Mutlu bir geleceğin anahtarı sende

İnsan hayatında öyle zamanlar olur ki; şaşırırsın Biliyorum!  Yalnız...

Özden Yolagiden ozden.yolagiden@gmail.com

İnsan hayatında öyle zamanlar olur ki; şaşırırsın

Biliyorum! 

Yalnız değilsin.

 

Yapacak çok şey varken, hiçbir şey gelmez elinden.

Beynin ve kalbin savaşır, kelimeler ağır, düşmez dilinden.

Ne çok söz vardır oysa sözler diline gelir, susarsın.

Elin kaleme varmaz, bilgisayar uzun süre açılmaz.

 

Gidilecek yol, yapılacak iş varken içinden tembeller toplantısından “otur oturduğun yerde” diye karar açıklanır. Bahane hazır: Bunca zaman gidenler ne kadar yol aldılar ki zaten! 

 

Yaşadıkların, ezberlerin, hayat tecrüben, bilgi birikimin film şeridi gibi geçer gözünün önünden.

Öğretilenler mi yanlış, yoksa yeterince mi öğrenemedin.

Eğitmenler mi bilgisiz, bilgi mi yetersiz!

Yaşanılan hayat ile yaşatılan arasında muazzam fark var.

Tren, vapur, uçak fark etmez.

Nereye bu yolculuk, rota mı şaştı yoksa.

 

Yorulmuşluk mu bu, sıkılmışlık mı?

Değişmeyen kadere karşı yılgınlık mı yoksa.

Tükenmişlik sendromu koymuşlar adını.

Sen tüm sendromları tüketecek güce sahip olduğunu düşün!

 

Kim bilir, belki de; arkasından koşup sözüne değer verdiklerinin çaresizliği yıkıyor seni.

İnandığın birçok şeyin tüketilmesine hayıflanıyorsun.

Kim bilir güvendiğin limanların tüm girişleri kapalı!

Çaresiz bir çocuk gibi hissediyorsun kendini.

 

Onlara mı inandın, onlar mı seni kandırdı, ya da ne?

Şimdi kirlenmiş bir mendil gibi mi hissediyorsun kendini!

O zaman, kendin olma vakti gelmedi mi?

Koşma kimsenin peşinden, sadece aklını kullan, bilimin, bilginin, aydınlığın, eğitimin ışığını takip et.

 

Hayat koşturmacayla devam ediyor, her sabah güneş doğuyor, akşam olunca yerini ay ve yıldıza terk ediyor. Mükemmel bir döngü bu.. 

 

Ama yaşam denen koşturmaca içinde bir şeylerin ters gittiği de çok belli.

Birilerinin ters yola girdiği aşikar!

Bunca insan neden senin üstüne doğru gidiyor?

Ters yoldan giden kim acaba?

 

Her gün güneş, geceden biriken pisliklerin görünmesi ve yaşanan tecrübelerden ders alınması için doğuyor sanki.

İnsan her akşam uykuya, sabaha yeni umutlarla uyanmak için yatıyor.

Yarına umudun kalmamışsa peki!

Nedendir bunca uyuklamak!

 

Bunca insanın bir bildiği var mı gerçekten?

Kitaplar okunmuyor mesela, dergiler, gazeteler alınmıyor.

Akıllı telefonlarla daha bir sevişir oldu insanoğlu.

Bilgiden uzaklaşanın yanında çok fazla kalma!

 

Hey dostum…

Hiç bir şey eskisi gibi olmayacak belki ama hiçbir şey istediğin gibi de olmayacak

Derin bir kabullenişi mi seçmeli insan, doğası gereği haykırmalı mı bildiğini, inandığını!

Yaradan böyle takdir etmiş deyip, tevekkülle işine mi sarılmalı

 

Güller dikenleriyle güzel

Eline batsa da seversin gülleri, kokusunu çekersin içine sıla gibi, evlat gibi, sevgili gibi.

Sevmekten vazgeçebilir  misin güzel olanı!

 

Dünü, geçmişi, yazılanları, söylenenleri, ezberleri… Her şeyi unut.

Yeni bir yol çiz kendine.

Yeni ve mutlu hayat belki de o yoldadır.

 

Ama ne olursa olsun yılma.

Pes etme.

Kabullen yaşadığın gerçeği ama değişimi seç.

Hatalarından pay çıkar ve neden yenildiğini sorgula.

Cevap başkasının dudağında değil, aklında, mantığında.

