İki yüzlü AB ve ABD’nin acizliğini izledik

İsmail Çetin yazdı: İki yüzlü AB ve ABD’nin acizliğini izledik

İsmail Çetin ismailcetin3433@gmail.com

Rusya ile Ukrayna arasında yaşanan savaş ülkemizde ki bazı zihniyetlerin gözünde büyüttüğü AB ve ABD’nin ne kadar zavallı, kof ve ikiyüzlü olduğunu gözler önüne serdi.

Kaseti başlara sarıp sürecin aslına bakacak olursak iki ülke arasındaki ilişkiler normal seyrinde devam etmekte idi. Ukrayna’nın ara ara batıyla yakınlaşması Rusya’yı rahatsız etti. Bu süreç iki ülke arasındaki gerilimin artmasının başlangıç fitilini ateşleyen kıvılcım oldu. İlerleyen süreçte ise ilişkiler inişli çıkışlı bir hal alarak devam etti.

Daha sonra ABD ve AB’nin olaya tamamen müdahil olması ile ilişkiler tamamen bozuldu.

Son olarak Paris’te 9 Aralık 2019’da Normandiya Dörtlüsü Liderler Zirvesi yapıldı. Ukrayna, Rusya, Almanya ve Fransa devlet başkanlarının katılımıyla gerçekleşen zirvede, tam ateşkes ve Minsk Anlaşması'na bağlılık vurgusu yapıldı.

Yapıldı yapılmasına ama AB ve ABD her zaman ki gibi iki yüzlüğünü ortaya koyarak tavşana kaç tazıya tut taktiğini uygulamaya koydu. AB ve ABD’den destek alacağını zanneden Ukrayna bu oyuna gelerek Rusya’ya efelenme dozunu iyice arttırdı. Bu saatten sonra iki tarafta da politik dilin yerini savaş dili alınca kaçınılmaz son ortaya çıktı.

Kartlar tekrar karılınca oyunun boyutu farklılaştı. Yapılan sinsi senaryoda bu bölgede çıkacak savaş Rusya’yı zayıflatacak, toprak bütünlüğünü tehlikeye sokacak. AB ve ABD’nin pazarlık gücünü arttırıp istediği atı oynatacak. Bu bölgede hâkimiyet kurup insan ve kaynaklarını sömürecek. Çin’e bir tampon bölge oluşturulmuş olacaktı. Bunların hepsi devreye konulurken Türkiye’nin taraf olup savaşın içine müdahil edilmesi ise tam ballı kaymak olacaktı.

Bir taraf bu hayalleri kurarken Rusya ortaya bir irade koyarak bütün oyunları alt üst etti. Havanda su döven AB ve ABD’yi hiçe sayarak Ukrayna'nın doğusunda Donetsk ve Luhansk bölgelerini "bağımsız ülkeler olarak tanınma" talebini kabul ettiklerini açıkladıktan sonra, Minsk Anlaşması'nın da bir hükmü kalmadığını ortaya koyan Rusya savaşı başlattı. Ukrayna’yı işgal eden Rusya’ya karşı zavallı duruma düşen batı incir çekirdeğini doldurmayacak açıklamaları ile gülünç duruma düştü.

NATO ve Avrupa Birliği (AB), Putin'in kararını kınamaktan başka bir şey yapamadı.

ABD Başkanı Joe Biden ise, “Rusya'ya karşı yaptırım uygulayacağız” açıklamalarından öteye gidemedi.

Avrupa Komisyonu Başkanı Leyen, Twitter'da yaptığı paylaşımda bu hareketin "Uluslararası yasaları ve Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü ihlal ettiğini" söyledi.

Bunlardan sonra acizliği ortaya dökülen, ikiyüzlü batı ardı ardına çocuk gibi, “kınadık”, “yaptırımlar artacak” vs. basit söylemlerden öteye gidemeyerek “bilyemi ver oynamıyorum” tavrı ortaya koymaya başladı.

Rus tankları sınırı geçip, Başkent Kiev'de patlama sesleri duyulmaya başlayınca kandırıldığını anlayan Volodimir Zelenski, “Yalnız bırakıldık. Kimse savaşmak istemiyor” açıklaması ise istihbaratçı ile komedyen arasındaki farkı ortaya koydu. Batının ikiyüzlülüğünün kurbanı olmasına rağmen mertliği elden bırakmadı. Lakin asker ve teçhizat olarak Rusya ile baş edecek gücü olmadığı için müzakere istemek zorunda kaldı.

