye bakanlığı dahil hiç kimse “hayrıdır” diye sormadı! Sorduysa bile sonuçlanmadı.

Malezya’nın ünlü markası Proton’un Türkiye temsilciliğini dönemin siyasi gücünü de kullanarak aldı. Otomobil almak isteyenlerden parasını aldı ama otomobil vermedi. Bu durum maliye bakanlığının raporlarına yansıdı. Rapora göre jetkent sitesine para yatıranlara otomobil vaat edilmiş.

Proton girişimi başarısızlıkla sonuçlanmasına rağmen bu kez büyük sükseli bir törenle Osmanlı’nın 700. kuruluşuna denk getirilmiş bir projeyle karşımıza çıktı. İslami geleneklere uygun bir şekilde para toplayacağı, binlerce insana iş kapısı açılacağı, Siirt ve Batman gibi geleneksel ekonominin ve patronajın uzak durduğu bir coğrafyada iki büyük otomobil fabrikasının açılacak olması heyecan yaratmıştı.

Geçmiş tecrübeler unutuldu ve gelecek güzel günler beklendi. Sabah oldu, aylar geçti güzel günler ve fabrika yatırımları gelmedi tabi.

Yine düşündü, taşındı. Siyasi akıl hocaları, ekonomi danışmanları, yetkin çevresi parlak bir fikirde buluştular.
Güven tazelenmeliydi.
Siirtspor’a sponsor olundu ve Jetpa Siirt spor ses getiren transferlerle gündeme geldi.
Olmadı. Takım küme düştü.
Tam bu dönemlerde dava açıldı ve Jet oldu yurt dışına uçtu. 
2002 seçimlerinde beklenen güven tazelemesi gerçekleşti ve meclis raporlarına yansıyan, maliye bakanlığının nitelikli dolandırıcılık ve vergi kaçırma konusunda suçlu bulduğu girişimci iş adamımız bağımsız  milletvekili olarak meclise girdi.
YSK seçimleri iptal edince, vekillik düştü, tutulandı ama kefaletle dışarı çıktı.

Jetkent, imza, proton, jetpa kazıklarından yeterli tecrübeyi edinemeyen insan topluluğu karşısında duygulanan girişimci kardeşimiz Avrupa’nın yedi yıldızlı, kira garantili projesi caprice gold’u geliştirdi.
Yine yıllarca süründü buraya yatırım yapanlar. Buna rağmen caprica gold maldivler’e Müslümanlar için ada reklamlarıyla karşımıza çıktı. Yine inananlar oldu haliyle.
Fadıl zedeler bu kez caprice yatırımcılar derneği kurdular.

Girişte de söylediğim gibi bir kişi veya bir olay değil yıllarca bu ülkede yaşanmış olan.
Cennetten arsa alanlara, yanmaz kefen de, İstanbul’un köprüsünü de satarsın.
Şimdi çıkmış bir tosun, internet oyunundan esinlenerek çiftlik kurmuş ve hayal satmış.
Türkiye dolandırıcı cenneti..
Banker Kastelli, Sülün Osman, Banker Bako, Selçuk Parsadan,
Dolandırıcılar elbette suçlu, kimse masum gösteremez de..
Her defasında aynı kişilerin, benzer yöntemlere rağmen, kolay para kazanma sevdasının ardından hüsrana uğramasını neden eleştirmiyoruz?
Dini duyguları hırsızlıklarına kılıf yapanlar suçlu da, her defasında aynı türden kazık yiyenler neden kendilerine iğne batırmayı akıl etmiyorlar?

Çocuğumun rızkını çaldı diye sızlanıp duruyor, loto parasının haram olduğuna inanıyor ama bir bilgisayar tıklamasıyla gelecek gelirden mahrum kalınca ağlıyor.

Bir kere de sor be kardeşim, tüm suç hırsızda mı?
Kafa aynı kafa olunca, kafana vuran çok olur.

">

İnsanlar mı saf, yasalar mı çaresiz, bazıları diğerlerine göre daha mı uyanık bilemiyorum.
Türkiye dolandırıcı çiftliği maşallah!
Eskilere gitmeye hiç gerek yok.
Yakın tarihimizde Jet Fadıl denilen bir girişimci çıktı karşımıza.

Didim’de otel projesi için kredi aldı ama aldığı krediyi ödemedi. Bu borçlanma başbakanlık yüksek denetleme kurulunun meclise sunduğu raporunda da belirtildi. Otel açamayan adam düşündü taşındı, 1995’te jet kent projesini geliştirdi. Hedef Almanya’daki Türk vatandaşlardı. Yaptı ama gecikmeli ve eksik yaptı, ev sahiplerine de tapu vermedi. Mağdurlar mahkemenin yolunu tuttular.