Mutlu bir geleceğin anahtarı sende

 

www.twitter.com/yolagiden

">

İnsan hayatında öyle zamanlar olur ki; şaşırırsın

Biliyorum! 

Yalnız değilsin.

 

Yapacak çok şey varken, hiçbir şey gelmez elinden.

Beynin ve kalbin savaşır, kelimeler ağır, düşmez dilinden.

Ne çok söz vardır oysa sözler diline gelir, susarsın.

Elin kaleme varmaz, bilgisayar uzun süre açılmaz.

 

Gidilecek yol, yapılacak iş varken içinden tembeller toplantısından “otur oturduğun yerde” diye karar açıklanır. Bahane hazır: Bunca zaman gidenler ne kadar yol aldılar ki zaten! 

 

Yaşadıkların, ezberlerin, hayat tecrüben, bilgi birikimin film şeridi gibi geçer gözünün önünden.

Öğretilenler mi yanlış, yoksa yeterince mi öğrenemedin.

Eğitmenler mi bilgisiz, bilgi mi yetersiz!

Yaşanılan hayat ile yaşatılan arasında muazzam fark var.

Tren, vapur, uçak fark etmez.

Nereye bu yolculuk, rota mı şaştı yoksa.

 

Yorulmuşluk mu bu, sıkılmışlık mı?

Değişmeyen kadere karşı yılgınlık mı yoksa.

Tükenmişlik sendromu koymuşlar adını.

Sen tüm sendromları tüketecek güce sahip olduğunu düşün!

 

Kim bilir, belki de; arkasından koşup sözüne değer verdiklerinin çaresizliği yıkıyor seni.

İnandığın birçok şeyin tüketilmesine hayıflanıyorsun.

Kim bilir güvendiğin limanların tüm girişleri kapalı!

Çaresiz bir çocuk gibi hissediyorsun kendini.

 

Onlara mı inandın, onlar mı seni kandırdı, ya da ne?

Şimdi kirlenmiş bir mendil gibi mi hissediyorsun kendini!

O zaman, kendin olma vakti gelmedi mi?

Koşma kimsenin peşinden, sadece aklını kullan, bilimin, bilginin, aydınlığın, eğitimin ışığını takip et.

 

Hayat koşturmacayla devam ediyor, her sabah güneş doğuyor, akşam olunca yerini ay ve yıldıza terk ediyor. Mükemmel bir döngü bu.. 

 

Ama yaşam denen koşturmaca içinde bir şeylerin ters gittiği de çok belli.

Birilerinin ters yola girdiği aşikar!

Bunca insan neden senin üstüne doğru gidiyor?

Ters yoldan giden kim acaba?

 

Her gün güneş, geceden biriken pisliklerin görünmesi ve yaşanan tecrübelerden ders alınması için doğuyor sanki.

İnsan her akşam uykuya, sabaha yeni umutlarla uyanmak için yatıyor.

Yarına umudun kalmamışsa peki!

Nedendir bunca uyuklamak!

 

Bunca insanın bir bildiği var mı gerçekten?

Kitaplar okunmuyor mesela, dergiler, gazeteler alınmıyor.

Akıllı telefonlarla daha bir sevişir oldu insanoğlu.

Bilgiden uzaklaşanın yanında çok fazla kalma!

 

Hey dostum…

Hiç bir şey eskisi gibi olmayacak belki ama hiçbir şey istediğin gibi de olmayacak

Derin bir kabullenişi mi seçmeli insan, doğası gereği haykırmalı mı bildiğini, inandığını!

Yaradan böyle takdir etmiş deyip, tevekkülle işine mi sarılmalı

 

Güller dikenleriyle güzel

Eline batsa da seversin gülleri, kokusunu çekersin içine sıla gibi, evlat gibi, sevgili gibi.

Sevmekten vazgeçebilir  misin güzel olanı!

 

Dünü, geçmişi, yazılanları, söylenenleri, ezberleri… Her şeyi unut.

Yeni bir yol çiz kendine.

Yeni ve mutlu hayat belki de o yoldadır.

 

Ama ne olursa olsun yılma.

Pes etme.

Kabullen yaşadığın gerçeği ama değişimi seç.

Hatalarından pay çıkar ve neden yenildiğini sorgula.

Cevap başkasının dudağında değil, aklında, mantığında.

Mutlu bir geleceğin anahtarı sende

 

www.twitter.com/yolagiden

Tüm yazılarını göster