Olayın seyrine baktığımız da dili, dini, rengi ne olursa olsun bir insanın burnunun kanaması dahi insanlık adına hiçte tasvip edilemeyecek vahim bir durumdur. Gelin görün ki insanlık her dönemde savaşlara ve barışlara tanık olmuştur.

Burada asıl dikkat çekmek istediğim konu, ülkemizde bazı kesimler tarafından boş yere büyütülen ABD ve AB’nin aslında içinin kof olduğunu artık anlamaları ve özlerine dönmeleridir.

ABD ve batı hem zavallı, hem ikiyüzlü, hem de korkaktır. Bunların foyalarını da kurtuluş savaşında Atatürk ortaya çıkarmış, ülkemizden hepsini tek tek geriye dön “marş marş” diyerek göndermiştir. Her daim fitneden öteye gidemeyen, gürültü çıkarıp, görüntüsü olmayan batının zavallı halleri Ukrayna’da takındıkları tavır ile net bir şekilde dünya tarafından görülmüştür.

Bu olayların ardından büyük fotoğrafa kuşbakışı bakacak olursak, dik duran, içinde fazla hain barındırmayan bir ülkeye ABD, AB ve İsrail komplede birleşse hiçbir şey yapamadığını ve ne kadar aciz olduklarını açıkça gördük. Bu dünya sadece konuşuyor. Ondan öteye de bir arpa boyu gidemiyor. Yaptıkları en iyi icraat ise bunların oyununa gelen, gözlerinde büyüten zihniyetleri iktidara getirip yapamadıklarını o zihniyetlere yaptırmak oluyor. Şayet Ortadoğu ve Arap ülkeleri dik durup, içinden parçalanmamış olsaydı, bunlar hiçbir şey yapamayacaktı. Ukrayna’daki sıcak gelişmede Rusya’nın takındığı tavır bunun ispatıdır.

Ondan dolayı ABD ve AB’yi gözünde büyüten zihniyetler bunların boş olduklarını artık anlamalıdırlar. Söylemde kalıp, eyleme geçemeyen zavallı milletler topluluğu olduğunu gözlerini açarak görmeleridir.

Rusya boyutuna gelince AB, ABD ve dünyaya kafa tutan Rusya’nın bu bölgede kafa tutamayacağı bölge dengelerini göz önünde bulunduğumuzda; Türkiye’dir. Rusya’da bunun farkında olduğu için hiçbir zaman Türkiye’yi karşısına almadan hamlelerini yapar ve yapmaktadır.

Buradan hareketle altı çizilmesi gereken konu dünyanın en akıllı, korkusuz ve savaşçı milleti Türklerdir. Sadece yapmamız gereken Müslüman & Türk kimliğimizle barışık yaşayarak muasır medeniyet seviyesini yakalamamız, Türk’ün Türk’ten başka dostu olmadığını anlamamız ve yaşam şeklimizi bu minvalde devam ettirmemizdir.

Biz geçmişte adaletin, birliğin, beraberliğin simgesi olmuş bir milletiz. Böyle bir anlayışla hareket ettiğimiz için içimizdeki çürük yumurtalara rağmen yedi düveli dize getirdik.

Sonuç olarak bu bölgede büyük bir savaş çıkmadan olayların durulmasıdır. Gelişen süreç Rusya ile Ukrayna arasında yaşanan savaşı körükleyen AB ve ABD'nin ne kadar korkak ve güvenilmez olduğunu gözler önüne sermiştir. Bizim için bütün sınırlarımızın olduğu gibi bu bölgenin istikrarı da her şeyden önemlidir. Irak, Afganistan, Suriye’de… Yapılan yanlışları tekrarlanmayarak, başkalarının taşeronluğuna soyunmadan kendi işimize bakmamız gerekir.

Burada ülkemize düşen görev, taraf olmadan bir ağabey edasında Rusya ile Ukrayna arasındaki barışı sağlamak, bölgedeki huzur ortamını oluşturarak, istikrarı tesis etmektir. Başka da hiç bir görev üstlenmemektir.