Türlü dolandırıcılık işlemleri karşısında gerekli cezalar uygulanmayınca girişimci iş adamımıza daha fazla cesaret ve proje geliştirme aşkı yerleşti. Uluslararası boyutta girişimler başladı.
Artık holding adıyla hizmet üretiyordu. Holding’te 10 şirket görünüyordu fakat altısında tek bir çalışan bile yoktu ve çalışma bakanlığı, maliye bakanlığı dahil hiç kimse “hayrıdır” diye sormadı! Sorduysa bile sonuçlanmadı.

Malezya’nın ünlü markası Proton’un Türkiye temsilciliğini dönemin siyasi gücünü de kullanarak aldı. Otomobil almak isteyenlerden parasını aldı ama otomobil vermedi. Bu durum maliye bakanlığının raporlarına yansıdı. Rapora göre jetkent sitesine para yatıranlara otomobil vaat edilmiş.

Proton girişimi başarısızlıkla sonuçlanmasına rağmen bu kez büyük sükseli bir törenle Osmanlı’nın 700. kuruluşuna denk getirilmiş bir projeyle karşımıza çıktı. İslami geleneklere uygun bir şekilde para toplayacağı, binlerce insana iş kapısı açılacağı, Siirt ve Batman gibi geleneksel ekonominin ve patronajın uzak durduğu bir coğrafyada iki büyük otomobil fabrikasının açılacak olması heyecan yaratmıştı.

Geçmiş tecrübeler unutuldu ve gelecek güzel günler beklendi. Sabah oldu, aylar geçti güzel günler ve fabrika yatırımları gelmedi tabi.

Yine düşündü, taşındı. Siyasi akıl hocaları, ekonomi danışmanları, yetkin çevresi parlak bir fikirde buluştular.
Güven tazelenmeliydi.
Siirtspor’a sponsor olundu ve Jetpa Siirt spor ses getiren transferlerle gündeme geldi.
Olmadı. Takım küme düştü.
Tam bu dönemlerde dava açıldı ve Jet oldu yurt dışına uçtu. 
2002 seçimlerinde beklenen güven tazelemesi gerçekleşti ve meclis raporlarına yansıyan, maliye bakanlığının nitelikli dolandırıcılık ve vergi kaçırma konusunda suçlu bulduğu girişimci iş adamımız bağımsız  milletvekili olarak meclise girdi.
YSK seçimleri iptal edince, vekillik düştü, tutulandı ama kefaletle dışarı çıktı.

Jetkent, imza, proton, jetpa kazıklarından yeterli tecrübeyi edinemeyen insan topluluğu karşısında duygulanan girişimci kardeşimiz Avrupa’nın yedi yıldızlı, kira garantili projesi caprice gold’u geliştirdi.
Yine yıllarca süründü buraya yatırım yapanlar. Buna rağmen caprica gold maldivler’e Müslümanlar için ada reklamlarıyla karşımıza çıktı. Yine inananlar oldu haliyle.
Fadıl zedeler bu kez caprice yatırımcılar derneği kurdular.

Girişte de söylediğim gibi bir kişi veya bir olay değil yıllarca bu ülkede yaşanmış olan.
Cennetten arsa alanlara, yanmaz kefen de, İstanbul’un köprüsünü de satarsın.
Şimdi çıkmış bir tosun, internet oyunundan esinlenerek çiftlik kurmuş ve hayal satmış.
Türkiye dolandırıcı cenneti..
Banker Kastelli, Sülün Osman, Banker Bako, Selçuk Parsadan,
Dolandırıcılar elbette suçlu, kimse masum gösteremez de..
Her defasında aynı kişilerin, benzer yöntemlere rağmen, kolay para kazanma sevdasının ardından hüsrana uğramasını neden eleştirmiyoruz?
Dini duyguları hırsızlıklarına kılıf yapanlar suçlu da, her defasında aynı türden kazık yiyenler neden kendilerine iğne batırmayı akıl etmiyorlar?

Çocuğumun rızkını çaldı diye sızlanıp duruyor, loto parasının haram olduğuna inanıyor ama bir bilgisayar tıklamasıyla gelecek gelirden mahrum kalınca ağlıyor.

Bir kere de sor be kardeşim, tüm suç hırsızda mı?
Kafa aynı kafa olunca, kafana vuran çok olur.

Tüm yazılarını göster