 

">

Rusya ile Ukrayna arasında yaşanan savaş ülkemizde ki bazı zihniyetlerin gözünde büyüttüğü AB ve ABD’nin ne kadar zavallı, kof ve ikiyüzlü olduğunu gözler önüne serdi.

Kaseti başlara sarıp sürecin aslına bakacak olursak iki ülke arasındaki ilişkiler normal seyrinde devam etmekte idi. Ukrayna’nın ara ara batıyla yakınlaşması Rusya’yı rahatsız etti. Bu süreç iki ülke arasındaki gerilimin artmasının başlangıç fitilini ateşleyen kıvılcım oldu. İlerleyen süreçte ise ilişkiler inişli çıkışlı bir hal alarak devam etti.

Daha sonra ABD ve AB’nin olaya tamamen müdahil olması ile ilişkiler tamamen bozuldu.

Son olarak Paris’te 9 Aralık 2019’da Normandiya Dörtlüsü Liderler Zirvesi yapıldı. Ukrayna, Rusya, Almanya ve Fransa devlet başkanlarının katılımıyla gerçekleşen zirvede, tam ateşkes ve Minsk Anlaşması'na bağlılık vurgusu yapıldı.

Yapıldı yapılmasına ama AB ve ABD her zaman ki gibi iki yüzlüğünü ortaya koyarak tavşana kaç tazıya tut taktiğini uygulamaya koydu. AB ve ABD’den destek alacağını zanneden Ukrayna bu oyuna gelerek Rusya’ya efelenme dozunu iyice arttırdı. Bu saatten sonra iki tarafta da politik dilin yerini savaş dili alınca kaçınılmaz son ortaya çıktı.

Kartlar tekrar karılınca oyunun boyutu farklılaştı. Yapılan sinsi senaryoda bu bölgede çıkacak savaş Rusya’yı zayıflatacak, toprak bütünlüğünü tehlikeye sokacak. AB ve ABD’nin pazarlık gücünü arttırıp istediği atı oynatacak. Bu bölgede hâkimiyet kurup insan ve kaynaklarını sömürecek. Çin’e bir tampon bölge oluşturulmuş olacaktı. Bunların hepsi devreye konulurken Türkiye’nin taraf olup savaşın içine müdahil edilmesi ise tam ballı kaymak olacaktı.

Bir taraf bu hayalleri kurarken Rusya ortaya bir irade koyarak bütün oyunları alt üst etti. Havanda su döven AB ve ABD’yi hiçe sayarak Ukrayna'nın doğusunda Donetsk ve Luhansk bölgelerini "bağımsız ülkeler olarak tanınma" talebini kabul ettiklerini açıkladıktan sonra, Minsk Anlaşması'nın da bir hükmü kalmadığını ortaya koyan Rusya savaşı başlattı. Ukrayna’yı işgal eden Rusya’ya karşı zavallı duruma düşen batı incir çekirdeğini doldurmayacak açıklamaları ile gülünç duruma düştü.

NATO ve Avrupa Birliği (AB), Putin'in kararını kınamaktan başka bir şey yapamadı.

ABD Başkanı Joe Biden ise, “Rusya'ya karşı yaptırım uygulayacağız” açıklamalarından öteye gidemedi.

Avrupa Komisyonu Başkanı Leyen, Twitter'da yaptığı paylaşımda bu hareketin "Uluslararası yasaları ve Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü ihlal ettiğini" söyledi.

Bunlardan sonra acizliği ortaya dökülen, ikiyüzlü batı ardı ardına çocuk gibi, “kınadık”, “yaptırımlar artacak” vs. basit söylemlerden öteye gidemeyerek “bilyemi ver oynamıyorum” tavrı ortaya koymaya başladı.

Rus tankları sınırı geçip, Başkent Kiev'de patlama sesleri duyulmaya başlayınca kandırıldığını anlayan Volodimir Zelenski, “Yalnız bırakıldık. Kimse savaşmak istemiyor” açıklaması ise istihbaratçı ile komedyen arasındaki farkı ortaya koydu. Batının ikiyüzlülüğünün kurbanı olmasına rağmen mertliği elden bırakmadı. Lakin asker ve teçhizat olarak Rusya ile baş edecek gücü olmadığı için müzakere istemek zorunda kaldı.

Olayın seyrine baktığımız da dili, dini, rengi ne olursa olsun bir insanın burnunun kanaması dahi insanlık adına hiçte tasvip edilemeyecek vahim bir durumdur. Gelin görün ki insanlık her dönemde savaşlara ve barışlara tanık olmuştur.

Burada asıl dikkat çekmek istediğim konu, ülkemizde bazı kesimler tarafından boş yere büyütülen ABD ve AB’nin aslında içinin kof olduğunu artık anlamaları ve özlerine dönmeleridir.

ABD ve batı hem zavallı, hem ikiyüzlü, hem de korkaktır. Bunların foyalarını da kurtuluş savaşında Atatürk ortaya çıkarmış, ülkemizden hepsini tek tek geriye dön “marş marş” diyerek göndermiştir. Her daim fitneden öteye gidemeyen, gürültü çıkarıp, görüntüsü olmayan batının zavallı halleri Ukrayna’da takındıkları tavır ile net bir şekilde dünya tarafından görülmüştür.

Bu olayların ardından büyük fotoğrafa kuşbakışı bakacak olursak, dik duran, içinde fazla hain barındırmayan bir ülkeye ABD, AB ve İsrail komplede birleşse hiçbir şey yapamadığını ve ne kadar aciz olduklarını açıkça gördük. Bu dünya sadece konuşuyor. Ondan öteye de bir arpa boyu gidemiyor. Yaptıkları en iyi icraat ise bunların oyununa gelen, gözlerinde büyüten zihniyetleri iktidara getirip yapamadıklarını o zihniyetlere yaptırmak oluyor. Şayet Ortadoğu ve Arap ülkeleri dik durup, içinden parçalanmamış olsaydı, bunlar hiçbir şey yapamayacaktı. Ukrayna’daki sıcak gelişmede Rusya’nın takındığı tavır bunun ispatıdır.

Ondan dolayı ABD ve AB’yi gözünde büyüten zihniyetler bunların boş olduklarını artık anlamalıdırlar. Söylemde kalıp, eyleme geçemeyen zavallı milletler topluluğu olduğunu gözlerini açarak görmeleridir.

Rusya boyutuna gelince AB, ABD ve dünyaya kafa tutan Rusya’nın bu bölgede kafa tutamayacağı bölge dengelerini göz önünde bulunduğumuzda; Türkiye’dir. Rusya’da bunun farkında olduğu için hiçbir zaman Türkiye’yi karşısına almadan hamlelerini yapar ve yapmaktadır.

Buradan hareketle altı çizilmesi gereken konu dünyanın en akıllı, korkusuz ve savaşçı milleti Türklerdir. Sadece yapmamız gereken Müslüman & Türk kimliğimizle barışık yaşayarak muasır medeniyet seviyesini yakalamamız, Türk’ün Türk’ten başka dostu olmadığını anlamamız ve yaşam şeklimizi bu minvalde devam ettirmemizdir.

Biz geçmişte adaletin, birliğin, beraberliğin simgesi olmuş bir milletiz. Böyle bir anlayışla hareket ettiğimiz için içimizdeki çürük yumurtalara rağmen yedi düveli dize getirdik.

Sonuç olarak bu bölgede büyük bir savaş çıkmadan olayların durulmasıdır. Gelişen süreç Rusya ile Ukrayna arasında yaşanan savaşı körükleyen AB ve ABD'nin ne kadar korkak ve güvenilmez olduğunu gözler önüne sermiştir. Bizim için bütün sınırlarımızın olduğu gibi bu bölgenin istikrarı da her şeyden önemlidir. Irak, Afganistan, Suriye’de… Yapılan yanlışları tekrarlanmayarak, başkalarının taşeronluğuna soyunmadan kendi işimize bakmamız gerekir.

Burada ülkemize düşen görev, taraf olmadan bir ağabey edasında Rusya ile Ukrayna arasındaki barışı sağlamak, bölgedeki huzur ortamını oluşturarak, istikrarı tesis etmektir. Başka da hiç bir görev üstlenmemektir.

 

Tüm yazılarını göster